İlişkili kişiden alınan yabancı para cinsi avanslar nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının kurum kazancının tespitinde dikkate alınıp alınmayacağı hk.

İlişkili kişiden alınan yabancı para cinsi avanslar nedeniyle
ortaya çıkan kur farklarının kurum kazancının tespitinde
dikkate alınıp alınmayacağı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[8-17/11]-109200
Tarih: 
16/04/2019
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
   
 
Sayı :38418978-125[8-17/11]-E.109200 16.04.2019
Konu :İlişkili kişiden alınan yabancı para  
cinsi avanslar nedeniyle ortaya çıkan
kur farklarının kurum kazancının
tespitinde dikkate alınıp
alınmayacağı.
  
İlgi : 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda;
- Sermayenizin tamamının yabancı bir şirkete ait bulunduğu ve yabancı şirketin aynı zamanda
firmanızın ürettiği ürünlerin başlıca müşterisi olduğu,
- İlişkili kişi konumundaki yabancı şirkete yapılacak ihracat için, anılan kurumdan satışlarınıza
karşılık, bir bölümü örtülü sermaye olarak nitelendirilen dolar bazında avans alındığı ve bu
tutarların avans hesaplarında izlendiği,
- Avansın alındığı tarih ile ihracatın gerçekleştiği tarih arasında olumlu ya da olumsuz kur farkları
oluştuğu, olumlu kur farklarının gelir hesaplarına alındığı ancak, örtülü sermaye olarak
değerlendirilen avans kısmına isabet eden olumsuz kur farklarının KKEG olarak nitelendirildiği
belirtilmiş ve konuya ilişkin Başkanlığımız görüşü sorulmuştur.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun;
- 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî
kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safî kurum kazancının tespitinde de, Gelir Vergisi
Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı,
- 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya
hesaplanan  faiz,  kur  farkları  ve  benzeri  giderlerin  kurum  kazancının  tespitinde  gider
yazılamayacağı,
- 12 nci maddesinin birinci fıkrasında, kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olankişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap
dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmının ilgili hesap
dönemi için örtülü sermaye sayılacağı; yedinci fıkrasında da, örtülü sermaye üzerinden kur farkı
hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarların, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının
uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının
gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana
merkeze aktarılan tutar sayılacağı, daha önce yapılan vergilendirme işlemlerinin, tam mükellef
kurumlar nezdinde yapılacak düzeltmede örtülü sermayeye ilişkin kur farklarını da kapsayacak
şekilde taraf olan mükellefler nezdinde buna göre düzeltileceği ve bu düzeltmenin yapılması için
örtülü sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olmasının şart
olduğu
hüküm altına alınmıştır.
1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin;
- "12.1.6. Örtülü sermaye tutarı" başlıklı bölümünde, "Örtülü sermaye uygulamasında temin edilen
borcun tamamının değil, sadece öz sermayenin üç katını aşan kısmının örtülü sermaye sayılması ve
bu kısma ilişkin faiz, kur farkı ve benzeri giderlerin, Kurumlar Vergisi Kanunu uygulamasında gider
kabul edilmemesi hüküm altına alınmıştır.
...
Öte yandan, gelecekte yapılacak bazı mal ve hizmet teslimleri karşılığında peşin alınan ya da
verilen değerleri ifade eden avanslar, sipariş yöntemi ile mal alan işletmenin, sipariş ettikleri
iktisadi değerlerin üretiminde üretici işletmeye finansman imkanı sağlamak amacıyla verilebileceği
gibi, satış fiyatını düşük tutmak veya satış garantisi sağlamak amacıyla da verilebilmektedir.
Avanslar hangi amaçla verilirse verilsin işletmeye finansman imkanı sağladığı açıktır. Dolayısıyla,
alınan avanslar da işletme bakımından alınan borç olarak değerlendirilecek ve örtülü sermaye
hesaplamasında dikkate alınacaktır..."
- "12.3. Örtülü sermaye uygulamasında kur farkı gelirlerinin durumu" başlıklı bölümünde,
"Kurumların kullanmış olduğu borçların örtülü sermaye kapsamında değerlendirilmiş olması
halinde, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin,
Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre gider olarak
yazılması mümkün bulunmadığından, örtülü sermaye kabul edilen borçlanmalarda YTL'nin değer
kazanması sonucu oluşacak kur farkı gelirlerinin de söz konusu borcun örtülü yoldan konulan bir
sermaye olarak kabul edilmesinin bir sonucu olarak, vergiye tabi kurum kazancının tespitinde gelir
olarak dikkate alınması söz konusu olmayacaktır."
- "12.4.2. Borç verenin dar mükellef kurum, gerçek kişi, vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf
herhangi bir kişi olması" başlıklı bölümünde, "Borç para verenin dar mükellef kurum, gerçek kişi
veya vergiden muaf herhangi bir kişi olması durumunda, örtülü sermaye üzerinden ödenen faizler
borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla
dağıtılmış kâr payı olarak kabul edilecektir. Bu şekilde dağıtılmış kâr payı, net kâr payı tutarı olarak
dikkate alınacak ve brüte tamamlanarak belirlenen oranlarda vergi kesintisine tabi tutulacaktır.
Örtülü sermayeye isabet eden kur farkı giderlerinin kâr payı olarak kabul edilmesi ve dolayısıyla
vergi kesintisine tabi tutulması söz konusu değildir…"
açıklamalarına yer verilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre;
- Tarafınızca ortak veya ortaklarla ilişkili sayılan bir şirketten alınan avansların örtülü sermaye
kapsamında değerlendirilmesi,
- Avansların alınma tarihinden, değerleme gününe ve/veya ihracatın gerçekleştiği tarihe kadar
oluşan ve örtülü sermayeye isabet eden kur farkı giderlerinin kurum kazancının tespitinde giderolarak dikkate alınmaması; avanslara ilişkin örtülü sermayeye isabet eden kur farkı gelirlerinin de
kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınmaması
gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.