İlişkili kişilerden yapılan mal ve hizmet alımları dolayısıyla oluşan vade farklarının örtülü sermaye kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğ

İlişkili kişilerden yapılan mal ve hizmet alımları dolayısıyla
oluşan vade farklarının örtülü sermaye kapsamında
değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hk.
Sayı: 
38418978-125[12-16/1]-102776
Tarih: 
08/03/2018
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 38418978-125[12-16/1]-102776 08.03.2018
Konu : İlişkili kişilerden yapılan mal ve hizmet  
alımları dolayısıyla oluşan vade farklarının
örtülü sermaye kapsamında değerlendirilip
değerlendirilemeyeceği hk.
   İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eki dilekçede, şirketinizin … Vergi Dairesi Müdürlüğünün …
vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğu ve uzay ve havacılık sektöründe araştırma ve
geliştirme hizmetlerini de kapsayan üretim ve tasarım faaliyetleriyle iştigal ettiği, şirketinizin ticari
faaliyeti kapsamında ilişkili kişilerden mal ve hizmet alımları yaptığı, bu çerçevede şirketinizin
ilişkili bir firma ile gerçekleştirdiği mal ve hizmet alımına ilişkin yaklaşık 261.000,00-TL tutarında
olan ticari borcunuzun vadesinde ödenmesinin sehven unutulması dolayısıyla vade farkının
hesaplandığı, öte yandan şirketinizin banka hesaplarında yeterli miktarda (borç tutarından daha
yüksek tutarda) nakdinin bulunduğu, söz konusu tutarların her hangi bir harcamaya konu
edilmediği ve vadeli/vadesiz banka hesaplarınızda tutulduğu, ödenmeyen borç tutarlarının fiili
olarak işletme ve yatırım harcamalarında kullanılmadığı ve banka hesaplarında tutulduğu,
şirketinizin banka hesaplarında herhangi bir harcamaya konu edilmeyen yeterli miktarda nakdinin
bulunmasına rağmen şirketiniz tarafından ilişkili kişiden gerçekleştirilen alımlara ilişkin olan ve
normal ödeme vadeleri geçen borç tutarlarının (ve bunlara ilişkin hesaplanan vade farkı ve kur farkı
tutarlarının) örtülü sermaye uygulaması kapsamında dikkate alınıp alınmayacağı konusunda
tereddüt hasıl olduğu belirtilerek konu hakkında Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmiştir.
   5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Kurumların,
ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede
kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını
aşan kısmının ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılacağı" hükme bağlanmıştır. Anılan
Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, örtülü sermaye üzerinden ödenen
veya hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderlerin kurum kazancının tespitinde gider
yazılamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
   Buna göre, ortak veya ortakla ilişkili sayılan bir şirketten borç alınması işleminin örtülü sermaye
kapsamına girmesi halinde örtülü sermaye sayılan borç tutarı üzerinden hesaplanan ve ödenen faiz,
kur farkı ve benzeri giderlerin, gider veya maliyet unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün
bulunmamaktadır.
   5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun uygulanmasına ilişkin olarak yayımlanan 1 Seri No.lu
Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "12. Örtülü Sermaye" başlıklı bölümünde konuya ilişkin ayrıntılı
açıklamalar yapılmış olup  söz konusu Tebliğin "12.1.6. Örtülü sermaye tutarı" başlıklı bölümünde,
"Kanunda borcun hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan
kısmı örtülü sermaye olarak kabul edildiğinden, bu limiti aşan kısma isabet eden faiz, kur farkı ve
benzeri giderlerin geçici vergi dönemleri de dâhil olmak üzere vergi matrahından indirilmesi
mümkün olmayacaktır.   Piyasa koşulları ve ticari teamüllere göre yapılan vadeli mal ve hizmet alımları ile ilgili olarak
ortaya çıkan borçlanmalarda, vade farkı tutarları ayrıca hesaplanmış olsa da bu borç tutarları
örtülü sermayenin varlığının tespitinde dikkate alınmayacaktır. Söz konusu süreleri aşan vadeli
alımlar nedeniyle ortaya çıkan borçlar örtülü sermayenin varlığının tespitinde dikkate alınacak; bu
şekilde hesaplanan örtülü sermaye tutarına isabet eden vade farkları tespit edilerek örtülü sermaye
üzerinden ödenen faiz olarak kabul edilecektir." açıklamaları yer almıştır.
   Bu itibarla, şirketiniz tarafından ilişkili kişiden yapıldığı belirtilen mal ve hizmet alımlarına ilişkin
olan ve normal ödeme vadeleri geçen borç tutarlarının (ve bunlara ilişkin hesaplanan vade farkı ve
kur farkı tutarlarının) örtülü sermayenin varlığının tespitinde dikkate alınması ve bu şekilde
hesaplanan örtülü sermaye tutarına isabet eden vade farklarının tespit edilerek örtülü sermaye
üzerinden ödenen faiz olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
   Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun 12 nci maddesi çerçevesinde şirketiniz tarafından
örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkı ve benzeri giderlerin kurum
kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
   Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.