İmal edilmeyen mallar için düzenlenen fatura bedellerinin gelir ve kurumlar vergisi matrahında tespiti hk.

Özelge: İmal edilmeyen mallar için düzenlenen fatura
bedellerinin gelir ve kurumlar vergisi matrahında tespiti hk.
Sayı: 
35831311-010.01-8
Tarih: 
25/07/2013
 
T.C.
KARABÜK VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü
 
   
Sayı : 35831311-010.01-8 25/07/2013
Konu : İmal edilmeyen mallar için düzenlenen fatura bedellerinin  
gelir ve kurumlar vergisi matrahında tespiti
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda;
- Şirketiniz (Satıcı) ile ... - ... Adi Ortaklığı (Alıcı) arasında 10.09.2012 tarihinde mal alım sözleşmesi
düzenlendiği,
- Sözleşme gereği satışı öngörülen ve şirketiniz tarafından üretilecek malların, sözleşme ve fatura
tarihleri itibariyle işletme stoklarında bulunmadığı,
- Malların üretimi tamamlandıkça alıcıya tesliminin gerçekleştirileceği, ilk teslimatın Eylül/2012
döneminde başlatılması ve Kasım/2013 döneminde teslimatın tamamlanmasının öngörüldüğü ancak,
malların tamamının üretiminin 2012 takvim yılında gerçekleştirilemediği,
- Satışı öngörülen mamullerin toplam satış bedeli için, 2012 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık
aylarında 105-225 gün arasında değişen vadeli çekler alındığı, mal teslim edilmediği halde alıcının
talebi üzerine çeklerin alındığı aylar itibariyle çek tutarları kadar dört adet satış faturasının tanzim
edildiği,
- 5824 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan IPA çerçeve anlaşmasının 26/2 maddesi
gereğince AT sözleşmesine göre faturada KDV hesaplanmadığı,
- Mal teslim edilmeden düzenlenen fatura tutarlarının, faturaların tanzim edildiği tarihler itibariyle
"380. Gelecek Aylara Ait Gelirler" hesabı kapsamında aktifleştirildiği, 2012 yılında üretimi
gerçekleştirilen ve alıcıya teslim edilen mal tutarlarının "380. Gelecek Aylara Ait Gelirler"
hesabından çıkartılarak "600. Yurt İçi Satışlar" hesabına aktarıldığı ve 2012 yılı dönem ticari
kazancının tespitinde dikkate alındığı, 2012 yılında üretim ve teslimatı gerçekleşen mallara isabet
eden üretim maliyetleri ve satış maliyetlerinin, maliyet muhasebesi hesaplamaları içinde
oluşturulduğu ve 2012 yılına ait satılan ticari mal maliyeti kapsamına dahil edildiği,
- Faturası 2012 yılında tanzim edilen, ancak üretimi ve teslimatı 2012 yılında gerçekleştirilemeyen
mallara ait satışların ise 2012 yılının ticari karının tespitinde gelir olarak dikkate alınmadığı ve bu
tutarlara 31.12.2012 tarihli bilançoda gelecek yıllara ait gelirler kapsamında yer verildiği
belirtilmiş ve açıklanan uygulamanın doğru olup olmadığı konusunda Defterdarlığımız görüşü
sorulmuştur.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir
hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum
kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı
hüküm altına alınmıştır.Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde ise;
bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve
başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce
işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka
ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun
değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme
bağlanmıştır. Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde de, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek
giderler sayılmıştır.
Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki temel ilke
geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş
olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden
kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik
ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin gerektiğini ifade etmektedir. Ayrıca
"dönemsellik" kavramı gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre
muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla
karşılaştırmak durumundadırlar.
Vergi Usul Kanununun 283 üncü maddesinde, gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen
giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan hasılatın, mukayyet
değerleri üzerinden aktifleştirilmek suretiyle değerleneceği; 287 nci maddesinde ise, gelecek hesap
dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz
ödenmemiş olan giderlerin mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirmek suretiyle değerleneceği
hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre; henüz üretimi ve teslimi yapılmayan, bedeli vadeli çekle tahsil
edilen ve tesliminden önce faturası düzenlenen malların bedellerinin, Vergi Usul Kanununun 287
nci maddesi hükmü gereğince mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmesi suretiyle
değerlenmesi ve ilgili oldukları dönemler itibariyle gelir olarak kurumlar vergisi matrahının
tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Öte yandan, söz konusu faturaların düzenlenmesi ve malların teslimiyle ilgili muvazaalı bir
durumun tespit edilmesi durumunda, gerekli cezai işlemlerin uygulanacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.                    
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.