İntifa Hakkı Terkini hk.
Kanun Numarası
7338
Kanun
VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU
Özelge No
96620903-V.İ.V/2-34
Özelge Tarihi
22.05.2013
İntifa Hakkı Terkini hk.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
MUĞLA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı : 96620903-V.İ.V/2-34 22/05/2013
Konu : İntifa Hakkı Terkini
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Milas Vergi Dairesi Müdürlüğünün 995 001
5237 vergi numarasında kayıtlı olduğunuz ve daha önce Petrol Ofisi A.Ş. ne vermiş
olduğunuz akaryakıt istasyonu intifa hakkının terkini yapılırken Tapu Sicil Müdürlüğünce
"bedelsiz olarak hibe edilmiştir." Şeklinde bir ifade kullanıldığı ve bu nedenle Milas Vergi
Dairesi Müdürlüğünce veraset ve intikal vergisi beyannamesinin düzenlenmesinin
istenildiği belirtilerek söz konusu verginin aranıp aranmayacağı konusundaki
Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
7338 Sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye
Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların
veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan
1
diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 2'nci
maddesinin (b) bendinde "mal" tabirinin; mülkiyete konu olabilen menkul ve
gayrimenkul şeylerle mameleke girebilen diğer bütün hakları ve alacakları ifade ettiği
hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, şiirketinize ait akaryakıt istasyonunun üzerinde Petrol Ofisi A.Ş. adına
1997 tarihinde bedel karşılığı kurulduğu anlaşılan intifa hakknın ivazlı bir intikal olması
nedeniyle, söz konusu intifa hakkından feragat edilmesi işleminde, veraset ve intikal
vergisinin aranılmaması gerekir.
Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6 ncı maddesinde;
kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum
kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi
Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve
"tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve
mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül
etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya
borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir
veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk
etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir unsurunun,
özel bir düzenleme olmadığı sürece mahiyet veya tutar itibarıyla kesinleştiği dönem
kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinize ait akaryakıt istasyonu üzerinde
Petrol Ofisi A.Ş. adına 1997 tarihinde yıllığı 2.000.000 TL olmak üzere 15 yıl süreyle kurulan
intifa hakkı tesis işleminin kiralama olarak değerlendirilerek, söz konusu intifa hakkı
tesisi işlemi karşılığında tahsil edilen bedelin tahakkuk ve dönemselik ilkeleri
çerçevesinde kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış
bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,
bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası
2
kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.