İş ortaklığı mükelle yeti tesis edilmesinin zorunlu olup olmadığı.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
Sayı :B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-139 12/01/2012
Konu :İş ortaklığı mükelle yeti tesis edilmesinin
zorunlu olup olmadığı.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Kurumunuzun bazı ihalelere ortak girişimle katıldığı belirtilerek, proje iş
ortaklığında her bir sermaye şirketi ortağın ayrı beyan verip veremeyeceği, iş ortaklığı mükelle iğini talep etmeyen
sermaye şirketlerinin ortak fatura bastırmak zorunda olup olmadığı, iş ortaklığının pilot ortağının, işin tamamı için tek
başına fatura kesip kesemeyeceği hususunda görüş talep edildiği anlaşılmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun l'inci maddesinde iş ortaklıkları kurumlar vergisi mükelle eri arasında
sayılmıştır.
Aynı Kanun'un 2'nci maddesinin yedinci bendinde ise "İş ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı kurumların kendi
aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını
paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükelle yet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır.
Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükelle yetlerini etkilemez.'''' hükmüne yer verilmiştir.
1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin "2.5.2" bölümünde, kurulacak iş ortaklığının kurumlar vergisi
mükelle sayılabilmesi için taşıması gereken unsurlar belirtilmiş olup, bu unsurları taşımak kaydıyla iş ortaklıklarının her
türlü iş için kurabileceği belirtilmiştir.
Aynı Tebliğ'in "2.5.3. İşin bitiminde ortaya çıkan zararların durumu" başlıklı bölümünde; "Kurumlar, dilerlerse
Borçlar Kanunu'na göre adi ortaklık veya Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre iş ortaklığı şeklinde ortaklıklar oluşturarak
faaliyet gösterebilmektedirler.
Adi ortaklıklar, kurumlar vergisi mükelle olmamalarına rağmen katma değer vergisi mükelle olmaları nedeniyle
ayrı defter tutabilmektedirler. Ortaklar ise dönem sonlarında ortaya çıkan kâr veya zararı, ortaklıktaki hisseleri oranında
paylaşarak kendi hesaplarına dâhil etmektedirler.
İş ortaklıkları ise Kurumlar Vergisi Kanunu'nda ayrı bir kurum olarak değerlendirilmekte ve kurumlar vergisi
mükelle olarak sayılmaktadırlar. İş ortaklıklarının faaliyetinden doğan kazanç, kurumlar vergisine tabi tutulmakta ve
vergi sonrası kazanç ortakların hisselerine göre ortaklara dağıtılmaktadır... " açıklamaları yapılmıştır.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 229'uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş
karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye
verilen ticari bir vesika olduğu hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un 231'inci maddesinde ise faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi
gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme
bağlanmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre;
Kurumunuzun başka şirketlerle oluşturduğu ortak girişimin, tercihine bağlı olarak iş ortaklığı şeklinde kurumlar
vergisi mükelle olmaları veya adi ortaklık şeklinde ortaklık oluşturarak faaliyet gösterebilmeleri mümkündür.
İş ortaklığı olarak kurumlar vergisi mükelle yeti tesis edilmesi durumunda, iş ortaklığının faaliyetinden doğan
kazancın, iş ortaklığı tarafından beyan edilerek, kurumlar vergisine tabi tutulması ve vergi sonrası kazancın ortaklara
dağıtılması gerekmekte olup söz konusu ortaklık tarafından, hak edişin idarece onaylandığı tarihten itibaren yedi gün
içinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir.
Adi ortaklık olarak faaliyet gösterilmesinin tercihi halinde ise adi ortaklıkların kurumlar vergisi mükelle olmaması
nedeniyle, dönem sonlarında ortaya çıkan kâr veya zararın, ortaklıktaki hisseleri oranında ortaklar tarafından
paylaşılarak kendi hesaplarına dâhil edilmesi gerekmektedir. Bu durumda da hak edişin idarece onaylandığı tarihten
itibaren adi ortaklık tarafından yedi gün içinde fatura düzenleneceği tabiidir
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*)
Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh
edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.