İşi terk durumunda indirilemeyen KDV'nin gider veya maliyet olarak dikkate alınması hk.
Özelge: İşi terk durumunda indirilemeyen KDV'nin gider
veya maliyet olarak dikkate alınması hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.20.15.01-40-MUK-2010-164-402
Tarih:
15/11/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
DENİZLİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
Sayı : B.07.1.GİB.4.20.15.01-40-MUK-2010-164-402 15/11/2011
Konu : İşi terk durumunda indirilemeyen KDV'nin gider veya
maliyet olarak dikkate alınması hk.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ekmek imal ve satışı işi ile iştigal etmekte iken
31.08.2010 tarihinde işi terk ettiğiniz belirtilerek, devreden katma değer vergisini kısmen veya
tamamen maliyet ve gider unsuru olarak gelir vergisi matrahından düşüp düşemeyeceğiniz
hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
(3/a) maddesinde; vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler
dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesinin teslim sayıldığı,
(29/1) maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan
KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla
hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi ve ithal olunan mal ve
hizmetler dolayısıyla ödenen KDV'yi indirim konusu yapabilecekleri,
(29/2) nci maddesinde; özetle, 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi
nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme
döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan verginin bu
mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile maddede sayılan diğer borçlarına mahsuben
ödeneceği, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen verginin,talep edilmesi şartıyla izleyen yıl içinde
maddede sayılan borçlarına mahsuben veya nakden iade edileceği,
hükümlerine yer verilmiştir.
Diğer taraftan, indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV alacaklarının iadesine ilişkin
usul ve esaslar 99, 101, 105 ve 106 Seri No.lu KDV Genel Tebliğleri ile 41 No.lu KDV Sirkülerinde
belirlenmiştir.
99 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin "Yılı İçinde Mahsup Talep Edilemeyen Vergilerin İadesi"
başlıklı (1.5.) bölümünde; indirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının yılı içinde
mahsuben iade edilemeyen kısmının, izleyen yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak, nakden veya
mahsuben iade edilebileceği, iade talebinin en erken izleyen yılın Ocak dönemine ait olup Şubat ayı
içinde verilecek, en geç Kasım dönemine ait olup Aralık ayı içinde verilecek KDV beyannameleri ile
yapılabileceği ve 3 aylık vergilendirme dönemine tabi olan mükelleflerde iade talebinin en erken
izleyen yılın ilk 3 aylık, en geç üçüncü 3 aylık vergilendirme dönemlerine ait beyannamelerle
yapılabileceği açıklanmıştır.
Buna göre,
1- İşin terk edilmesi veya devredilmesi halinde işini terk eden veya devreden mükelleflerin,
mevcutlarını terkten veya devirden önce satış vb. yollarla tasfiye etmeleri durumunda teslim bedeli
üzerinden, mevcutların tasfiye edilememesi durumunda ise, KDV Kanununun 3/a maddesi gereğince
emsal bedel üzerinden işletmeden çekilmek suretiyle vergi hesaplayıp beyan etmeleri
gerekmektedir.
2- İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının yılı içinde mahsuben iade
edilemeyen kısmı, kural olarak izleyen yıl içinde mükellefin isteğine bağlı olarak, nakden veya
mahsuben iade edilebilmekte, iade talebi ise en erken izleyen yılın Ocak dönemine ait olup Şubat
ayı içinde verilecek, en geç Kasım dönemine ait olup Aralık ayı içinde verilecek KDV beyannameleri
ile yapılabilmektedir.
Ancak, faaliyetin bırakılması nedeniyle 2011/Ocak-Kasım dönemlerinde tarafınızdan KDV
beyannamesi verilemeyeceğinden, indirimli orana tabi işlemlerinizden doğan iade alacağınızın,
faaliyetin bırakıldığı tarihi kapsayan vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinde beyan
edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde iadesini talep ettiğiniz tutarın, vergi dairesine vereceğiniz iade
talep dilekçeleri ile 31/12/2010 tarihine kadar muaccel hale gelecek borçlarınıza mahsuben,
1/1/2011 tarihinden sonra ise talebiniz doğrultusunda nakden veya söz konusu borçlarınıza
mahsuben iadesi mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, iadesi talep edilen tutar düşüldükten sonra kalan devreden vergi tutarının, gelir
vergisi matrahının tespitinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate
alınabileceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.