İşletme dışındaki özel amaçlar için kullanılan binek otomobilin işletmenin aktifine kaydında değerleme, amortisman uygulaması, alımında yüklenilen KDV
Özelge: İşletme dışındaki özel amaçlar için kullanılan binek
otomobilin işletmenin aktifine kaydında değerleme,
amortisman uygulaması, alımında yüklenilen KDV'nin
indirimi ve satışında uygulancak KDV oranı hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV- 4 -14028-17-208
Tarih:
08/04/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV- 4 -14028-17-208 08/04/2011
Konu : İşletme dışındaki özel amaçlar için kullanılan binek
otomobilin işletmenin aktifine kaydında değerleme,
amortisman uygulaması, alımında yüklenilen KDV?nin
indirimi ve satışında uygulancak KDV oranı
İlgide kayıtlı dilekçenizde, gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olarak ticari taksi faaliyetinde
bulunduğunuzu, kullanmakta olduğunuz aracı 8/1/2009 tarihinde fatura düzenlemek suretiyle
sattığınızı, daha önce (22/9/2006) şahsınıza almış olduğunuz otomobili ticari taksi faaliyetinizde
kullanmaya başladığınızı belirterek bu otomobilin;
- demirbaş olarak kaydedilip edilemeyeceği,
- demirbaş olarak kaydedilmesi halinde amortisman ayrılıp ayrılmayacağı,
- alımında ödediğiniz katma değer vergisinin indirim konusu yapılıp yapılmayacağı,
- ticari faaliyetinizi terk etmeniz veya aracınızı değiştirmeniz halinde satışında fatura düzenleyip
düzenlemeyeceği ile fatura düzenlemesi halinde uygulanacak KDV oranı hakkında,
Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde; bu Kanun da aksine hüküm olmadıkça bu
Kanun'a göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların
tevsikinin mecburi olduğu, defter tutmak mecburiyetinde olmayan mükelleflerin de vergi
matrahlarının tespiti ile ilgili giderlerini tevsike mecbur oldukları (Götürü usulde tespit edilen
giderler hariç.) hükme bağlanmış, 229, 230, 231 ve 232 nci maddelerinde, faturanın tarifi, şekli,
nizamı ve fatura kullanma mecburiyetinde (fatura vermek ve almak zorunda) olanlara dair
hükümler; 233, 234 ve müteakip maddelerinde ise, fatura yerine geçen belgelerden perakende satış
vesikaları (fatura kullanma haddini aşmamak kaydıyla), gider pusulası ve diğer belgelere ilişkin
hükümler yer almıştır.
Buna göre, mükelleflerin faaliyetlerine ilişkin olarak satın aldıkları kıymetleri aktiflerine
kaydedebilmeleri için, söz konusu kayıtlarını Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenen fatura ve benzeri
vesikalarla tevsik etmeleri gerekmekte olup, Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenmeyen belgelerin ise
vergi kanunları açısından tevsik edici bir hükmü bulunmamaktadır.
Diğer yandan, Vergi Usul Kanununun 262 nci maddesinde; iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesiveyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum
giderlerin toplamı, maliyet bedeli olarak tanımlanmış, 269 uncu maddesinde ise iktisadi işletmelere
dahil bilumum gayrimenkullerin maliyet bedeli ile değerlenmesi öngörülmüş ve gayrimenkullerin
mütemmim cüzleri ve teferruatı, tesisat ve makineler, gemiler ve diğer taşıtlarla gayrimaddi
hakların da gayrimenkuller gibi değerlemeye tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 313 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve
yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde
gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve
sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin, bu Kanun hükümlerine
göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder." hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanunun 315 inci maddesinde ise; "Mükellefler amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini
Maliye Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa ederler. İlân edilecek oranların
tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınır." hükmüne yer verilmiş olup, mezkur
maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden amortismana tabi iktisadi kıymetler için
uygulanacak "Faydalı Ömür ve Amortisman Oranları" 333, 339, 365 ve 389 Sıra No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğlerinde açıklanmıştır.
Diğer taraftan, Vergi Usul Kanununun 320 nci maddesinde; "Amortisman süresi, kıymetlerin aktife
girdiği yıldan başlar. Bu sürenin yıl olarak hesaplanması için (1) rakamı mükellefçe uygulanan
nispete bölünür.
Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait
binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay
süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa
süresinin son yılında tamamen yok edilir.
Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir.
Amortismanın her hangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle
yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz." hükmü yer almaktadır.
Buna göre, bir iktisadi kıymetin amortismana tabi tutulabilmesi için, işletmede bir yıldan fazla
kullanılması, yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunması ve işletmenin
aktifinde kayıtlı bulunması gerekmektedir.
Bu itibarla, mükellefiyetiniz devam ederken işletme dışındaki özel amaçlar için kullanmak üzere
satın almış olduğunuz amortismana tabi binek otomobilin maliyet bedeli ile değerlenmesi suretiyle
kayıtlarınıza intikal ettirilmesi ve Vergi Usul Kanunu'nun yukarıda yer alan 313, 315 ve 320 nci
maddelerine göre amortismana tabi tutulması gerekmektedir.
Diğer yandan, söz konusu binek otomobilinizi işletme aktifinize kaydederken veya aktifinizden
çıkarırken, buna ilişkin kayıtlarınızın Vergi Usul Kanununda düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi
gerekeceği tabiidir.
KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
Katma Değer Vergisi Kanununun;
- 1/1 inci maddesinde ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de
yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu,
- 29/1 ve 34/1 inci maddelerinde, katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için fatura ve
benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesi ve bu belgelerin kanuni deflerlere kaydedilmiş olması
gerektiği,- 29/3 üncü maddesinde ise, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı
aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde
kullanılabileceği,
hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, KDV Kanununun 28 inci maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak
yayımlanan 2007/13033 sayılı Kararname ile mal teslimi ve hizmet ifalarına uygulanacak KDV
oranları belirlenmiştir. Bu Kararname eki (I) sayılı listenin 9 uncu sırasına göre, TGTC 87.03
pozisyonundaki kullanılmış binek otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş
diğer motorlu taşıt teslimlerinde % 1, KDV Kanununun 30/b maddesine göre binek otomobillerinin
alımında yüklenilen KDV yi indirim hakkı bulunan mükelleflerin bu araçları tesliminde ise % 18
oranında KDV uygulanmaktadır.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, 22/9/2006 tarihinde şahsi kullanımınıza
yönelik olarak satın alıp, 23/12/2008 tarihinde ticari taksi faaliyetinizde kullanmak üzere tescil
ettirdiğiniz aracın, şahsınızdan işletmenize teslimi KDV nin konusuna girmediğinden KDV
hesaplanmayacaktır. Dolayısıyla, işletmeniz tarafından indirim konusu yapılacak bir KDV de
olmayacaktır.
Diğer taraftan, faaliyet konunuz taksi işletmeciliği olduğundan ve işletmede kullanacağınız
otomobillerin KDV sini indirim hakkına sahip bulunduğunuzdan, söz konusu aracı satmanız halinde
% 18 oranında katma değer vergisi hesaplamanız gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Grup Müdürü V.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.