İşletmeye dahil okulun kiralanmasından elde edilen gelirin kurumlar vergisi ve kdv karşısındaki durumu hk.

Özelge: İşletmeye dahil okulun kiralanmasından elde edilen
gelirin kurumlar vergisi ve kdv karşısındaki durumu hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.10.15.01-2011/KVK-834-97
Tarih: 
12/10/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BALIKESİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.10.15.01-2011/KVK-834-97 12/10/2012
Konu : İşletmeye dahil okulun kiralanmasından elde edilen gelirin 
kurumlar vergisi ve kdv karşısındaki durumu
 
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketinizin sahip olduğu okulu 01.07.2011 tarihi
itibariyle ... kiraladığınız ve kiralama süresi bitene kadar eğitim faaliyetinde bulunmayacağınız
belirterek, kiralamadan elde edilen gelirlerin Kurumlar ve Katma Değer Vergisi Kanunları
karşısındaki durumları hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.             
           KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN:
           5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde;
         "(1) Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı
üzerinden hesaplanır.
           (2) Safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki
hükümleri  uygulanır. ..."  hükmü yer almaktadır.
           193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Ticari Kazancın Tarifi" başlıklı 37 nci maddesinin, birinci
fıkrasında; "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.", dördüncü
fıkrasında; "Ticari kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek (Bilanço
veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edilir."; aynı Kanunun "Bilanço Esasında
Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; "Bilanço esasına göre
ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki
müsbet farktır." hükümlerine yer verilmiştir.
            Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki
temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla
kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının
ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir.
Dönemsellik ilkesinde ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.
Ayrıca "Dönemsellik" kavramı gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre
muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla
karşılaştırmak durumundadırlar.
             213 sayılı Vergi Usul Kanununun 283 üncü maddesinde, gelecek bir hesap dönemine ait
olarak peşin ödenen giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan
hasılatın, mukayyet değerleri üzerinden aktifleştirilmek suretiyle değerleneceği; 287 nci
maddesinde ise, gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap
dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderlerin mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirmek
suretiyle değerleneceği hükmüne yer verilmiştir.             Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinizin aktifine kayıtlı bulunan
taşınmazın (işyeri binasının) 15 yıllığına kiraya verilmesi işleminde, peşin tahsil edilen kira gelirinin
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 287 nci maddesi hükmü gereğince mukayyet değerleri üzerinden
aktifleştirilmesi suretiyle değerlenmesi ve ilgili oldukları dönemler itibarıyla gelir olarak kurumlar
vergisi matrahının tespitinde dikkate alınması gerekir.
           KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:
            Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye' de ticari, sınai, zirai
faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu
hüküm altına alınmıştır.
            Aynı Kanunun 17/4-d maddesinde ise, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin
kiralanması işlemleri KDV den müstesnadır.
            Buna göre, iktisadi işletmelerin her türlü kiralama işlemleri KDV Kanunun 1/1 inci
maddesine göre KDV ye tabi olduğundan, Şirketinizin söz konusu kiralama işlemi KDV ye tabi
tutulacaktır.
            Öte yandan, aynı Kanunun 10 uncu maddesinin (a) bendinde, vergiyi doğuran olayın mal
teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında; (b) bendinde, malın
tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu
belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi
halinde; (c) bendinde ise kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu
hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması
sırasında meydana geldiği, hükme bağlanmış olup, KDV uygulamasında vergilendirme dönemi,
Kanunun 39/1 inci maddesindeki yetkiye dayanılarak takvim yılının birer aylık dönemleri olarak
belirlenmiştir.
            Buna göre, Şirketinizin söz konusu kiralama işlemi birden fazla vergilendirme dönemine
sirayet eden bir hizmet niteliği taşıdığından, kısım kısım hizmet ifası olarak değerlendirilecek ve
aylık vergilendirme dönemleri sonu itibariyle ifa edilen kısma isabet eden kira bedeli üzerinden
hesaplanan KDV, ilgili döneme ait KDV beyannamesi ile beyan edilecektir. Kira bedelinin kısmen
veya tamamen peşin ya da daha sonra tahsil edilmesinin bu şekilde beyan edilmesi gereken
vergilere bir etkisi yoktur. Bedelin avans olarak tahsil edilmesi durumunda da her bir vergilendirme
dönemine isabet eden vergiler ait oldukları dönemde beyan edilecektir.
            Ancak, herhangi bir nedenle önceden fatura düzenlenmesi halinde Kanunun 10/b maddesi
uyarınca fatura bedeli üzerinden vergi hesaplanacak ve hesaplanan bu verginin, faturanın
düzenlendiği vergilendirme dönemine ait beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.