İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın KV ve KDV mükellefiyeti hk.

Özelge: İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın KV ve KDV
mükellefiyeti hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.1-2248
Tarih: 
23/07/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.1-2248 23/07/2012
Konu : İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın KV ve KDV  
mükellefiyeti
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda Borsanız mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerin
kiralanmasından elde edilen gelirlerin katma değer vergisi ve kurumlar vergisine tabi olup olmadığı
hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
1-KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde,
iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci
maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine
ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında
kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; aynı maddenin altıncı
fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç
amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin
olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin
bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti
karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin
bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
            Anılan Kanununun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi
Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşlarının ticari, sınai veya zirai bir işletme
oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate
alınması gerektiği belirtilmiştir.
            Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde de iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin
belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz
etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel
özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal
alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek
saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi
faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak
kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi
işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır. Ayrıca kazanç sağlama amacı olmasa dahi
işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde
olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme
oluştuğu kabul edilecektir.
            İktisadi işletmenin tamını içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai
faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyleişletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması
gerekir. Aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemez.
            Bununla birlikte, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yapılan değişikliklerin yer
aldığı 05.05.2012 tarihli ve 28283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6 Seri No.lu Kurumlar Vergisi
Genel Tebliğinin 12 nci bölümünde,
            "İktisadi işletmelerin ortak yönetimi veya sermayesi olsa dahi faaliyetlerinin bağımsız ve
farklı olması halinde ayrı ayrı mükellefiyet tesis ettirilmesi gerekmektedir. Aynı faaliyet alanında
farklı işyerlerinde faaliyette bulunulması halinde ise tek mükellefiyet tesis ettirilmesi mümkündür.
Ancak, farklı yönetim, sermaye ya da organizasyonu olan işletmelerin ayrı ayrı iktisadi işletme
kabul edileceği tabiidir.
            Örneğin; bir derneğe bağlı maden suyu işletmesi ile birlikte, özel poliklinik işletmesinin
bulunması halinde bunların sermaye veya yönetiminin ayrı olup olmadığına bakılmaksızın, her biri
için ayrı ayrı kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekmektedir.
            Diğer yandan, bir vakfa ait farklı illerde özel okul işletmelerinin bulunması halinde tüm
okullar için tek bir iktisadi işletme üzerinden kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilebilecektir.
            Aynı faaliyet alanında farklı işyerlerinde faaliyette bulunulması nedeniyle her bir işyerinin
ayrı bir iktisadi işletme kabul edilerek tesis edilen mükellefiyet kayıtları, talep edilmesi halinde
1/1/2012 tarihinden itibaren terkin edilecek ve tek mükellefiyet kaydı açılacaktır."
            denilmektedir.
            İMKB, Menkul Kıymet Borsaları Hakkında 91 sayılı KHK uyarınca kurulmuş, yetkilerini
kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak kullanan ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun gözetimi ve
denetimi altında olan tüzel kişiliği haiz özel bütçeli bir kamu kuruluşudur.
            Anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesinde, İMKB tarafından elde edilen
gelirler sayılmış olup 17 nci maddesinde bu gelir kalemlerinin miktar ve oranları ile bunların tahsil
zamanı ve şekillerinin Borsa Yönetim Kurulunca tespit olunacağı belirtilmiştir.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre Borsanız mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerden elde
edilen gelirler, Borsanız tarafından elde edilen kota alma ücreti, kotta kalma ücretleri, her nevi
tescil borsa payları ve üye aidatları dışındaki isteğe bağlı ve hizmet karşılığı olarak elde ettiği diğer
gelir getirici faaliyetler kapsamında yer aldığından iktisadi işletme bünyesinde elde edilen
gayrimenkul gelirlerinin de mevcut iktisadi işletme gelirleri kapsamında değerlendirilmesi
gerekmektedir.
2-KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN
            Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'nun (1/3-g) maddesinde; genel ve katma bütçeli
idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunları teşkil ettiği birliklere, üniversitelere,
dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut  bunlar tarafından
kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer
müesseselerin ticari, sınai, zirai faaliyet ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi
olduğu hükme bağlanmıştır.
            Buna göre, Borsanız tarafından mülkiyetinizde bulunan gayrimenkullerin kiralaması işlemi,
elde ettiğiniz kota alma ücreti, kotta kalma ücretleri, her nevi tescil borsa payları ve üye aidatları
dışındaki isteğe bağlı ve hizmet karşılığı olarak elde ettiğiniz diğer gelir getirici faaliyetler
nedeniyle oluşan iktisadi işletmeniz kapsamında ifa edildiğinden söz konusu kiralama işlemlerinin
genel hükümler çerçevesinde KDV ye tabi tutulması gerekmektedir.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.