İşten çıkarılan üst düzey yöneticilere rekabet yasağı adıyla yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ve söz konusu ödemelerin kurum

İşten çıkarılan üst düzey yöneticilere rekabet yasağı adıyla
yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı ve
söz konusu ödemelerin kurum kazancından indirilip
indirilemeyeceği.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[94-2014/714]-64428
Tarih: 
23/05/2016
T.C.
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı :62030549-120[94-2014/714]-64428 23/05/2016
Konu :İşten çıkarılan üst düzey yöneticilere  
rekabet yasağı   adıyla yapılan
ödemelerden vergi tevkifatı yapılıp
yapılmayacağı ve söz   konusu
ödemelerin kurum kazancından
indirilip indirilemeyeceği.
        
 
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketinizce, rekabet yasağı çerçevesinde şirketinizde
çalıştığı süre içerisinde edindiği bilgi ve tecrübeyi rakip veya kendi kuracağı bir işletmede
kullanarak şirketinize zarar vermesi ihtimalinin bertaraf edilmesi amacıyla, iş akdi feshedilen üst
düzey yöneticilerinizin rakip bir işletmede çalışamayacağı veya rakip bir işletme açamayacağına
ilişkin sözleşme yapıldığı belirtilerek, rekabet yasağı adıyla yapacağınız ödemelerden vergi tevkifatı
yapılıp yapılmayacağı ve ödenen tutarın kurum kazancından indirilip indirilmeyeceği hususlarında
bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında kurumlar
vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden
hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde Gelir
Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
            Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci
maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
            Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde ticari kazancın tarifi yapılarak her türlü ticari
ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş olup Kanunun 38 inci
madde ise;
            "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki özsermayenin hesap dönemi sonunda ve
başındaki değerler arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip ve sahiplerce:
            1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
            2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
            Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur."            hükümlerine yer verilmiştir.
            Aynı Kanunun ''İndirilecek Giderler'' başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1)
numaralı bendinde de ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin
ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükme bağlanmıştır. 
            Yine aynı Kanunun 61 inci maddesinde;
            “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen
para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.           
            Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk
tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar
altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir
yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”
            hükmü, 62 nci maddesinde ise,
            “İş verenler, hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel
kişilerdir.”
            hükümleri yer almaktadır.
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Tazminat ve Yardımlarda" başlıklı 25 inci maddesinin
birinci fıkrasının (7) numaralı bendinde ise, "7. 1475 ve 854 sayılı Kanun'lara göre ödenmesi
gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanun'a göre ödenen kıdem tazminatlarının
hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat
sayılmaz);" hükmüne yer verilmiştir.    
            Rekabet yasağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 444-447 nci maddelerinde düzenlenmiş
olup Kanunun 444 üncü maddesinde;
            “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi
bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir
rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat
ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
            Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da
işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin
kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.”
            denilmektedir.
            Buna göre, rekabet yasağı çerçevesinde, iş akdinin feshine istinaden  sözleşme kapsamında 
işverenler tarafından yapılan ödemenin, işverenin çalışanına sunduğu hizmet karşılığı olmayan bir
ödeme gibi görünse de, çalışanın geçmiş dönemlerde işverene verdiği hizmet ve gelecek dönemdeki
iş hayatının kısıtlanmasına karşılık geleceğini güvence altına almak amacıyla verilen tazminat
olarak değerlendirilmesi ve ücret olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
            Diğer taraftan, aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında tevkifat yapmak
zorunda olan mükellefler sayılmış, aynı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde de hizmet
erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden Kanunun 103
ve 104 üncü maddelerine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre; iş akdi feshedilen üst düzey yöneticilerinize rekabet yasağı
çerçevesinde yaptığınız ödemelerin ücret olarak kabul edilmesi ve bu ücret ödemeleri üzerinden
Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre gelir
vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Ayrıca aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının(1)  numaralı  bendine  göre  ticari  kazancın  tespitinde  gider  olarak  indirilmesi  mümkün
bulunmaktadır.
            Öte yandan söz konusu ödemeler Gelir Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin (7) numaralı
bendinde bahsedilen tazminatlar kapsamında olmadığından, bu ödemelerin gelir vergisinden istisna
edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.