İthal Edilen Hammaddenin Taşınması Sırasında Sevk İrsaliyesi Düzenlenip Düzenlenmeyeceği Hk

T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 KONYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 MÜKELLEF HİZMETLERİ USUL GRUP MÜDÜRLÜĞÜ

 Sayı :B.07.1.GİB.4.42.17.02-VUK-2-1266-9 01/02/2012

 Konu :İthal Edilen Hammaddenin Taşınması

 Sırasında Sevk İrsaliyesi Düzenlenip

 Düzenlenmeyeceği Hk.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda ... Müdürlüğünün ... vergi numaralı mükelle olduğunuz, faaliyetinizle ilgili

 olarak ithal edilen hammaddenin limandan fabrikanıza taşınması sırasında sevk irsaliyesi düzenlenip düzenlenmeyeceği

 ve sistemin nasıl işleyeceği hususunda Başkanlığımız  görüşü talep edilmiştir.

            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 230'uncu maddesinin 5 numaralı bendi uyarınca emtianın sevki sırasında fatura

 bulunsun veya bulunmasın mal hareketinin mutlaka sevk irsaliyesine bağlanması mecburidir. Sevk irsaliyesinin malın

 alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı

 tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve

 taşıtta bulundurulması şarttır.

            Sevk irsaliyesi hakkında yat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere mezkur Kanunun 230 ve 231'inci madde

 hükmü uygulanmakta ve irsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilmektedir.

          Diğer taraftan, 173 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (C) Bölümünün 1/h bendinde; Belediye, Et ve Balık

 Kurumu, Orman İşletmeleri, Etibank İşletmeleri, Tekel İdareleri ve benzeri kamu kurum ve kuruluşlarınca satılan çeşitli

 mamullerin sevkiyatında, sevk için düzenlenen belgelerde malın cinsi, miktarı, alıcının adı ve soyadı veya varsa ticaret

 ünvanı, vergi dairesi ve hesap numarasının bulunması halinde bu belgelerin sevk irsaliyesi olarak kabul edileceği ve Vergi

 Usul Kanunu uyarınca düzenlenecek olan sevk irsaliyesinin ayrıca aranmayacağı açıklanmıştır.

            Aynı bentte, keza Maden Kanununa göre maden sevkine ilişkin düzenlenen belgeler ile uluslararası taşımacılıkta

 kullanılan hamule senedi, konşimento gibi belgeler ve gümrük giriş, çıkışlarında nakil vasıtalarında malların mevcudu

 tesbit edilip mühürlendikten sonra Gümrük İdarelerince verilen resmi belgelerin sevk irsaliyesi olarak kabul edileceği

 belirlenmiştir.

            253 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde de, Maden Kanununa göre düzenlenen maden sevk şi,

 uluslararası taşımacılıkta kullanılan hamule senedi, konşimento gibi belgeler, gümrük girişi sırasında Gümrük

 İdarelerince düzenlenip verilen resmi belgeler, Orman İdarelerince düzenlenen nakliye tezkereleri ve buna benzer

 belgelerin, alınan ürünün alıcı veya satıcı tarafından taşınıp taşınmadığına bakılmaksızın sevk irsaliyesi olarak kabul

 edileceği ve satın aldığı malı kendi araçlarıyla taşıyan veya bir nakliyeciye taşıttıranlardan ayrıca sevk irsaliyesi

 istenmeyeceği belirtilmiştir.

            Yukarıda yer alan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, gümrük girişi sırasında nakil vasıtalarında malların

 mevcudu tespit edilip mühürlendikten sonra gümrük idarelerince düzenlenip verilen resmi belgeler sevk irsaliyesi yerine

 geçen bir belge olarak kabul edilecektir. Dolayısıyla nakil vasıtasında bulunan malların mevcudu tespit edilip

mühürlenmesi nedeniyle bu araca ilişkin düzenlenen resmi belgelerin asıllarının araçta bulunması zorunludur. Aksi

 durumda, her araçta bulunan mala ilişkin olarak ayrı ayrı sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıtlarda bulundurulması

 gerekmektedir.

 Diğer taraftan, malın taşınması sırasında gümrük idaresince verilen resmi belgenin bulunmaması halinde bu

 taşımalara ilişkin düzenlenecek olan sevk irsaliyesinin sıra numarası dahilinde teselsül ettirilerek kullanılması

 gerekmekte, ancak aynı seri numaralı farklı ciltlerinin kendi içinde müteselsil sıra numarası takip etmesi suretiyle

 kullanılması da mümkün bulunmaktadır.

 Bilgi edinilmesini  rica ederim.

 (*)    

Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

 (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

 (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh

 edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.