Kalkınma Ajansının mal ve hizmet alımlarında damga vergisi kesintisi, KDV tevkifatı ve gelir vergisi stopajı hk.

Özelge: Kalkınma Ajansının mal ve hizmet alımlarında
damga vergisi kesintisi, KDV tevkifatı ve gelir vergisi stopajı
hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.16.16.01-GV-10-59-10
Tarih: 
05/01/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.16.16.01-GV-10-59-10 05/01/2012
Konu : Kalkınma Ajansının mal ve hizmet alımlarında damga  
vergisi kesintisi, KDV tevkifatı ve gelir vergisi stopajı
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Kalkınma Ajansınızın üçüncü kişilerden temin ettiği mal
ve hizmetlerle ilgili olarak yapacağı ödemelerden damga vergisi kesintisi, katma değer vergisi
(KDV) ve gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep edilmektedir.
            1. Kurumlar Vergisi Yönünden
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile
iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci
maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere ve diğer kamu
kuruluşlarına ait ve tabi olup faaliyetleri devamlı bulunan sermaye şirketi ve kooperatif statüsünde
bulunmayan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; aynı maddenin altıncı
fıkrasında ise bunların kazanç gayesi gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla tevdi edilmiş görevler
arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, müstakil muhasebeleri ve kendilerine
tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerine tesir etmeyeceği;
mal ve hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar elde edilmemesi veya karın
kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadilik niteliğini değiştirmeyeceği hüküm altına
alınmıştır.
            Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 3/4/2007 tarih ve 26482 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 1 seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "Devlete,il özel
idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olan ticarî, sınaî ve
ziraî işletmeler" başlıklı (2.3.) bölümünde,
            "İktisadi kamu kuruluşları, kamu idare ve kuruluşlarına ait veya bağlı olan tüm iktisadi
işletmeleri kapsar. Bu nedenle iktisadi kamu kuruluşları kavramı, hem kamu iktisadi teşebbüslerini
hem de kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya
işletilen iktisadi kuruluşlar ile döner sermayeli kuruluşları da kapsamına alır.
            Bir iktisadi kamu kuruluşunun varlığından söz edilebilmesi için kuruluşun;
            • Kamu idareleri veya kamu kuruluşlarına ait veya bağlı olması (ait olma, sermaye
bakımından; bağlı olma ise idari bakımdan bağlılığı ifade eder),
            • Sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması,
            • Ticari, sınai veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunması gerekmektedir."            açıklamaları yapılmış olup iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme
oluşturup oluşturmadığı hususundaTebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate
alınması gerektiği ifade edilmiştir.
            Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde, ise iktisadi işletmenin belirlenmesinde Kanunun 2 nci
maddesinin beşinci fıkrasında belirlenen koşullar dikkate alınacak olup işletmelerin belirgin
özellikleri bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesidir. Diğer
bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurları, ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir
organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da
hizmet ifaları gibi faaliyetlerdir. Kanun, bu gibi halleri tek tek saymak yerine, piyasa ekonomisi
içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsama almıştır." açıklamalarına yer verilmiştir.
            İktisadi işletmenin tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai
faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle
işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması
gerektiği, aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz
edilemeyecektir.
            Bu çerçevede, Ajansınızın tüzel kişiliği itibariyle kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunmamaktadır. Ancak, Ajansınızın devamlılık arz eden ticari, sınai veya zirai nitelikte bir
faaliyetinin bulunması diğer bir ifadeyle bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içinde
bedel karşılığı mal alım-satım, imalatı ya da hizmet ifası gibi bir faaliyetinin bulunması halinde
kurumlar vergisi mükellefiyetinizin tesis edilmesi gerekecektir.
            2.  KDV Yönünden
            KDV Kanununun 9 uncu maddesinde gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet
altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma
konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir.
            Bu yetkiye istinaden yayımlanan çeşitli KDV Genel Tebliğlerinde sorumlu tayin edilen ve
tevkifat yapacak kuruluşlar, tevkifat uygulanacak işlemler ve tevkifat oranları açıklanmıştır.
            Buna göre, 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/2) bölümünde sorumlu tayin edilen ve
tevkifat yapacak kuruluşlar arasında yer alan Ajansınızın, KDV tevkifatı kapsamındaki mal ve
hizmet alımlarında satıcılar tarafından hesaplanan KDV yi Tebliğlerle belirlenen oranlarda tevkifata
tabi tutması, II No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmesi ve ödemesi gerekmektedir.
                     3. Damga Vergisi Yönünden
          488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda
yazılı kağıtların damga vergisine tabi olacağı, 8 inci maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden
maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu, bu
dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmelerin resmi daire sayılmayacağı hükme
bağlanmıştır.
          Kanuna ekli 1 sayılı tablonun "IV-Makbuzlar vediğer kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/a
fıkrasında ise, Resmî daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans
olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmî dairelere verilen ve belli parayı ihtiva
eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmî daireler nam ve hesabına, kişiler adına
açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden
kâğıtlar"ın binde 8,25 nispetinde damga vergisine tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
          Diğer taraftan, 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri
Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde; Ajansların, tüzel kişiliği haiz ve bu Kanunla düzenlenmemiş
bütün işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, 27 inci maddesinde ise, Ajansın,
10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 8/9/1983 tarihli ve 2886
sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabibulunmadığı hükme bağlanmıştır.        
          Bu nedenle, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uygulaması açısından resmi daire konumunda
bulunmayan Ajansınız tarafından yapılacak hakediş ödemelerine ilişkin düzenlenen kâğıtların
damga vergisine tabi tutulmaması gerekeceği tabiidir.
          Bilgilerinizi rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.