Kamu sağlık kurum ve kuruluşunda çalışan tabiplerin ödemiş olduğu mesleki ve mali sorumluluk sigortası priminin gelir vergisi matrahından indirim konu
Özelge: Kamu sağlık kurum ve kuruluşunda çalışan
tabiplerin ödemiş olduğu mesleki ve mali sorumluluk
sigortası priminin gelir vergisi matrahından indirim konusu
yapılıp yapılamayacağı hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 63-964
Tarih:
13/07/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01-GVK 63-964 13/07/2011
Konu : Kamu sağlık kurum ve kuruluşunda çalışan tabiplerin
ödemiş olduğu mesleki ve mali sorumluluk sigortası
priminin gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılıp
yapılamayacağı
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün
Çalışması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ilgili olarak, kamu sağlık
kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman
olanların tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep edilebilecek zararlar ve kurumlarınca
kendilerine yapılacak rüculara karşı "Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası" yaptırmak zorunda
oldukları, bu sigorta priminin yarısının personel tarafından diğer yarısının ise döner sermayesi
bulunan kurumlarda döner sermayeden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda, kurum
bütçesinden ödeneceği belirtilmiş; konu ile ilgili olarak mesleki ve mali sorumluluk sigortası
yaptıracak olan üniversite personelinin ödemiş olduğu sigorta priminin gelir vergisi matrahından
indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine
bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlananve para ile temsil
edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat,
huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir
ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş
bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 63 üncü maddesinde, ücretin safi değerinin tespitinde indirim konusu yapılacaklar
bentler halinde sayılmış olup, söz konusu maddenin birinci fıkrasının 3 numaralı bendinde,
"Sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta
veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük
çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs
sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik sistemine
ödenen katkı payları,
İndirim konusu yapılacak prim, aidat ve katkıların toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %
10'unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primlerde, ödendiği
ayda elde edilen ücretin % 5'ini) ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar
Kurulu bu oranı % 20 oranına kadar (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için
% 10 oranına kadar) artırmaya ve belirtilen haddi asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek
üzere yeniden belirlemeye yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ile şahıs sigorta primlerinin vergi matrahının
tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için, bireysel emeklilik şirketlerinin 4632 sayılı Bireysel
Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununun 8 inci maddesinde yer alan hüküm uyarınca
emeklilik branşında ruhsat almış şirketlerden olması, şahıs sigorta şirketlerinin ise Türkiye'de
yerleşik ve merkezinin Türkiye'de olması ve ayrıca söz konusu primlerin maddede sayılan şahıs
sigortalarından olması gerekmektedir.
Öte yandan, 30.01.2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık
Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8 inci
maddesinde, "1219 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
EK MADDE 12- Kamu sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta
uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama nedeniyle kendilerinden talep
edilebilecek zararlar ile kurumlarınca kendilerine yapılacak rüculara karşı sigorta yaptırmak
zorundadır. Bu sigorta priminin yarısı kendileri tarafından, diğer yarısı döner sermayesi bulunan
kurumlarda döner sermayeden, döner sermayesi bulunmayan kurumlarda kurum bütçelerinden
ödenir.
Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan veya mesleklerini serbest olarak icra eden tabip, diş
tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama sebebi ile kişilere
verebilecekleri zararlar ile bu sebeple kendilerine yapılacak rücuları karşılamak üzere mesleki malî
sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
Zorunlu mesleki malî sorumluluk sigortası, mesleklerini serbest olarak icra edenlerin kendileri, özel
sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanlar için ilgili özel sağlık kurum ve kuruluşları tarafından
yaptırılır.
Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanların sigorta primlerinin yarısı kendileri tarafından,
yarısı istihdam edenlerce ödenir. İstihdam edenlerce ilgili sağlık çalışanı için ödenen sigorta primi,
hiçbir isim altında ve hiçbir şekilde çalışanın maaş ve sair malî haklarından kesilemez, buna ilişkin
hüküm ihtiva eden sözleşme yapılamaz.
Zorunlu sigortalara ilişkin teminat tutarları ile uygulama usul ve esasları Sağlık Bakanlığının
görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir.
Bu maddedeki zorunlu sigortaları yaptırmayanlara, mülki idare amirince sigortası yaptırılmayan her
kişi için beşbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Mesleki mali sorumluluk sigortasının şahıs sigortası kapsamına girip girmediği yönünde
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'ndan bilgi istenmiş ve konu ile ilgili olarak alınan 17.12.2010 tarih
ve 58352 sayılı yazıda, "....Bilindiği üzere, sigortacılık mevzuatında ayrım can ve mal sigortaları
şeklinde yapılmıştır. Anılan sigorta da şahsı değil şahsın sorumluluğu nedeniyle mal varlığında
meydana gelecek zararları sigortalayan bir mal sigortasıdır. Dolayısıyla, bu sigorta türünün anılan
maddede yer alan "şahıs sigortası" kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır."
denilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, kamu sağlık kurum ve kuruluşunda çalışan tabipler, diş tabipleri
ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, tıbbi kötü uygulama sebebi ile kişilere
verebilecekleri zararlara karşı ödemiş oldukları mesleki mali sorumluluk sigortasının, Gelir Vergisi
Kanunun 63 üncü maddesinin 3 numaralı bendinde yer alan şahıs sigortası kapsamında olmaması
nedeniyle, ücretin safi tutarının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı a.
Grup Müdürü V.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.