Kat karşılığı inşaat işi yapan müteahhit şirketin sözleşme gereği arsa sahibi adına yapacağı ödemelerin gider olarak indirim konusu yapılıp yapılamaya

Özelge: Kat karşılığı inşaat işi yapan müteahhit şirketin
sözleşme gereği arsa sahibi adına yapacağı ödemelerin
gider olarak indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 8-820
Tarih: 
02/03/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 8-820 02/03/2012
Konu : Kat karşılığı inşaat işi yapan müteahhit şirketin  
sözleşme gereği arsa sahibi adına yapacağı
ödemelerin gider olarak indirim konusu yapılıp
yapılamayacağı.
 
İlgi dilekçenizde, Şirketinizin .... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ..... vergi kimlik numarasında kayıtlı
mükellefi olarak faaliyet gösterdiği ve halen yapmakta olduğunuz iki ayrı kat karşılığı inşaat işine
ilişkin olarak;
- Vergi mükellefi olmayan gerçek kişi arsa sahibi ile yapılan sözleşme gereği tapu harçları, ruhsat
ve proje tasdik harçları, yapı denetim ücretleri ile sözleşme damga vergileri ve benzeri
harcamaların arsa sahibi adına tarafınızca ödenmesi ancak arsa sahibi tarafından fatura ile
Şirketinize yansıtılamaması halinde maliyet veya gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı,
- Kurumlar vergisi mükellefi tüzel kişi arsa sahibi ile yapılan sözleşme gereği arsa payı henüz
şirketinize devredilmemiş olan işe ilişkin olarak, yapı ruhsatının arsa sahibi adına düzenlenmesi
nedeniyle inşaatın maliyetini ilgilendirecek olan ve arsa sahibi adına şirketinizce ödenen tapu
harçları, ruhsat ve proje tasdik harçları, yapı denetim ücretleri ile sözleşme damga vergileri ve
benzeri harcamaların fatura ile tarafınıza yansıtılması halinde söz konusu faturaların maliyet veya
gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı
hususlarının sorulduğu anlaşılmış olup Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir
hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum
kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı
hükme bağlanmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde işletme ile ilgili
olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni
vergi resim ve harçların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabileceği
belirtilmiştir.
Yine aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, ticari kazancın elde edilmesi ve idame
ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği
hüküm altına alınmış olup, bu kapsamda indirilebilecek giderler, işletme ile ilgili olan ve kazancın
elde edilmesi ve idamesi için yapılan giderlerdir.
Öte yandan, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında, yapı
denetim hizmetinin yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmetsözleşmesi hükümlerine göre yürütüleceği ve yapı sahibinin yapım işi için anlaşma yaptığı yapı
müteahhidini vekil olarak tayin edemeyeceği, aynı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ise
yapı denetim hizmet sözleşmelerinin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedileceği
hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm
olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan
kayıtların tevsikinin mecburi olduğu; 229 uncu maddesinde, faturanın, satılan emtia veya yapılan iş
karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar
tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu; 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (3)
numaralı bendinde de faturaya müşterinin adı, ticaret ünvanı, adresi varsa vergi dairesi ve hesap
numarasının yazılmasının mecburi olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan maddelerdeki müşteri tanımından, malı satın alan veya kendisine iş yapılan gerçek kişi veya
tüzel kişi anlaşılmalıdır. Faturanın düzenlenmesinde fatura bedelinin kimin tarafından ödendiği
hususu önemli olmayıp, fatura malı satın alan veya kendisine iş yapılan gerçek kişi  veya tüzel kişi
adına düzenlenmelidir.
Ayrıca, ticari kazancın tespitinde dikkate alınacak giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için
giderlerin tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmesi
gerekmektedir.
Aynı Kanunun "Mükellef ve Vergi Sorumlusu" başlıklı 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "Vergi
kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna
müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre Şirketiniz tarafından halen yapılmakta olan iki ayrı kat karşılığı
inşaat işine ilişkin olarak vergi mükellefi olmayan gerçek kişi arsa sahibi ile imzalanan sözleşme
gereği inşaat işine ilişkin olarak arsa sahibi adına Şirketinizce karşılanan tapu harçları, ruhsat ve
proje tasdik harçları, yapı denetim ücretleri ile sözleşme damga vergileri ve benzeri ödemeler
dolayısıyla arsa sahibi adına düzenlenen belgelerin şirketinizce gider belgesi olarak kullanılması ve
bu harcamaların kurum kazancınızın tespitinde gider veya maliyet olarak dikkate alınması mümkün
değildir.
Öte yandan, kurumlar vergisi mükellefi tüzel kişi arsa sahibi ile imzalanan sözleşme kapsamında
yapmakta olduğunuz inşaat işine ilişkin yapı ruhsatının arsa sahibi adına düzenlenmesi nedeniyle,
inşaat  maliyetinin bir unsuru olan ve arsa sahibi adına Şirketinizce ödenen tapu harçları, ruhsat ve
proje tasdik harçları, yapı denetim ücretleri ile sözleşme damga vergilerinin bu sözleşme
kapsamında düzenleyeceğiniz faturaya istinaden arsa sahibi şirkete yansıtılması halinde, fatura
bedelinin inşaatın maliyetine intikal ettirilerek kurum kazancınızın tespitinde dikkate alınması
mümkün bulunmaktadır. Ancak, söz konusu faturalara istinaden tahakkuk edecek tutarların da
kurum kazancınıza dahil edileceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.