Kayyımlık bürosundan kiralanan gayrimenkulde tevkifat hk.
Kayyımlık bürosundan kiralanan gayrimenkulde tevkifat hk.
Sayı:
84098128-120.01.02.11[94-2019/4]-E.460426
Tarih:
12/11/2019
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı :84098128-120.01.02.11[94-2019/4]-E.460426 12.11.2019
Konu :Kayyımlık bürosundan kiralanan
gayrimenkulde tevkifat hk.
İlgi :05/02/2019 tarihli özelge talep formunuz.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, mülkiyet hususunda … Kilisesi ile … Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğü Kayyımlık Bürosunun davalık olduğu işyerini kiraladığınızı belirterek, söz konusu kira
ödemeleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı (stopaj) yapıp yapmayacağınız hususunda Başkanlığımız
görüşü talep edilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinin birinci fıkrasında; maddede yazılı mal ve
hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından
kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinde; "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî
kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve
vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan
etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme
hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak
ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine
mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar." hükmüne yer verilmiş olup, aynı maddenin 5/a
bendinde de 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden %20
oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 15.3.2.4 başlıklı bölümünde; Devlete,
özel idarelere, belediyelere ve köylere ait taşınmazların kiralanması karşılığında, anılan kamu
kurumlarına yapılan kira ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılmayacağı belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında vergi sorumlusu, "verginin
ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir…" şeklinde
tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 10 uncu maddesinde ise "Tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve
cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde
bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa
bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir..." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda;
"...
C. Vasi ve kayyım
MADDE 403-Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün
menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Kayyım, belirli işleri
görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.
Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır.
...
A. Kayyımın konumu
MADDE 458-Bir kimseye kayyım atanması onun fiil ehliyetini etkilemez. Yasal danışmanlığa ilişkin
hükümler saklıdır.
Kayyımın görev süresi ve ücreti vesayet makamı tarafından belirlenir.
B. Kayyımlığın kapsamı
I. Belli bir iş
MADDE 459- Belli bir iş için görevlendirilmiş olan kayyım, vesayet makamının talimatına aynen
uymak zorundadır.
II. Malvarlığının yönetimi
MADDE 460- Kayyım bir malvarlığının yönetimi ve gözetimi ile görevlendirilmiş ise, yalnız o
malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabilir.
Kayyımın, bunun dışındaki işleri yapabilmesi, temsil olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan
bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının iznine bağlıdır.
..." hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, kamunun doğrudan kullanımına ya da özel düzenlemelerle bir kamu hizmetinin
görülmesine tahsis edilen ve kamu hukuku tüzel kişilerine ait bulunan mallara kamusal mallar ya da
kısaca kamu malları denilmektedir. Bu durumda, bir malın kamu malı olması için bu malın "kamu
tüzel kişisinin mülkiyetinde olması" ve "kamu yararına tahsis edilmesi" olmak üzere iki koşulu
taşıması gerekmektedir. Birinci şarta "kamu mülkiyeti şartı", ikinci şarta ise "tahsis şartı"
denilebilir. Bu bakımdan özel kişinin mülkiyetinde bulunan bir mal, herkesin kullanımına sunulmuş
bir mal olsa bile kamu malı sayılamaz. Kamu malı olmanın ikinci şartı olan tahsis şartının
gerçekleşmesi için ise iki alternatif şart gerekmektedir. Buna göre, söz konusu mal ya "kamunun
doğrudan kullanımına" ya da "bir kamu hizmeti ifasına" tahsis edilmiş olmalıdır.
Diğer taraftan, konu ile ilgili olarak … Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Kayyımlık Bürosu
Başkanlığı ile yapılan yazışmada; söz konusu gayrimenkule ait mülkiyetin tespitine dair … Kadastro
Mahkemesinde devam eden davanın derdest olduğu, gayrimenkulün bu süreçte kayyım tarafından
yönetildiği, dava sonucuna göre gayrimenkulün, Hazine ya da … Kilisesi adına tescil edileceği bu
aşamada gayrimenkule ait tapu kütüğünde malik hanesinin boş olduğu bildirilmiştir.
Yukarıda yer alan hüküm ve yapılan açıklamalara göre, tarafınızca kiralanan işyerine ait mülkiyet
hususunda açılan davanın yukarıda ifade edildiği üzere derdest olması sebebiyle, henüz Hazine
adına bir tescilin bulunmadığı, bu durumda kamu malı/devlet malı sayılabilmenin "kamu tüzel
kişisinin mülkiyetinde olması" şartını taşımaması veya diğer bir şart olan herhangi bir "kamu
hizmetine doğrudan doğruya tahsis edilmiş bulunma" şartının da gerçekleşmediği dikkate
alındığında, kayyım tarafından yönetilen söz konusu gayrimenkulün, devlete ait taşınmazlar
kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla, kiralamış olduğunuz işyeri için tarafınızca yapılacak kira ödemelerinden 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun 94/5-a maddesine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, dava sonucuna göre söz konusu gayrimenkulün mülkiyetinin, Hazine adına tescil edilmesi
halinde tarafınızca yapılacak kira ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmaması; ancak söz
konusu gayrimenkulün mülkiyetinin … Kilisesi adına tescil edilmesi halinde ise gelir vergisi
tevkifatına devam etmeniz gerekeceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.