Kendi yetiştirdiği hayvanların borsaya tescilinde gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı ile müstahsi makbuzu düzenlenmesini gerekip gerekmediğ

Kendi yetiştirdiği hayvanların borsaya tescilinde gelir
vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı ile müstahsi makbuzu
düzenlenmesini gerekip gerekmediği
Sayı: 
46480499-120[2018/1662]-E.105145
Tarih: 
10/09/2019
T.C. 
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı
(Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü)
   
 
Sayı :46480499-120[2018/1662]-E.105145 10.09.2019
Konu :Kendi yetiştirdiği hayvanların  
borsaya tescilinde gelir vergisi
kesintisi yapılıp yapılmayacağı ile
müstahsi makbuzu düzenlenmesini
gerekip gerekmediği
 
 
 
 
 
İlgi :19/06/2018 tarihli özelge talep formunuz.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, gerçek usulde zirai kazanç mükellefi olduğunuz, zirai
işletmenizde bulunan ineklerinizden doğan ve dana vasfına ulaşan canlı hayvanları fatura
mukabilinde sattığınız belirtilerek, canlı hayvan satışı yaptığınız firma tarafından satışa konu
hayvanların ticaret borsasına tescil ettirilmesinin talep edildiği, ticaret borsası tarafından ise
aktifinizde kayıtlı ineklerden doğan hayvanlar için tarafınızca müstahsil makbuzu düzenlenmesi ve
gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiği öne sürülerek satış faturalarınızın tescil edilmediğinin
ifade edildiği görülmüş olup, herhangi bir zirai ürün alışı yapmadan kendi ürettiğiniz hayvanlar için
müstahsil  makbuzu  düzenleyip  gelir  vergisi  tevkifatı  yapıp  yapmayacağınız  hususunda
Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.
 
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında zirai faaliyetten doğan
kazancın zirai kazanç olduğu, ikinci fıkrasında ise zirai faaliyetin, arazide, deniz, göl ve nehirlerde,
ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan
istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini,
avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bumahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade ettiği, hüküm altına alınmıştır.
 
Aynı Kanunun "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Kamu idare ve
müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler,
vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek
gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço ve
zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıda, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine
mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar." hükmü yer almakta olup söz konusu fıkranın (11)
numaralı bendinde; (03.02.2009 tarihli ve 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca)
 
"Çiftçilerden satın alınan ziraî mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden;
 
a) Hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için,
 
i) Ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlar için % 1,
 
ii) (i) alt bendi dışında kalanlar için % 2,
 
 …"
 
vergi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
 
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin beşinci fıkrası ile Hazine ve
Maliye Bakanlığı, zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım satımına aracılık eden kuruluşlar ile
ticaret borsalarını bu mahsullerin satın alınması sırasında yapılacak vergi tevkifatından
müteselsilen sorumlu tutmaya, söz konusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi tevkifatının
hangi safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı belirlemeye yetkili kılınmıştır.
 
Bu yetkiye istinaden 15/09/1990 tarih ve 20636 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 164 Seri No.lu
Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "Ticaret Borsalarında Tescil Ettirilerek Satın Alınan Zirai Ürün
Bedellerinden Yapılacak Gelir Vergisi Tevkifatı ve Müteselsil Sorumluluk" başlıklı (4) numaralı
bölümünde, "5590 sayılı Kanuna göre kurulmuş olan Ticaret Borsalarında Borsada İşlem gören zirai
ürünlerin tescil ettirilerek çiftçi dışındaki kişi ve kuruluşlardan satın alınması halinde,
Borsada,tescil ettirilerek satın alınan zirai ürünler için, satın alanların müteselsil sorumluluğu
bulunmamaktadır. Borsada tescil ettirilerek, çiftçilerden satın alınan zirai ürün bedelleri üzerinden
tevkif edilerek vergi dairelerine ödenmesi gereken vergiden, Borsalar, yöneticileri ve zirai ürünü
satın alanlar müteselsilen sorumlu olacaklardır.
Öte yandan, bu Tebliğin 1, 2 ve 3 üncü bölümlerinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşları ile diğer
kişi, kurum ve kuruluşların; çiftçi dışında kalan kişi, kurum ve kuruluşlardan, 5590 sayılı Kanuna
göre kurulmuş bulunan Ticaret Borsalarında tescil ettirerek satın aldıkları zirai ürün bedelleriüzerinden, gelir vergisi tevkifatı yapmayacaklar ve müteselsilen de sorumlu olmayacaklardır.
Ancak; söz konusu zirai ürünlerle ilgili olarak daha önce çiftçiden satın alınması esnasında gelir
vergisi tevkifatının yapılmamış olması halinde, tevkif yoluyla ödenmesi gereken vergi(*), gecikme
faizi ve gecikme zammından tescil işlemini yapan borsalar(**) ve vergisi tevkif yoluyla ödenmeyen
zirai ürünü Borsaya getirenler de müteselsilen sorumlu olacaklardır." açıklamaları yer almaktadır.
 
Diğer taraftan; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Bu
kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve
muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almakta olup, söz konusu kayıtların
mükellefler tarafından, esas itibarıyla, mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde düzenlenen
veya Bakanlığımıza verilen yetkiye dayanılarak düzenlenmesi uygun bulunan belgelerden herhangi
birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
 
Bu bağlamda, Vergi Usul Kanunu uygulamasında, söz konusu maddelerle veya düzenlemelerle
belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin, yine aynı maddeler/düzenlemeler kapsamında kullanımı
öngörülen belgeleri, işlemlerinde kullanmaları zorunluluğu bulunmaktadır.
 
Bu kapsamda, aynı Kanunun;
 
- 229 uncu maddesinde, "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı
meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari
vesikadır.",
 
- 232 nci maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
 
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest meslek erbabına;
3. Kazançları basit usulde tesbit olunan tüccarlara;
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf esnafa.
 
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlara da fatura istemek ve almak
mecburiyetindedirler.
 
Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit
edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara
yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2018 yılı için 1.000, -TL) geçmesi veya bedeli
50.000.000 liradan (2018 yılı için 1.000, -TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işiyapanın fatura vermesi mecburidir.",
 
- 235 inci maddesinde, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenler ve
defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın
aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini
imzalayarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar
veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar tarafından
tanzim ve imza olunur.
 
Çiftçiden avans üzerine yapılan mübayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir.
 
Müstahsil makbuzunun tüccar veya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer.
 
 ..."
 
hükümleri yer almaktadır.
 
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, zirai işletmenizde bulunan ineklerinizden doğan
canlı  hayvanların  işletme  kayıtlarınıza  intikal  ettirilmesi  esnasında  müstahsil  makbuzu
düzenlemenize ve gelir vergisi tevkifatı yapmanıza gerek bulunmayıp, söz konusu hayvanların satışı
sırasında zirai ürün bedeli olarak tarafınıza nakden veya hesaben yapılan ödemelerden Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendi uyarınca gelir vergisi
tevkifatı yapılması ve bu durumun düzenleyeceğiniz fatura üzerinde de gösterilmesi gerekmektedir.
 
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.