Kira bedellerinin dava konusu edilmesinin KDV ve VUK karşısındaki durumu.
Kira bedellerinin dava konusu edilmesinin KDV ve VUK
karşısındaki durumu.
Sayı:
39044742-KDV.10-137243
Tarih:
09/09/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü
Sayı :39044742-KDV.10-137243 09.09.2016
Konu :Kira bedellerinin dava konusu edilmesinin
KDV ve VUK karşısındaki durumu.
…………
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin tetkikinden; şirketiniz aktifinde kayıtlı bulunan
gayrimenkullerin kira bedellerinin her sene yenilendiği, kira artışlarının bazı kiracılar tarafından
kabul edilerek kesinleşmesine karşılık bazı kiracılar tarafından cevap verilmemesi veya itiraz
edilmesi nedeniyle kira tespiti için durumun dava konusu yapıldığı, yeni dönem kira bedelinin Sulh
Hukuk Mahkemesi kararı ile belirlendiği ancak Yargıtayın onama kararı ile kesinleşmesi sonrasında
bu kesinleşme tarihinden itibaren tahsil kabiliyeti kazandığı belirtilerek; yeni dönem kira bedeli için
artış hakları saklı kalmak kaydıyla önceki dönem kesinleşmiş ve belirli olan kira bedeli üzerinden
fatura tanzimi ile Mahkeme kararı ile kesinleşen kısım için kesinleşme tarihinde faturalandırma
yapılması şeklinde bir uygulamanın vergi mevzuatı açısından sakıncasının bulunup bulunmadığı
hususlarında tereddüt hasıl olduğu anlaşılmış olup Başkanlığımız görüşü aşağıda yer almaktadır.
I- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19 uncu maddesinde; vergi alacağının vergi kanunlarının vergiyi
bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı, vergi alacağının mükellef
bakımından vergi borcunu teşkil edeceği hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 219 uncu maddesinde muamelelerin defterlere zamanında kaydedileceği,
muamelelerin deftere kayıtlarının on günden fazla geciktirilmesinin caiz olmadığı, ancak kayıtlarını
devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan
mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde muamelelerin bunlara işlenmesinin deftere
işlenmesi hükmünde olduğu, ancak bu kayıtların defterlere 45 günden daha geç intikal
ettirilemeyeceği hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanunun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında
müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından
müşteriye verilen ticari vesika olduğu, 231/5 inci maddesinde ise, faturanın mal teslimi veya
hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde
düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Mezkur Kanunun 232 nci maddesine göre; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde
tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler; birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,
serbest meslek erbabına, kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, defter tutmak
mecburiyetinde olan çiftçilere ve vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler içinfatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetinde olup, bu sayılanlar dışında
kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tepbit edilenlerden ve defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin
2016 yılı için 900.-TL yi geçmesi veya bedeli 900.-TL den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı
satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.
Fatura tahakkuka ilişkin bir belge olduğundan düzenlenmesi bedelin ödenmesine değil, malın
teslimine veya hizmetin ifasına bağlıdır. Kiralama şeklindeki hizmet ifalarında vergiyi doğuran olay
hizmetin yapılması ile meydana gelmekte, herhangi bir sebeple kira bedellerinin eksik tahsil
edilmesi veya hiç tahsil edilememesi faturanın düzenlenmesine engel teşkil etmemektedir.
Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, fatura bir ödeme belgesi olmayıp tahakkuk belgesi
olduğundan, kiralama işlemlerinde kira bedelleri tahsil edilmese dahi aylık kira bedelini gösteren
faturanın hizmetin tamamlanmasını takip eden yedi gün içerisinde düzenlenmesi gerekir.
Dolayısıyla, her ayın bitiminden itibaren o aya ait kiralama hizmeti için takip eden yedi gün içinde
kira sözleşmesinde belirtilen mevzuat gereği yapılan artışların da dahil olduğu tutar üzerinden
fatura düzenlenerek defterlere kanuni sürelerde kaydedilmesi gerekmektedir.
Söz konusu kira artışlarına dava açılması artış tutarı dahil tutar üzerinden fatura düzenlenmesini
etkilememektedir. Mahkeme kararına istinaden kira bedelinde artış veya azalış olması durumunda
ilgili taraflarca aradaki fark üzerinden fatura düzenlenmesi gerekeceği tabiidir.
II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
- 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde
yapılan teslim ve hizmetlerin,
- 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların
kiralanması işlemlerinin KDV'ye tabi olduğu,
- 4 üncü maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler
olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak,
temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt
etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,
- 10 uncu maddesinde, vergiyi doğuran olayın, (a) fıkrasında, malın teslimi veya hizmetin yapılması,
(b) fıkrasında, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler
verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri
belgelerin düzenlenmesi, (c) fıkrasında da, kısım kısım mal teslimi ve hizmet yapılması mutad olan
veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin
yapılması sırasında meydana geleceği
hüküm altına alınmıştır.
KDV uygulamasında vergiyi doğuran olay kural olarak bedelin tahsil edilmesi ile ilişkilendirilmemiş
olup, malın teslimi veya hizmet ifasının tamamlanması esas alınarak vergileme yapılmaktadır.
Buna göre, Şirketiniz aktifinde kayıtlı taşınmazların kiraya verilmesi, kısım kısım hizmet ifası olarak
değerlendirilecek ve vergilendirme dönemleri itibarıyla ifa edilen kısma isabet eden kira bedeli
üzerinden KDV hesaplanarak, ilgili döneme ait KDV beyannamesi ile beyan edilecektir. Bu işlemde
hizmetin bedeli, şirketinizce arttırılan kira tutarı yani kiracının borçlandığı tutar olup, bu bedelin
tahsil edilmemesi veya kiracının bu bedele itiraz etmesi bu bedel üzerinden KDV hesaplanmasına
engel değildir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.