Kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinin pazarlaması yapılan SPA merkezinde POS cihazı kullanma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı hk.

Özelge: Kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinin pazarlaması
yapılan SPA merkezinde POS cihazı kullanma
zorunluluğunun bulunup bulunmadığı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-1570
Tarih: 
10/09/2011
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-1570 10/09/2011
Konu : Doktorların kullanacakları Pos cihazı  
İlgi dilekçenizde, SPA merkezi işlettiğinizi, faaliyet alanınızın kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinin
pazarlaması olduğunu belirterek, POS cihazı kullanma zorunluluğunuzun bulunup bulunmadığı
konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.   
Bilindiği üzere; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Safi Kurum Kazancı" başlıklı 6'ncı
maddesinin 1'inci fıkrasında kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde
ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, maddenin 2'nci fıkrasıyla da safi
kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin
uygulanacağı hükme bağlanmış, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazancın tarifinin
yapıldığı 37'nci maddesinde de, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari
kazanç olduğu hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61'inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve
belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlarla sağlanan ve
para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin, ödenek, tazminat, kasa tazminatı, mali sorumluluk tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat,
huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir
ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş
bulunması onun mahiyetini değiştirmez"  hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanun'un "Serbest
Meslek Kazancının Tarifi" başlıklı 65'inci maddesinde  de "Her türlü serbest meslek faaliyetinden
doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa
dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi
nam ve hesabına yapılmasıdır..." hükmü yer almaktadır.
Ücret ve serbest meslek kazancı emeğe dayanan gelir unsurları olup, emeğin ücret olarak
değerlendirilmesinde belli bir işyerine bağlılık, işverene tabiilik ve sözleşme yapılması şartları
aranmaktadır. Emeğin serbest meslek olarak değerlendirilmesinde ise şahsi mesaiye, ilmi veya
mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, faaliyetin devamlı olması ve belli bir işverene bağlı
olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması şartları aranmaktadır.
Bu hükümlere göre, kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki
hükümlerin dikkate alınması nedeniyle, tarafınızca çalıştırılan SPA merkezinde kozmetik ürünleri
pazarlamasının yanı sıra kişisel bakım hizmetiyle iştigal edilse dahi, tarafınızca elde edilecek
kazancın tamamı kurum kazancı olacaktır.
Ancak, şirketiniz tarafından çalıştırılan SPA merkezinde, hizmet akdi ile şirkete bağlı olmaksızın
kendi adına çalışan doktor bulunması halinde, yalnızca doktorun elde edeceği kazanç serbestmeslek kazancı olacaktır.
Öte yandan, 379 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "2- Serbest Meslek Faaliyetinde
Bulunan Hekimler (Diş Hekimleri ile Veteriner Hekimler Dahil) Tarafından Kullanılacak
Kredi Kartı Okuyucuları" başlıklı bölümünde serbest meslek icra eden hekimlerin
işyerlerinde POS cihazı kullanmaları mecburiyeti getirilmiştir.
Bağlı bulunduğunuz Vergi Dairesi Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar neticesinde; iş
yerinizde kendi hesabına çalışan bir doktorun bulunmadığının tespit edildiği
anlaşılmaktadır.
Buna göre, SPA merkezinizde POS cihazı bulundurma mecburiyetiniz bulunmamakta olup, bu
merkezde kendi namına çalışan bir hekimin bulunması halinde bu hekimin POS cihazı bulundurması
gerektiği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.