Kısmi Bölünmede Tapu, Çalışma ve Ruhsat Harçları Muafiyeti hk.
Kısmi Bölünmede Tapu, Çalışma ve Ruhsat Harçları
Muafiyeti hk.
Sayı:
90792880-140.10.01[2014/329]-1391
Tarih:
02/01/2017
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü
Sayı : 90792880-140.10.01[2014/329]-1391 02.01.2017
Konu : Kısmi Bölünmede Tapu, Çalışma ve
Ruhsat Harçları Muafiyeti
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve eklerinin incelenmesinden, şirketinizin faaliyet
konusunun nakliye ve akaryakıt işletmeciliği hizmeti olduğu, yeni kurulacak olan sermaye şirketine
bu hizmetlerden birini kısmi bölünme yoluyla aktaracağınız belirtilerek belediye ruhsat harçları,
akaryakıt istasyonları bayilik lisansları, tapu işlemleri, hizmet yeterlilik belgeleri, Ulaştırma
Bakanlığından alınmış yetki belgelerinin kurumlar ile harçlardan muaf olup olmadığı hususunda
Başkanlığımız görüşünün sorulduğu anlaşılmaktadır.
A-KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b)
bendinde; “Kısmî bölünme: Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki
bir yabancı kurumun Türkiye'deki iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda yer alan taşınmazlar
ile en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet
işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni
kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu Kanunu uygulanmasında kısmî
bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde, işletme bütünlüğü
korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümünün devredilmesi
zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisseleri,
devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. Taşınmaz ve
iştirak hisselerinin bu bent kapsamında devrinde, devralan şirketin hisselerinin devreden şirketin
ortaklarına verilmesi halinde, devredilen taşınmaz ve iştirak hisselerine ilişkin borçların da devri
zorunludur. …
Bu maddeye göre yapılacak bölünmelerde aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar ilgili olduğu
aktif veya pasif hesapla birlikte devrolunur.”
hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "19.2.2.1. Üretim ve hizmet
işletmelerinin ayni sermaye olarak konulması” başlıklı bölümünde: “Üretim veya hizmet
işletmelerinin devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve
pasif kalemlerin tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmi bölünme sonucu hem bölünen işletmenin
hem de bölünme sonucunda varlıkları devralan işletmenin faaliyetine devam etmesi esastır. Bu
kapsamda, söz konusu işletmelerin devrinde, işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı
için gerekli taşınmaz, her türlü tesis, makine ve teçhizat, alet, edevat, taşıtlar, gayrimaddi haklar ile
hammadde, mamul, yarı mamul mallar gibi aktif kıymetler ile ilgili pasif kıymetlerin tümünün
devredilmesi zorunludur…” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Aynı Tebliğin “19.2.2.1.3. Üretim ve hizmet işletmelerinin belli bir kısmının kısmi bölünmeye
konu edilmesi” başlıklı bölümünde ise; “…Tek bir üretim veya hizmet işletmesi bulunan kurumun,
taşınmazlar ve iştirak hisselerini kısmi bölünmeye konu etmesi mümkün olup anılan işletmeyi ise
kısmi bölünme kapsamında devretmesi mümkün değildir...” açıklaması yer almıştır.
Anılan düzenlemelerle getirilen kısmi bölünme müessesesinin temel amacı, şirketlerin
yeniden yapılanma yoluyla verimlilik ve karlılıklarını artırmalarına imkan sağlamak olup, kısmi
bölünmenin bir üretim tesisinin veya hizmet işletmesinin parça parça elden çıkarılması sonucunu
doğurmaması gerekir. Dolayısıyla üretim tesisi ve hizmet işletmelerinin devrinde, işletme bütünlüğü
korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümünün devredilmesi
zorunludur.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, kısmi bölünme işleminde üretim ve hizmet işletmelerinin
bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli taşınmaz, her türlü tesis, makine ve
teçhizat, alet, edevat, taşıtlar, gayrimaddi haklar ile hammadde, mamul, yarı mamul mallar gibi
aktif kıymetler ile ilgili pasif kıymetlerin tümünün devredilmesi zorunlu olup ilgide kayıtlı özelgetalep formunda belirtilen hizmet işletmelerinden birinin Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu
maddesinde yer alan şartların sağlanması kaydıyla işletme bütünlüğü çerçevesinde kısmi bölünme
işlemine konu edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, yapılan işlemlerin kısmi bölünme müessesesinin amacına aykırı olması halinde
gerekli tarhiyatların yapılabileceği tabiidir.
B-BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunun 81 inci maddesinde, "Belediye sınırları veya mücavir
alanlar içinde bir işyerinin açılması "İşyeri Açma İzni Harcına" tabidir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanuna göre alınmakta olan harçların uygulaması ile ilgili 21/08/1981 tarihli ve 17435
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Çeşitli Harçlarla İlgili
Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 12 nci maddesinde, "Bir işyerindeki faaliyet
türünün veya müstecirin değişmesi Belediye Gelirleri Kanununun uygulanması bakımından yeniden
işyeri açma sayılır." denilmektedir.
10/08/2005 tarihli ve 25902 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma
Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, ruhsatta belirtilen faaliyet
konusu ve adresin değişmemesi kaydıyla işyerinin devredilmesi halinde, devralan kişinin başvurusu
üzerine dosyadaki bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeni işletmeci adına tekrar ruhsat
düzenleneceği belirtilmektedir.
Bu itibarla, kısmi bölünme halinde şirketin müstecirinin değişmesi söz konusu olduğundan,
devralan şirketin başvurusu üzerine dosyadaki bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle yeniişletmeci adına yeni ruhsat düzenleneceğinden işyeri açma izni harcının alınması gerekmektedir.
C-HARÇLAR KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME :
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunun 57 nci maddesinde, tapu ve kadastro
işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların, tapu kadastro harçlarına tabi
olacağı hükme bağlanmış, 6728 sayılı Kanunla değişmeden önceki 123 üncü maddesinde ise,
"Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir,
bölünme ve nev'i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve
Kefalet Kooperatifleri (Bu kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi
tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dahil) bankalar, yurt dışı
kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilere, bunların teminatlarına ve
geri ödenmelerine ilişkin işlemler (yargı harçları hariç) bu Kanunda yazılı harçlardan müstesnadır."
hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı,
birleşme, devir, bölünme ve nev'i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemlerinin 492 sayılı Harçlar
Kanununun 123 üncü maddesi hükmüne göre bu Kanunda yazılı harçlardan istisna edilmesi
gerekmektedir.
Bu itibarla, şirketinizin kısmi bölünme yoluyla devrine ilişkin olarak, şirket aktifinde kayıtlı
taşınmazların devir işlemlerinin 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesine göre tapu
harcından istisna tutulacağı tabiidir.
Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanununun 123 üncü maddesinde yer alan istisna hükmü,
aynı Kanun hükümleri uyarınca alınması gereken harçlara yönelik olduğundan, özel Kanunlar
uyarınca alınmakta olan akaryakıt istasyonları bayilik lisans bedeli, hizmet yeterlilik belgeleri
yenileme ücreti, Ulaştırma Bakanlığından alınmış organizatörlük belgesi ile uluslararası ve yurtiçi
eşya taşıma belgesi gibi belge bedellerinin ödenip ödenmeyeceğine ilişkin olarak belgeleri
düzenlemeye yetkili olan Kurum ve Kuruluşlara müracaat edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge
geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla
vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi
hesaplanmayacaktır.