Kitap çeviri ve danışmanlık faaliyeti yapan kişinin, çeviri işlerini üniversite hocaları ve mükellef olmayan kişilere yaptırılması durumunda bu kişilere yapılacak ödemelerin vergilendirilmesi.

T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

 Sayı :B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-912 08/03/2012

 Konu :Kitap çeviri ve danışmanlık faaliyeti

 yapan kişinin, çeviri işlerini üniversite

 hocaları ve mükellef olmayan kişilere

 yaptırılması durumunda bu kişilere

 yapılacak ödemelerin vergilendirilmesi.

            İlgi özelge talep formunuzda; evrak-kitap çeviri işleri ve danışmanlık hizmeti yaptığınız, ayrıca basın-yayın

 reklamları alma faaliyetine başlayacağınız, kitap çeviri ve danışmanlık faaliyetleri için, üniversite öğrencilerinden, vergi

 mükelle olmayan kişilerden veya farklı rmalarda sigortalı olarak çalışan kişilerden yardım aldığınız belirtilerek, alınan

 hizmet karşılığı bu kişilere yapılacak ödemeler için ne oranda stopaj uygulanacağı, bu ödemelerin tevsiki için gider

 pusulası düzenlenip düzenlenemeyeceği, bir kişi için yıllık en fazla hangi tutara kadar gider pusulası düzenlenebileceği ve

 faaliyetlerinize göre hangi defterlerin tutulacağı hususlarında Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.

            I- GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 18'inci maddesinde, "Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr,

 bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve

 incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj,  karikatür, fotoğraf, lm, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi

 eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket,

 resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve

 temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır.

            Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya

 dahildir.

            Yukarıda yazılı kazançların arızî olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.

            Serbest meslek kazançları istisnasının, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye

 şümulü yoktur." hükmü yer almaktadır.

            Aynı Kanun'un 61'inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet

 karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

            Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı,

 prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak

 şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü, 65'inci

 maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek

 faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan

 işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. ..." hükmü, 66'ncı

maddesinde de "Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Serbest meslek

 faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez..." hükmü

 bulunmaktadır.

            Diğer taraftan, anılan Kanun'un 82'nci maddesinde arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil

 edilen hasılatın vergiye tabi arızi kazanç olduğu belirtilmiştir.

            Buna göre, serbest meslek faaliyetine konu işin devamlılık arz edecek şekilde yapılmaması ve bu işin mutad

 meslek haline getirilmemesi gerekmektedir.

            Aynı Kanun'un 94'üncü maddesinin birinci fıkrasında kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair

 kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakı ar, dernek ve vakı arın iktisadi işletmeleri, kooperati er, yatırım

 fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı ve zirai kazançlarını

 bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden

 veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları

 hükme bağlanmış olup, 1 numaralı bendinde, "Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret

 sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre" 2 numaralı bendinde, "Yaptıkları

 serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere serbest meslek faaliyetlerinden

 dolayı yapılan ödemeler hariç);

            a)  18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden %17,

            b)  Diğerlerinden %20 ... vergi tevkifatı yapılır... "  denilmiştir.

            Öte yandan, yapmış olduğunuz tercümanlık ve danışmanlık faaliyeti Gelir Vergisi Kanunu'nun 65'inci maddesine

 göre serbest meslek kazancı kapsamında olup, tercüman olarak yaptığınız çeviri çalışmalarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat

 Eserleri Kanunu hükümlerine göre eser niteliği taşıması ve bu durumu İl Kültür Müdürlüğünden alacağınız bir belge ile

 tevsik ve ispat etmeniz şartıyla söz konusu çalışmalar karşılığında elde edilecek gelir nedeniyle Gelir Vergisi Kanunu'nun

 18'inci maddesinde yer alan istisnadan faydalanmanız mümkün bulunmaktadır. Ancak çeviri işinin üniversite öğrencileri,

 mükelle yet kaydı bulunmayan kişiler veya farklı rmalarda sigortalı çalışan kişilerce yapılması halinde, bu çalışmalar ilgili

 Bakanlıkça eser olarak kabul edilse dahi, tarafınızca meydana getirilen bir eser olmayacağından bu faaliyetlerin adı geçen

 Kanun'un 18'inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmayacaktır.

            Çeviri faaliyetinin bir hizmet akdi kapsamında iş yerine bağlı ve işverene tabi olarak yapılması halinde elde edilen

 gelir ücret olarak değerlendirilecektir. İş yerine bağlılıktan maksat, kendilerine ait olmayan bir organizasyonun işyerinde

 çalışılmasıdır. İşverene tabilikten maksat ise işverenin hizmetli üzerinde hiyerarşik bir kontrol ve yaptırım uygulama

 hakkının bulunup bulunmamasıdır. Hizmetin şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması halinde ise

 serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

            Buna göre, çeviri faaliyeti veren kişiler ile aranızda işçi işveren ilişkisinin bulunması halinde, bunlara yapılan

 ödemelerin ücret sayılarak Gelir Vergisi Kanunu'nun 61, 94, 98, 103 ve 104 üncü maddelerine göre vergilenmesi

 gerekmekte olup, söz konusu istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Çeviri yapan kişilerin kendi nam ve

 hesabına çalışmaları halinde ise, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan bir ödeme söz konusu olacağından,

 yapılacak ödemelerden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94'üncü maddesi gereğince; 18'inci maddede yer alan istisnadan

 faydalanılması halinde %17, diğer ödemelerden ise %20 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir. Tevkifat

 uygulamasında serbest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte olmasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

            Diğer yandan, Gelir Vergisi Kanunu'nun 37'nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden

 doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiştir.

            Ticari faaliyet ise bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının

 bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin "ticari faaliyet" olma niteliğine etki

 etmemektedir.

            Ancak, bir faaliyetin "ticari faaliyet" sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti

 icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması

 gerektiği ortaya çıkmaktadır.

            Buna göre yapılmakta olan "Basın Yayın Reklamları Alma Faaliyeti" sonucu elde edilen kazancın Gelir Vergisi

 Kanunu'nun ticari kazançlara ilişkin hükümleri çerçevesinde vergiye tabi tutulması gerekmektedir.

            II- VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

            213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 172'nci maddesinde; serbest meslek erbabına defter tutma mecburiyeti

 getirilmiş, 210'uncu maddesinde de serbest meslek erbabının serbest meslek kazanç defteri tutacağı hüküm altına

 alınmış, 236'ncı maddesinde ise " Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha

 serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteride bu makbuzu istemek ve almak

 mecburiyetindedir." hükmüne yer verilmiştir.

            Öte yandan, anılan Kanun'un 227'nci maddesi gereğince, bu Kanun'a göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan

 münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburi olduğundan, ticaret erbabınca Kanun'un 229'uncu

 maddesine göre satılan emtia veya yapılan iş karşılığında, müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere müşteriye

 ticari bir vesika olarak fatura düzenlenmesi, 177'nci maddesinde 6 bent halinde sayılan şartlardan birinin taşınması

 halinde bilanço esasına göre, aksi takdirde işletme hesabı esasına göre defter tutulması gerekmektedir.

            Diğer yandan, aynı Kanun'un 234'üncü maddesinde; "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak

 mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin;

            Vergiden muaf esnafa;

            Yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza

 ettirecekleri gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir." denilmiş, 238'inci maddesinin

 birinci fırkasında ise "İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi

 Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri

 için bordro tutulmaz." hükmüne yer verilmiştir.

            Ayrıca, 225 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde; gider pusulalarında, işin mahiyeti, cinsi adedi, yatı,

 tutarı, toplamı, tevkif edilen vergi oranı ve net tutarı, işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla

 soyadları (tüzel kişilerde unvanları) adresleri, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, seri ve müteselsil sıra numarası ve

 düzenleme tarihine ilişkin bilgilere yer verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

            Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalardan da anlaşılacağı üzere;

            - Diğer işlerinizden bağımsız olarak yaptığınız evrak-kitap çeviri işleri ve danışmanlık hizmetleriniz, serbest meslek

 faaliyeti olarak değerlendirileceğinden, bu faaliyetleriniz için serbest meslek kazanç defteri tasdik ettirerek mesleki

 faaliyetinize ilişkin her türlü tahsilâtınız karşılığında serbest meslek makbuzu düzenlemeniz,

            - Basın yayın reklamları alma faaliyetiniz kapsamında elde edeceğiniz kazanç ticari kazanç olarak

 vergilendirileceğinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177'nci maddesinde 6 bent halinde sayılan şartlardan birini

 taşımanız halinde bilanço esasına göre, aksi takdirde işletme hesabı esasına göre defter tasdik ettirerek satılan emtia

 veya yapılan iş karşılığında fatura düzenlemeniz,

            - Faaliyetiniz kapsamındaki evrak-kitap çeviri işlerinin aranızda işçi işveren ilişkisi bulunan kişilere yaptırılması

 halinde, bunlara yapılan ödemeler ücret sayılacağından, bu ödemeler için ücret bordrosu tutmanız,

            - Evrak-kitap çeviri işlerini yaparken işletmeniz dışından yardım aldığınız, kendi nam ve hesabına çalışan ve

 mükelle yet kaydı bulunmayan öğrenci, emekli ve diğer kişilere yaptırdığınız iş karşılığında gider pusulası düzenlemeniz,

            gerekmektedir.

            Öte yandan, gider pusulasında yer alacak bedele ilişkin olarak yasal mevzuatta herhangi bir sınırlama

 bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesi rica ederim.

 (*)    

Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

 (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

 (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh

 edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.