Kitap yazarının elde ettiği telif hakkı kazancının vergilendirilmesi ve belge düzeni.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı :B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-2580 14/08/2012
Konu :Kitap yazarının elde ettiği telif hakkı
kazancının vergilendirilmesi ve belge
düzeni.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kamu veya özel kuruluşların organize ettiği seminer veya panellere kişisel
gelişim üzerine konuşmacı olarak katılarak serbest meslek faaliyetinde bulunduğunuzu, bu faaliyetleriniz nedeniyle
mükellef olduğunuzu ve serbest meslek kazanç defteri tuttuğunuzu, yazmış olduğunuz kitaplar nedeniyle
yayınevlerinden ve bir dershaneden ayrıca telif ücreti geliri elde ettiğinizi, telif ücreti ödemesi yapan yayınevleri ve
dershanenin tarafınıza gider pusulası imzalatarak % 17 oranında gelir vergisi tevkifatı yaptıklarını ve sorumlu sıfatıyla
katma değer vergisi beyan ederek ödediklerini belirterek, uygulamanın doğru olup olmadığı ve telif kazancınızdan dolayı
vergi mükelle yetinizin ve belge düzeninin nasıl olacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak
çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı,
prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak
şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez..."
hükmü yer almaktadır.
Buna göre, söz konusu seminer veya panellere konuşmacı olarak katılma faaliyetinizi bir organizatör veya her ne
nam adı altında olursa olsun bir işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak yürütmeniz halinde, bu hizmet karşılığı
elde ettiğiniz para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret geliri sayılacağından, söz konusu
para ve ayınların Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94, 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca ücret olarak vergilendirilmesi
gerekmektedir.
Diğer taraftan, aynı Kanunun 65 inci maddesinde, "Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest
meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve
ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır..."
18 inci maddesinde ise, "Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekar, bilgisayar programcısı ve
mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar
yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, lm, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi,
bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota
halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya
kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır.
Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya
dâhildir.
Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.
Serbest meslek kazançları istisnasının, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye
şümulü yoktur."
hükümleri yer almıştır.
Öte yandan, Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, nakden veya hesaben yaptıkları ödemelerden,
istihkak sahiplerinin gelir vergisine mahsuben tevkifat yapacak olanlar belirtilerek hangi ödemelerden tevkifat yapılacağı
bentler halinde sayılmış olup, (2) numaralı bent uyarınca, serbest meslek faaliyetlerini icra edenlere yapılacak
ödemelerde uygulanacak tevkifat oranı 18 inci madde kapsamına giren işlerde % 17 oranında, diğer serbest meslek
ödemelerinden ise % 20 olarak belirtilmiştir. Ayrıca, söz konusu Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1/a) bendi
ile de kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için
beyanname verilmesi halinde bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu açıklamalara göre, özelge talep formunuzda belirtilen kamu veya özel kuruluşların organize ettiği seminer veya
panellerde uzmanlık konunuz olan kişisel gelişim üzerine konuşmacı olarak katılma faaliyetinizi bir işverene bağlı
olmaksızın, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi ve mesleki bilgiye veya ihtisasa bağlı olarak şahsi sorumluluk altında
kendi nam ve hesabınıza bağımsız olarak icra etmeniz halinde, bu faaliyetten elde edeceğiniz kazancın serbest meslek
kazancı olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde yazılı eser grupları
arasında yer almayan bu işler nedeniyle söz konusu maddede yer alan istisnadan faydalanmanız mümkün
bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, telif hakkı ödenen/ödenecek kitap çalışmalarınızın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
hükümlerine göre eser niteliği taşıması ve bu durumun Kültür ve Turizm Bakanlığından alınacak belgeyle tevsik ve ispat
edilmesi halinde telif hakkı karşılığı elde edeceğiniz gelirler Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamında gelir
vergisinden müstesna olacak ve aynı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca bu gelirler için yıllık gelir vergisi beyannamesi
verilmeyecek, diğer gelirler için verilen yıllık gelir vergisi beyannamesine de ithal edilmesi gerekmeyecektir.
Ayrıca, 224 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile münhasıran Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde
belirtilen türden faaliyetlerde bulunan ve eserlerini sadece aynı Kanunun 94 üncü maddesinde belirtilen kişi veya
kurumlara teslim eden serbest meslek erbabından isteyenlerin defter tasdik ettirme ve tutma ile belge düzenleme
zorunlulukları kaldırılmıştır. Ancak, Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamındaki serbest meslek faaliyetini arızi
olarak yapmanız halinde bu faaliyete ilişkin olarak defter tutma ve belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Buna göre, 224 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde defter tutma ve belge düzenleme zorunluluğu kaldırılanlar
sadece Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesindeki işleri yapan ve bu çalışmaları aynı Kanunun 94 üncü maddesinde
belirtilen kişi veya kurumlara teslim edenler olarak belirlenmiş olup, söz konusu madde kapsamı yanında başka bir
faaliyetin de yapılması halinde defter ve belge düzenleme zorunluluğu kaldırılmamıştır.
Bu nedenle, serbest meslek faaliyeti yanında Gelir Vergisi Kanunu 18 inci madde kapsamında değerlendirilen kitap
çalışmasının da yapılması halinde söz konusu kitap çalışmasının Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesinin 1 inci
bendinde yapılanlara ya da bunlar dışındakilere satışında gider pusulası değil serbest meslek makbuzu düzenlenmesi ve
bu gelir nedeniyle defter tutulması gerekmektedir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu; ticari, sınaî, zirai faaliyet ile serbest meslek
faaliyetinin devamlılığı, kapsamı, niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık
bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği hüküm altına
alınmıştır.
Öte yandan, KDV Kanununun 9 uncu maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 117 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin 2.2.2. bölümünde;
"Serbest meslek faaliyetlerini mutad ve sürekli olarak yapanların prensip olarak, KDV mükelle yeti tesis ettirmeleri
gerekmektedir. Ancak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren teslim ve hizmetleri
münhasıran aynı Kanunun 94 üncü maddesinde belirtilen kişi, kurum ve kuruluşlara yapanların hesaplayacağı KDV nin
bu kişi veya kuruluşlar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Serbest meslek erbabının bu uygulamadan faydalanabilmesi için KDV mükelle yetinin sadece Gelir Vergisi
Kanununun 18 inci maddesi kapsamına giren işlemlerden ibaret olması ve işlemlerinin tamamının aynı Kanunun 94 üncü
maddesinde sayılan kişi, kurum ve kuruluşlara yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, sorumluluk uygulaması kapsamında işlem yapılabilmesi için Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesi
kapsamına giren işlemleri yapan kişilerin, bu şekilde işlem yapılmasını önceden vergi sorumlusuna (Gelir Vergisi
Kanununun 94 üncü maddesinde sayılanlara) bildirmesi gerekmektedir.
İşlemlerine ait verginin beyan ve ödeme mükelle yeti sorumlular tarafından yerine getirilen serbest meslek
mensupları (Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde sayılanlar) ayrıca KDV beyannamesi vermeyecek ve defter
tutmayacaklardır. İşlemin belgelendirilmesi ise Vergi Usul Kanununun genel hükümlerine göre gerçekleştirilecektir.
Bu uygulamaya göre, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılan kişi, kurum ve kuruluşlar, aynı
Kanunun 18 inci maddesi kapsamına giren kişilere yapacakları ödemeler ile ilgili olarak gelir vergisi (GV) stopaj tutarı
dâhil işlem bedeli üzerinden KDV hesaplayıp sorumlu sıfatıyla beyan edip ödeyeceklerdir. Hesaplanan KDV tutarı gelir
vergisi stopaj matrahına dâhil edilmeyecektir."
denilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalar uyarınca, faaliyetinizin münhasıran Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 18 inci maddesi
kapsamındaki işlemlerden ibaret olması ve bu işlemlerin tamamının aynı Kanunun 94 üncü maddesinde sayılan kişi ve
kuruluşlara yapılması durumunda işlemlerinize ait KDV nin bu kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından sorumlu sıfatıyla
beyan edilmesi gerekmektedir.
Ancak, mükelle yetiniz kapsamında GVK nın 18 inci maddesinde sayılanlar dışında faaliyetlerinizin de olması yahut
söz konusu 18 inci madde kapsamındaki işlemlerinizin GVK nın 94 üncü maddesinde sayılanlar yanında diğer kişi ve
kuruluşlara da yönelik olması halinde sorumluluk uygulamasından faydalanmanız mümkün olmayıp, bu işlemlere ait KDV
nin tarafınızca beyan edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh
edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.