Konut için alınan ticari kredi faizinin GMSİ beyanında indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.

Özelge: Konut için alınan ticari kredi faizinin GMSİ
beyanında indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.07.16.01-GVK.2010.125-218
Tarih: 
15/07/2011
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.07.16.01-GVK.2010.125-218 15/07/2011
Konu : Konut için alınan ticari kredi faizinin GMSİ beyanında  
indirim konusu yapılıp yapılamayacağı.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; konut kredisi faiz oranı düşük olmasına rağmen dosya ücreti,
ekspertiz ücreti, sigorta gideri ve faiz gideri toplamının, bankalarca verilecek farklı kredi
hizmetlerinden yararlanmanız durumunda katlanacağınız masraflardan daha fazla olması nedeniyle,
konut alırken farklı kredi hizmetlerinden yararlandığınızı ve aynı zamanda söz konusu konutu
kiraya vereceğinizi belirterek, elde edeceğiniz kira gelirini, yıllık gelir vergisi beyanınızda toplarken
gerçek gider yöntemini seçmeniz durumunda konut alımı için kullanmış olduğunuz krediyi indirim
konusu yapıp yapamayacağınız konusunda özelge talep ettiğiniz anlaşılmıştır.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuza istinaden, E-VDO sisteminde yapılan mükellefiyet kaydı
sorgulamanızda, ... Malmüdürlüğü nezdinde gelir vergisi mükellefi olduğunuz anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan mal ve hakların
sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya
verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu belirtilmiş olup, aynı
maddenin ikinci fıkrasında ise, maddede yazılan mal ve hakların ticari veya zirai bir işletmeye dâhil
bulunduğu takdirde bunların ticari veya  zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre
hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 72 nci maddesinde, "Gayrimenkul sermaye iratlarında, gayrisafi hâsılat, 70 inci
maddede yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara
ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarıdır." denilmiş olup, 71 inci
maddesinde ise gayrimenkul sermaye iradında safi iratın, gayrisafi hâsılattan iradın sağlanması ve
idamesi için yapılan giderler indirildikten sonra kalan müspet fark olduğu hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinde de, "Safi iradın bulunması için, 21 inci
maddeye göre istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hâsılattan
aşağıda yazılı giderler indirilir:
.........
4. Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut
olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap
bedelinin % 5'i (İktisap bedelinin % 5'i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hâsılata
uygulanır. Ancak, indirilmeyen kısım 88 inci maddenin 3 üncü fıkrasının uygulanmasında gider
fazlalığı sayılmaz.),
.......
Gayrimenkul sermaye mahiyetindeki mal ve hakların kısmen kiraya verilmesi halinde, yukarıdayazılı giderlerden yalnız bu kısma isabet edenler hâsılattan indirilebilir.
Mükellefler (hakları kiraya verenler hariç) diledikleri takdirde yukarıda yazılı giderlere karşılık
olmak üzere hâsılatlarından % 25'ini götürü olarak indirebilirler. Götürü gider usulünü kabul
edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, aynı Kanunun 21 inci maddesinde; "Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden
bir takvim yılı içinde elde edilen hâsılatın (273 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 01.01.2010
tarihinden itibaren 2.600 TL sı) gelir vergisinden müstesnadır. İstisna haddi üzerinde hâsılat elde
edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan yararlanılamaz.
Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile
gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar bu istisnadan faydalanamazlar." hükmü yer
almaktadır.
Bu açıklamalara göre, ilgili gayrimenkulün şahsi mülkünüz olması durumunda, elde edilecek kira
geliri gayrimenkul sermaye iradı olarak değerlendirilecek olup, gayrimenkul için almış olduğunuz
krediyi bu gayrimenkulün iktisabında kullandığınızı tevsik etmeniz ve gerçek gider yöntemini
seçmeniz koşuluyla, Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı
bendine göre söz konusu krediye ilişkin faizi gayrimenkul sermaye iradının tespitinde hâsılattan
indirmeniz mümkün bulunmaktadır.
Ancak söz konusu krediye ilişkin faizi, ticari kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate almanız
mümkün olmadığı gibi, ticari kazancınızı yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde
olduğunuzdan Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde yer alan  istisnadan faydalanmanız
mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, kredi kullanmak suretiyle iktisap etmiş olduğunuz gayrimenkulün, ticari işletmenizin
aktifinde yer alması durumunda, ilgili gayrimenkulden elde edilecek kira gelirinin ticari kazanç
hükümlerine göre vergilendirileceği ve buna ilişkin kredi faizinin ticari kazancın tespitinde gider
olarak dikkate alınacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.