Konut kredisiyle müştereken edinilen konutun diğer borçluya satışı durumunda, kredinin konut finansmanı kapsamında değerlendirilmeye devam edilip edil
Özelge: Konut kredisiyle müştereken edinilen konutun
diğer borçluya satışı durumunda, kredinin konut
finansmanı kapsamında değerlendirilmeye devam edilip
edilmeyeceği hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.17.01-BSMV-448
Tarih:
05/05/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.17.01-BSMV-448 05/05/2011
Konu : Konut kredisiyle müştereken edinilen konutun diğer
borçluya satışı durumunda, kredinin konut finansmanı
kapsamında değerlendirilmeye devam edilip edilmeyeceği
İlgide kayıtlı dilekçelerinizde, 17.11.2005 tarihinde eşiniz adına tapuda tescil edilmiş olan bir konut
için konut kredisi kullanıldığı ve sonradan konutun 31.05.2006 tarihinde tapuda kendi adınıza tescil
edildiği ifade edilerek bu tarihten itibaren krediye kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi ile
banka ve sigorta muameleleri vergisi uygulanıp uygulanmayacağı hakkında Başkanlığımız
görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.
6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun "İstisnalar" başlıklı 29 uncu maddesine 5582 sayılı Konut
Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 30 uncu
maddesiyle eklenen (y) bendinde; "İpotek finansmanı kuruluşlarının, konut finansmanı
kuruluşlarının ve konut finansmanı fonlarının, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A
maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanı kapsamında yaptıkları tüm işlemler
dolayısıyla lehe alınan paralar" hükmü yer almaktadır.
2499 sayılı Kanunun 38/A maddesinin birinci fıkrasında; "Konut finansmanı, konut edinmeleri
amacıyla tüketicilere kredi kullandırılması, konutların finansal kiralama yoluyla tüketicilere
kiralanması, sahip oldukları konutların teminatı altında tüketicilere kredi kullandırılmasıdır. Bu
kapsamdaki kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kullandırılan krediler de konut finansmanı
kapsamındadır." hükmü bulunmaktadır.
Öte yandan, konut finansmanı kapsamında banka ve sigorta muameleleri vergisi (B.S.M.V) istisnası
uygulamasına ilişkin açıklamalar 84 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliğinde yapılmıştır. Bu
Tebliğin "2. 2499 sayılı Kanunun Geçici 11 inci Maddesi Kapsamında B.S.M.V İstisnası Uygulaması"
başlıklı bölümünde; "5582 sayılı Kanunun 20 nci maddesi ile 2499 sayılı Kanuna eklenen ve
6/3/2007 tarihinde yürürlüğe giren geçici 11 inci maddede; ‘Bu maddenin yürürlüğe girmesinden
önce düzenlenmiş bulunan ve bu Kanunun 38/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan konut
finansmanı tanımına uyan kredi ve finansal kiralama sözleşmelerinin tarafı olan tüketiciler, bu
maddenin yürürlüğe girmesini takiben üç ay içerisinde, sözleşmenin yapılmış bulunduğu konut
finansmanı kuruluşuna başvuruda bulunarak, sözleşme konusu işlemin, bu Kanunun 38/A
maddesinde yer alan konut finansmanı tanımı kapsamı dışında değerlendirilmesi talebinde
bulunabilirler. Süresi içinde talepte bulunmayan tüketicilerin, bu maddenin yürürlüğe girmesinden
önce düzenlenmiş bulunan sözleşmeleri, bu Kanunun 38/A maddesinin birinci fıkrası kapsamında
kabul edilir...' hükümleri yer almaktadır.
2499 sayılı Kanunun geçici 11 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen ve konutfinansmanı tanımına uyan kredi sözleşmeleri, 5582 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren konut finansmanı kapsamında kabul edilmektedir. Bu nedenle, konut finansmanı
kapsamında kabul edilen kredi sözleşmeleri dolayısıyla 5582 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren tahakkuk ettirilen faiz ve benzeri lehe alınan paraların tamamına, 6802 sayılı
Kanunun 29 uncu maddesinin (y) bendi hükmü uyarınca B.S.M.V istisnası uygulanması
gerekmektedir.
Buna göre; 6/3/2007 tarihinden önce düzenlenen ve konut finansmanı tanımına uyan kredi
sözleşmeleri dolayısıyla bu tarihten itibaren lehe alınan paralar, B.S.M.V'den istisnadır. Ancak,
tüketicilerin 6/3/2007 tarihini takip eden üç aylık sürenin sonu itibariyle, söz konusu kredi
sözleşmelerinin konut finansmanı tanımı kapsamı dışında değerlendirilmesi talebinde bulunmuş
olmaları halinde, bu sözleşmeler dolayısıyla lehe alınan paralara, B.S.M.V istisnası uygulanması
mümkün bulunmamaktadır..." açıklamalarına yer verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, konut finansmanı kapsamında B.S.M.V istisnası
uygulamasına ilişkin düzenleme 6/3/2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle B.S.M.V
istisnası uygulaması bakımından 31/5/2006 tarihinde eski eşiniz tarafından yapılan devir işleminin
herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Bu durumda, 6802 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin (y)
bendinde düzenlenen B.S.M.V istisnası uygulamasında, söz konusu kredinin 6/3/2007 tarihindeki
durumu önem arz etmektedir.
Bu hükümlere göre, kredinin kullanıldığı 17/11/2005 tarihinden 6/3/2007 tarihine kadar geçen
dönemde ... Bank A.Ş. (eski adı ... Bankası A.Ş.) tarafından lehe alınan paralara B.S.M.V istisnası
uygulanması mümkün değildir. Ancak, adınıza ait 6/3/2007 tarihinde mevcut kredi sözleşmesinin
konut finansmanı tanımına uyması ve konut finansmanı tanımı kapsamı dışında değerlendirilmesi
talebinde bulunulmamış olması halinde, bu kredi sözleşmesi dolayısıyla adı geçen banka tarafından
6/3/2007 tarihinden itibaren lehe alınan paralara banka ve sigorta muameleleri vergisi istisnası
uygulanması gerekmektedir. Aksi takdirde, söz konusu kredi sözleşmesi dolayısıyla adı geçen banka
tarafından 6/3/2007 tarihinden sonra lehe alınan paraların da B.S.M.V ye tabi tutulması
gerekmektedir.
Diğer taraftan, 12.05.1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kararnameye ilişkin Kaynak Kullanımını
Destekleme Fonu Hakkında Tebliğin 2 nci maddesinde; bankalar ve finansman şirketlerince
kullandırılan tüketici kredilerinde (gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmamak kaydıyla
kullandırılan krediler) % 15 oranında, diğer kredilerde ise % 0 (sıfır) oranında kaynak kullanımını
destekleme fonu kesintisi yapılması karara bağlanmıştır.
Aynı Tebliğin 3 üncü maddesinin 2 numaralı fıkrasında, konut ve yapı tasarrufu kredileri ile gerçek
kişilere kendi ihtiyaçları için kullandırılan konut inşaat kredileri KKDF kesintisi yapılmayacak
işlemler arasında sayılmıştır.
Öte yandan, konut satın almak isteyen gerçek kişi tüketicilere bankalarca kullandırılacak kredilerin
fon kesintisine tabi tutulmaması için, satın alınan konutun krediyi kullanan gerçek kişi adına
tapuda tesciledilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, konut kredilerinde, konutun, kredi vadesi sona ermeden ve kredi bakiyesi kapatılmadan
üçüncü bir kişiye satılması halinde, kredinin konut edinimi amacı kalmayacağından, konutun satış
tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek faiz tutarları üzerinden KKDF kesintisi yapılması
gerekmektedir.
Bu kapsamda, yazınız ekinde yer alan dilekçelerde eski eşinizle "ortak borçlu" sıfatıyla konut
kredisi kullandığınız ifade edilmekle beraber, dilekçeniz ekinde yer alan kredi sözleşmesinin
incelenmesinden hangi sıfatla kredi ilişkisine taraf olduğunuz kesin olarak anlaşılamamaktadır. Bu
sebeple asıl borçlu olmadığınız halde kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamış olmanızla, borçlu olarak
sözleşmeye taraf olmanız durumunda KKDF yönünden farklı şekilde işlem yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, tapuda konutun eski eşiniz adına tescil yapılma tarihi ile satış tarihi arasında geçen
sürede kredi ilişkisinde asıl borçlu olmanız durumunda bu süre için geriye dönük cezalı KKDFkesintisi ödenmesi, eski eşinizin asıl borçlu olması halinde ise fon istisnasından yararlanılması
gerekmektedir.
Diğer taraftan konutun satış tarihinden sonra, kredi ilişkisinin asıl borçlusu olmanız halinde fon
istisnasından yararlanılması; ancak asıl borçlunun eski eşiniz olması durumunda ise KKDF kesintisi
ödenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı a.
Grup Müdürü Y.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.