Kooperatifin aktifinde kayıtlı arsanın satılması halinde nasıl değerleneceği hk.

T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 (Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)

 Sayı :27575268-32298-8141-683 08/07/2013

 Konu :Kooperati n akti nde kayıtlı arsanın

 satılması halinde nasıl değerleneceği hk.

            İlgi dilekçenizde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numaralı mükelle olduğunuz, .../19... yılında satın

 alınarak akti nize kaydedilen arsanın bir kısmının .../20... tarihinde satılması nedeniyle vergi dairesine müracaat ederek

 kurumlar vergisi mükelle yetinizin tesis edildiği belirtilerek, arsa satışı nedeniyle KDV ödenip ödenmeyeceği, alış ile satış

 arasındaki farkın kâr olarak kabul edilerek kurumlar vergisi ödenip ödenmeyeceği, geçmiş yıl zararlarının çıkacak kârdan

 mahsup etme imkânının olup olmadığı, Kurumlar Vergisi Kanunun 5/e maddesinde yer alan istisnadan faydalanıp

 faydalanılmayacağı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmiştir.

  I-KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN

            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüyle kooperati er

 kurumlar vergisi mükelle eri arasında sayılmış olmakla beraber aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k)

 bendinde, "Tüketim ve taşımacılık kooperati eri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç

 dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara

 dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (Yapı kooperati erinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek

 her bir hisse için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere

 ilen uyan kooperati er ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim

 kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya

 Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren

 ilişkisi içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan

 yapı kooperati eri kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

            Anılan Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde de; kurumların, en az iki tam yıl süreyle

 akti erinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve

 rüçhan haklarının satışından doğan kazançların fon hesabında tutulan %75'lik kısmının kurum kazancının tespitinde

 istisna olarak dikkate alınacağı hükme bağlanmış olup istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında

 herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze

 aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı ve

 aynı süre içinde işletmenin tas yesi halinde de bu hükmün uygulanacağı belirtilmiştir.

            Konu ile ilgili 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.6.2.3.4.1.Kooperati erin durumu" başlıklı

 bölümünde, istisnadan yararlanmak için gereken diğer şartların yanında istisna edilen kazancın özel bir fon hesabında

 tutulması ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda kullanılması şartıyla yapı

 kooperati erinin de bu istisnadan yararlanabilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.

            Bu hüküm ve açıklamalara göre, kooperati nizin akti nde kayıtlı bulunan arsanın bir kısmının satışından elde

 edilecek kazancın %75'lik kısmının, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ve 1 seri

 no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen şartların sağlanması koşuluyla kurumlar vergisi istisnasından

 faydalanması mümkün bulunmaktadır.

            Diğer taraftan, aynı kanunun "Zarar Mahsubu" başlıklı 9 uncu maddesinde de; kurumlar vergisi matrahının

 tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesinde her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla

 nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararların kurum kazancının tespitinde hasılattan

 indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

            Bu çerçevede, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde yer alan hükümlere göre;

 kooperati nizin .../20..tarihinden önceki dönemlerde kurumlar vergisi mükelle yetinin olmaması ve kurumlar vergisi

 beyannamesi vermemesi nedeniyle kurumlar vergisi beyannamesinde her yıla ilişkin zararların ayrı ayrı gösterilmesi

 mümkün olamayacağından, geçmiş yıllara ait zararlarını 20.. yılına ait verilecek kurumlar vergisi beyannamesinden

 indirim konusu yapması mümkün değildir.

            Ancak, kurumlar vergisi mükelle yetinin .../20.. tarihinde tesis edilmesi nedeniyle bu tarihten sonra oluşan

 zararların, kurumlar vergisi beyannamelerinde ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla kurum

 kazancının tespitinde hasılattan indirilebileceği tabiidir.

  II-KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN

            3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1'inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest

 meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu oluşturduğu hüküm altına

 alınmıştır.

            Aynı Kanunun 17/4-r maddesinde ise kurumların akti nde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en

 az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara

 borçlu olanların ve ke llerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar

 dahil) bankalara devir ve teslimlerinin KDV den istisna edildiği, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan

 kurumların, bu amaçla akti erinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimleri istisna kapsamı dışında

 olduğu, istisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme kadar indirim

 yoluyla giderilemeyen KDV nin, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde

 gider olarak dikkate alınacağı belirtilmiştir

            Bu itibarla, dilekçeniz ekindeki tapu senedi örneklerinden en az iki tam yıl süreyle kooperati niz adına kayıtlı

 olduğu anlaşılan arsaların satışı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-r maddesi hükmü gereğince katma

 değer vergisinden istisna olacaktır.

            Ancak söz konusu istisna, geri kalan arsanın tek seferde satışı halinde mümkün olabilecektir. Kalan arsanın

 dönemler halinde üyeleriniz dışındaki kişilere satılması halinde bu istisnadan yararlanılması mümkün olmayıp, bu

 işlemler kooperati niz tarafından bu kıymetlerin ticaretinin yapıldığını göstereceğinden, söz konusu satış işleminin KDV

 Kanununun 17/4-r maddesine göre KDV'den müstesna tutulması mümkün bulunmamakta olup bu işlem nedeniyle genel

 oranda (%18) KDV hesaplanması gerekmektedir.

 III-VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

            213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

            - 227 nci maddesinde, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan

 münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsikinin mecburi olduğu,

            - 229 uncu maddesinde faturanın satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı

 göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu

            - 231 inci maddesinin (5) numaralı bendinde; faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren

 azamî yedi gün içinde düzenleneceği

            - 232 nci maddesinde ise birinci ve ikinci sınıf tüccarların, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak

 mecburiyetinde olan çiftçilerin: birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; serbest meslek erbabına; kazançları basit usulde tespit

 olunan tüccarlara; defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; vergiden muaf esnafa; sattıkları emtia veya yaptıkları

 işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde oldukları

            - 262 nci maddesinde; maliyet bedelinin iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması

 münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade ettiği

            -  269 uncu maddesinde ise; iktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkullerin maliyet bedelleri ile

 değerleneceği

            hükümlerine yer verilmiştir.

            Yukarıdaki madde hükümlerinde fatura kullanma mecburiyetinde bulunanlar tadadi olarak sayılmış olup,

 kurumlar veya katma değer vergisi mükelle yeti bulunan mükelle er akti nde kayıtlı gayrimenkullerin satışından dolayı

 fatura düzenlemek zorundadırlar.  Kurumlar veya katma değer vergisi mükelle yeti bulunan kooperati er de sattıkları

 emtia ya da yaptıkları iş nedeniyle Vergi Usul Kanununa göre fatura kullanma mecburiyetleri bulunduğundan, söz

 konusu gayrimenkule ilişkin satış işleminizin tapuya tescil tarihinden itibaren, ancak tapuya tescil tarihinden önce ilen

 teslim gerçekleşmiş ise mal tesliminin gerçekleştiği tarihten itibaren azami yedi gün içerisinde fatura düzenlenmesi

 gerekeceği tabiidir.

            Öte yandan, aynı Kanunun 30.12.2003 tarih ve 25332 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5024 sayılı Kanunla

 değişik mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasında en asyon düzeltmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.

            Söz konusu Kanuna eklenen Geçici 25 inci maddede ise, mükelle erin 31.12.2003 tarihli bilançolarını bu madde

 hükmüne göre, anılan maddede hüküm bulunmayan hallerde Vergi Usul Kanununun 5024 sayılı Kanunla değişik

 mükerrer 298 inci maddesinde yer alan hükümlere göre düzeltecekleri hükme bağlanmıştır. Aynı geçici maddenin (j)

 bendinde, 2004 yılı hesap döneminden itibaren ilk defa bilanço esasına geçen mükelle erin bu maddede yer alan

 esaslara göre düzeltme yapacakları hüküm altına alınmıştır. Anılan hükmün kapsamına en asyon düzeltmesi yapılan

 dönemlerde kazançlarını bilanço esasına göre tespit etmesine rağmen gelir veya kurumlar vergisinden muaf olmaları

 nedeniyle düzeltme yapmayan mükelle er de girmektedir.

            Buna göre, kooperati nizin kurumlar vergisi mükelle yeti bulunması halinde; mükelle yetinizin tesis edildiği tarih

 itibariyle düzenlenen bilançonun anılan Kanunun geçici 25 inci maddesine göre, şartların oluşması halinde de mükerrer

 298 inci maddesine göre düzeltilmesi gerekmektedir.

            Yukarıdaki açıklamalara göre, kooperati nizce mükelle yetinin tesis edildiği tarih itibariyle düzenlenen bilanço

 Kanunun geçici 25 inci maddesine göre düzeltmeye tabi tutulması gerekmektedir.

            Aynı Kanunun geçici 25 inci maddesinin (l) bendinde ve mükerrer 298 inci maddesinin A fıkrasının 5 inci bendinde,

 en asyon düzeltmesine tâbi tutulan değerlerin elden çıkarılması halinde, bunlara ilişkin en asyon düzeltme farklarının

 maliyet addolunacağı hükmü yer almaktadır.

             Bu durumda, en asyon düzeltmesinin yapıldığı 2003 ve 2004 yıllarında arsanın kooperati nizin akti nde yer

 alması koşuluyla, (kooperati nizin .../20.. tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükelle yetinin tesis edildiğinden, bu tarih

 itibarıyla düzenlenen bilançonun akti nde yer alan) arsa için en asyon düzeltmesi yapılması ve arsayı elden çıkarmanız

 durumunda buna ilişkin en asyon düzeltme farkını arsanın maliyetine eklemeniz mümkün bulunmaktadır.

            Öte yandan, geçici 25 inci madde ve mükerrer 298 inci madde kapsamında en asyon düzeltmesi sonucu oluşan

 geçmiş yıl karları ve zararlarına ilişkin yapılacak işlemler 328, 337, 338 ve 348 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel

 Tebliğleri ile en asyon düzeltmesi uygulamasına yönelik sirkülerler de ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)    

Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

 (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

 (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh

 edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.