Kooperatifin aktifinde kayıtlı gayrimenkulün ortak dışı kişilere satışında; "sadece ortaklarla iş görülmesi" şartı ihlal edildiğinden bu şartın ihlal
Özelge: Kooperatifin aktifinde kayıtlı gayrimenkulün ortak
dışı kişilere satışında; "sadece ortaklarla iş görülmesi" şartı
ihlal edildiğinden bu şartın ihlal edildiği tarihten itibaren
adına kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi
gerektiği; gayr
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17-269
Tarih:
20/07/2010
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.17-269 20/07/2010
Konu : Kooperatif aktifindeki konutun ortak dışı kişilere satışının
KDV karşısındaki durumu.
İlgi dilekçenizde, Kooperatifinizin ortak olmayan bir kişiye aktifinizde iki yıldan fazla kalan bir
konut satmak suretiyle ortak dışı işlem gerçekleştirdiği belirtilerek, bu işlemin vergi mevzuatı
karşısındaki durumu sorulmaktadır.
I- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmüyle
kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olmakla beraber aynı kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere,
ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine
kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklar ile
iş görülmesine (Yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse
için bir iş yeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz.) ilişkin hükümler bulunup, bu
hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim
tarihine kadar yönetim ve denetim kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen
üstlenen gerçek kişilerle tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla
ilişkili olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi içinde
bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel kişiliği adına tescil
edilmiş olan yapı kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hükme göre; adı geçen kooperatif, aktifinde kayıtlı gayrimenkulün kooperatife üye olmayan bir
şahsa satması nedeniyle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (k) bendinde
yer alan "sadece ortaklarla iş görülmesi" şartını ihlal etmiş olup; bu şartın ihlal edildiği tarihten
itibaren adına kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, Anılan Kanunun "İstisnalar" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendinde;
"Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı
süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan
kazançların % 75 'lik kısmı.
Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı
satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancaksatış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır.
Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler ziya uğramış sayılır.
İstisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir
hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan
kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış
sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç)
halinde de bu hüküm uygulanır."
hükmüne yer verilmiştir.
1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin"5.6.2.3.3. Fon hesabında tutulan kazançların
işletmeden çekilmemesi" başlıklı bölümün üçüncü paragrafında, "Bu istisnanın amacı kurumların
sermaye yapılarının güçlendirilmesi, finansman sıkıntılarının giderilmesi ve bağlı değerlerinin
ekonomik faaliyetlerinde daha etkin bir şekilde kullanılmasına imkan sağlamak ve işletmelerin
finansal bünyelerini güçlendirmektir. Tasfiyeye giren şirketlerde ise böyle bir amacın olamayacağı
açıktır. Bu nedenle, istisna uygulamasında satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar
tasfiyeye girilmiş olması halinde, fon hesabında tutulması gereken kazancın işletmeden çekildiği
kabul edilecektir." açıklamasına yer verilmiştir.
Buna göre; kooperatifinizin tasfiyeye girmiş olması nedeniyle mülkiyetinde bulunan gayrimenkulün
satışından elde edilen kazancın, 5520 sayılı Kurumlar vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendinde düzenlenen satış kazancı istisnadan yararlanması mümkün
bulunmamaktadır.
II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek
faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
17/4-r maddesinde ise; kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en
az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve
teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak
hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin
vergiden istisna olduğu,
İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde
bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimlerinin istisna kapsamında yer almadığı,
istisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı döneme
kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin, teslimin yapıldığı hesap dönemine
ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacağı,
hükme bağlanmıştır.
Buna göre, gayrimenkul ticareti yapan kurum mahiyetinde olan Kooperatifinizin iki yıldan fazla
süredir aktifinde kayıtlı gayrimenkulün kooperatif üyesi olmayan üçüncü bir kişiye satılmasında,
KDV Kanununun 17/4-r maddesinde düzenlenen istisna hükmünün uygulanması mümkün
bulunmamakta olup, genel hükümler çerçevesinde KDV hesaplanması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
Vergi Dairesi Başkanı a.
Grup Müdürü
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.