Kooperatifin amacını gerçekleştirememesi nedeniyle arsasını satması ve satılan arsa bedelinin ortaklara dağıtılması halinde KDV, VUK ve KVK uygulamala

Özelge: Kooperatifin amacını gerçekleştirememesi
nedeniyle arsasını satması ve satılan arsa bedelinin
ortaklara dağıtılması halinde KDV, VUK ve KVK
uygulamalarının nasıl olacağı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.16.16.01-KV.11.22-81
Tarih: 
21/02/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.16.16.01-KV.11.22-81 21/02/2012
Konu : Kooperatifin amacını gerçekleştirememesi nedeniyle  
arsasını satması ve satılan arsa bedelinin ise ortaklara
dağıtılması halinde KDV, VUK ve KVK
 uygulamalarının nasıl olacağı
hususu
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, üyelerinizin konut ihtiyacını karşılamak amacıyla
kurulan kooperatifinizce 1992 yılında alınan arsanın, amaca ulaşılamayacağının anlaşılması üzerine
satılmasına ve satış bedelinin ortaklara dağıtılmasına karar verildiği belirtilerek, iki yıldan fazla
aktifte kalan arsanın satışında Katma Değer Vergisi, Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi ve Vergi Usul
Kanunları yönünden uygulamaların nasıl olacağı ve 1992 yılında 800.000.000-TL'na aldığınız
arsanın 2010 yılındaki maliyetinin tespiti konusunda bilgi talep edilmektedir.
            A) Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden:
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
hükmüyle kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olmakla beraber aynı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, tüketim ve taşımacılık kooperatifleri
hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu
başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve
sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin
kurumlar vergisinden muaf olduğu hüküm altına alınmıştır.
            Diğer taraftan, aynı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların
en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip
oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlarının %
75'lik kısmı maddede belirtilen şartlar çerçevesinde kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur.
            Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan
kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur.
Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi
şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında
tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziya uğramış sayılır.
            Ayrıca, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "5.6.2.3.4.1. Kooperatiflerin durumu"
başlıklı bölümünde, yapı kooperatiflerinin de önceki bölümlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde
söz konusu istisnadan yararlanabilmesinin mümkün olduğu, ancak, istisna edilen kazancın özel bir
fon hesabında tutulması, hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları doğrultusunda
kullanılması gerektiği belirtilmiştir.            Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, üyelerin konut ihtiyacını karşılamak amacıyla
kurulan kooperatifinizin bu amaca ulaşamaması nedeniyle kooperatife ait arsanın satışı, Kurumlar
Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde belirtilen şartlardan "sadece
ortaklarla iş görülmesi" şartını ihlal etmiş olacağından; bu satış işleminin gerçekleştiği tarihten
itibaren kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.
            Öte yandan, taşınmazın kooperatifinizin aktifinde iki yıldan fazla bulunması nedeniyle
Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesinde yer alan diğer şartların da sağlanması halinde
taşınmaz satışından elde edilecek kazancın % 75'inin kurumlar vergisinden istisna edilmesi
mümkün bulunmakta; ancak söz konusu satıştan doğan kazançların, kooperatif ortaklarına
dağıtılması, satışın yapıldığı yılı izleyen beş yıl içinde fon hesabından başka bir hesaba (sermayeye
ilave hariç) nakledilmesi, işletmeden çekilmesi ve bu süre içinde tasfiyeye girilmesi halinde, anılan
istisna hükmünden yararlanılamayacak olup satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında
tahakkuk ettirilmeyen vergilerin de ziyaa uğrayacağı tabiidir.
            Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (2)
numaralı bendinde; iştirak hisselerinden doğan kazançların (Limited şirket ortaklarının, iş
ortaklıkları ortaklarının ve komanditerlerin kâr payları ile kooperatiflerin dağıttıkları kazançlar bu
zümreye dahildir. Kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları muamelelerden doğan kârların ortaklara,
kooperatifle yaptıkları muameleler nispetinde tevzii, kazanç dağıtımı sayılmaz.) menkul sermaye
iradı olduğu belirtilmiş olup, 94 üncü maddenin birinci fıkrasının (6/b-i) bendinde ise; tam mükellef
kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara
ve gelir vergisinden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından (kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.)
%15 oranında vergi kesintisi yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
            Bu çerçevede, kooperatifin sahip olduğu söz konusu arsanın satışından elde edilen kazanç
ile bu kazançların değerlendirilerek nemalandırılmasından elde edilen gelirlerin ortaklara
dağıtılması durumunda Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6/b-i bendine göre %15
oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması ve muhtasar beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.
            B)-Vergi Usul Kanunu Yönünden:
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 262 nci maddesinde; "Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin
iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri
bilumum giderlerin toplamını ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.
            Aynı Kanunun 269 uncu maddesinde ise; "İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller
maliyet bedelleri ile değerlenir..." hükmü mevcuttur.
            Öte yandan; Vergi Usul Kanununun Mükerrer 298 inci maddesi, 5024 sayılı Kanunun 2 nci
maddesi ile 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilerek "Enflasyon düzeltmesi ve
yeniden değerleme oranı" başlığı altında yeniden düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme ile mali
tabloların enflasyonun etkisinden arındırılması ve böylece vergileme üzerindeki enflasyondan
kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesi amaçlanmış olup, 31.12.2003 tarihli mali tabloların
düzeltme işlemine ilişkin hükümlere ise aynı Kanuna eklenen Geçici 25 inci maddesinde yer
verilmiştir.
            Mezkur Kanunun Mükerrer 298 inci maddesinde; "A) Malî tablolarda yer alan parasal
olmayan kıymetler aşağıdaki hükümlere göre enflasyon düzeltmesine tâbi tutulur.
            1.Kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri fiyat
endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100'den ve içinde
bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması halinde malî tablolarını enflasyon düzeltmesine
tâbi tutarlar. Enflasyon düzeltmesi uygulaması, her iki şartın birlikte gerçekleşmemesi halinde sona
erer..." hükmüne yer verilmiştir.
            Aynı Kanunun Geçici 25 inci maddesinin (J) bendinde ise; 2004 yılı hesap dönemindenitibaren ilk defa bilanço esasına geçen mükelleflerin bu maddede yer alan esaslara göre düzeltme
yapacakları hüküm altına alınmış olup, bu hükmün kapsamına enflasyon düzeltmesi yapılan
dönemlerde kazançlarını bilanço esasına göre tespit etmesine rağmen gelir veya kurumlar
vergisinden muaf olmaları nedeniyle düzeltme yapmayan mükellefler de girmektedir.
            Buna göre; kooperatifinizin bilançosunda yer alan arsaları maliyet bedeli ile değerlemeniz
ve kurumlar vergisi mükellefiyetinizin tesis edildiği tarih itibariyle de düzenlenen bilançonuzun
Vergi Usul Kanununun geçici 25 inci maddesine göre, şartların oluşması halinde aynı Kanunun
mükerrer 298 inci maddesine göre enflasyon düzeltmesine tabi tutmanız gerekmektedir.
            C- Katma Değer Vergisi Kanunu Yönünden:
            3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1  inci maddesi ile Türkiye'de ticari, sınai,
zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi
olduğu hüküm altına alınmıştır.
            Aynı Kanunun 5615 sayılı Kanunla değişik 17/4-r maddesinde ise; kurumların aktifinde veya
belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile
taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve
kefillerinin  borçlarına karşılık  taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan
satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerinin KDV'den istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
            İstisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların bu amaçla aktiflerinde
bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisselerinin teslimleri istisna kapsamı dışındadır.
            İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve teslimin yapıldığı
döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisi, teslimin yapıldığı hesap
dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.
            Buna göre, kooperatifinizce satışa konu edilen arsaların mutad taşınmaz alım satımı ticareti
kapsamında olmaması ve en az iki tam yıl süreyle kooperatifiniz aktifinde yer alması koşuluyla KDV
Kanunu'nun 17/4-r maddesinde yer alan istisna hükmünden yararlanabilmeniz mümkün
bulunmaktadır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.