Köy tüzel kişiliğinin bağış olarak tahsilat yapması durumunda mükellef olup olmayacağı hk

Köy tüzel kişiliğinin bağış olarak tahsilat yapması
durumunda mükellef olup olmayacağı hk
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.22.15.01-125-33
Tarih: 
04/06/2015
T.C.
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI
EDİRNE VERGİ   DAİRESİ BAŞKANLIĞI
MÜKELLEF   HİZMETLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ
 
   
Sayı : 60938891-125-33 04/06/2015
Konu : Köy tüzel kişiliğinin bağış olarak  
tahsilat yapması   durumunda
mükellef olup olmayacağı hk
         
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, …..  Malmüdürlüğü tarafından Köy Tüzel Kişiliğinize
tahsis edilmiş olan ………. mevkiine gelen araçlardan araç başına 10-15 TL ….  İlçe Özel İdaresi
Müdürlüğünün onayladığı tahsilat makbuzu ile bağış olarak para tahsil ettiğinizi, buna karşılık
halka sunulmak üzere çevreyi ve sahili korumak amacıyla, sahillerde duş, soyunma kabinleri,
tuvalet, şezlong ve güneş şemsiyeleri bulundurduğunuzu, bunları kullananlardan veya sahile yaya
girenlerden ayrı ayrı para talep etmediğinizi, sadece araçlardan araç başına bağış olarak para
aldığınızı, kar amacı gütmediğinizi, toplanan bağışları köyünüzün ihtiyaçları için kullandığınızı
belirterek,  Köy  Tüzel  Kişiliğinizin  bu  faaliyetinin  iktisadi  işletme  olarak  değerlendirilip
değerlendirilmeyeceği ile Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi bakımından mükellef olup
olmayacağınız hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmiştir.
 
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde,
iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci
maddesinin üçüncü fıkrasında da; devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine
ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında
kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; 6 ncı fıkrasında ise iktisadi
kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri,
faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız
muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının
mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar
olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini
değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
 
            Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi
Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşlarının ticari, sınai veya zirai bir işletme
oluşturup oluşturmadığı hususunda, bu Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate
alınması gerektiği belirtilmiştir.
 
            Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde ise; iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin
belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz
etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temelözelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal
alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek
saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi
faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak
kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi
işletme olma vasfını değiştirmeyeceği, ayrıca kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin
konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve
devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğu kabul
edileceği ve faaliyetin dönemsel veya mevsimlik olması (havuz ve plaj işletmeciliği gibi), işin niteliği
nedeniyle faaliyetin devamlılığına engel teşkil etmeyeceği ifade edilmiştir.
 
            Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde ticarî, sınaî,
ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'nin
konusuna girdiği; mezkur Kanunun 8 inci maddesinde ise mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu
işleri yapanların katma değer vergisi mükellefi olduğu hüküm altına alınmıştır.
 
            Buna göre, vergi uygulamaları bakımından Köyünüzün tüzel kişiliği itibarıyla kurumlar
vergisi mükellefiyeti bulunmamaktadır. Ancak, ……………. mevkiine gelen araçlardan bir bedel
alınması sebebiyle Köyünüze bağlı bir iktisadi kamu kuruluşu oluşacağından söz konusu iktisadi
kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi ve katma değer vergisi  mükellefiyeti tesis edilmesi
gerekmektedir.
 
            Bilgilerinizi rica ederim.
  
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.