Lehe ve aleyhe oluşan kur farkları hk.

Özelge: Lehe ve aleyhe oluşan kur farkları hk.

Sayı:

B.07.1.GİB.0.01.53-010-19

Tarih:

02/11/2011

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

GELİR YÖNETİMİ DAİRE BAŞKANLIĞI-I

Sayı : B.07.1.GİB.0.01.53-010-19 02/11/2011

Konu : Lehe ve aleyhe oluşan kur farkları

 İlgide kayıtlı yazınız ekinde alınan ... Nak. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait 26/05/2008 tarihli dilekçe

incelenmiş olup, gerekli açıklamalar aşağıda yapılmıştır.

 KDV Kanununun 20 nci maddesinde; KDV nin matrahı, teslim ve hizmet işlemlerinin

karşılığını teşkil eden bedel olduğu hükme bağlanmış; bedel deyimi ise alıcının ödediği veya

borçlandığı para, mal ve diğer şekillerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve

değerler toplamı olarak tanımlanmıştır.

 Aynı Kanunun 24 üncü maddesinin (c) bendine göre de; "Vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim

gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve

değerlerin" KDV matrahına dahil bulunduğu, aynı Kanunun 26 nci maddesinde ise bedelin döviz ile

hesaplanması halinde dövizin, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden

Türk parasına çevrileceği hüküm altına alınmıştır.

 Buna göre, kur farklarının KDV ye tabi tutulabilmesi için vergiyi doğuran olayın vuku

bulduğu tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında ortaya çıkması, KDV matrahıyla bir ilişkisinin

bulunması ve KDV matrahında bir değişiklik meydana getirmesi gerekmektedir. Dolayısıyla KDV

matrahıyla ilişkilendirilemeyen kur farkları üzerinden KDV hesaplanmasına gerek

bulunmamaktadır.

 Bu açıklamalar çerçevesinde;

 1- Bedelin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlendiği yurtiçi satışlar nedeniyle

teslimin gerçekleştiği tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında lehe veya aleyhe oluşan kur

farkları üzerinden kural olarak, KDV hesaplanması gerekmektedir.

 2- Döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak düzenlenen çek ve senetlerin ciro edildikleri

veya kırdırıldıkları tarih itibariyle ödeme gerçekleşmiş olduğundan, vergiyi doğuran olayın vuku

bulduğu tarih ile çek veya senetlerin ciro edildikleri ya da kırdırıldıkları tarih arasında lehe veya

aleyhe bir kur farkı oluşmuşsa, 105 Seri No.lu KDV Tebliğinin (E) bölümündeki açıklamalar

çerçevesinde hareket edilecektir.

 3- Söz konusu çek ve senetlerin ciro edildikten veya kırdırıldıktan (ödeme

gerçekleştirildikten) sonra nihai olarak tahsil edildiği tarihe kadar oluşacak kur farklarının KDV

matrahı ile bir ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, döviz cincinden veya dövize endeksli olarak

düzenlenen ve vade tarihinden önce ciro edilen veya kırdırılan çek ve senetlerin ciro veya kırdırılma

tarihinden sonra oluşan ve işlemin matrahında herhangi bir değişiklik meydana getirmeyen kur

farkları için fatura düzenlenmesine ve KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

 4- Mal teslimi veya hizmet ifası karşılığında alınan dövize endeksli çek ve senetlerin ödeme

tarihinden önce dönem sonlarında yapılan değerleme nedeniyle ortaya çıkan ve bu aşamada işlemin

matrahıyla ilişkilendirilmesi söz konusu olmayan kur farkları için de fatura düzenlenmeyecek ve

KDV hesaplanmayacaktır.

 5- Ancak bedelin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlendiği satışlar nedeniyle

teslimin gerçekleştiği tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında lehe veya aleyhe oluşan kur

farkları için fatura düzenlenmişse ve düzenlenen bu faturada KDV hesaplanmışsa, hesaplanan bu

KDV nin beyan edilerek ödeneceği tabiidir.

 Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.