Mahkeme kararına göre ödenen hizmet bedeli ve yasal faizin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.
Özelge: Mahkeme kararına göre ödenen hizmet bedeli ve
yasal faizin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.
Sayı:
39044742-KDV.29-793
Tarih:
07/04/2014
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü
Sayı : 39044742-KDV.29-793 07/04/2014
Konu : Mahkeme kararına göre ödenen hizmet bedeli ve yasal
faizin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; 2008 yılında sözleşme karşılığı Şirketinizin aktifinde
kayıtlı gayrimenkulün çatısının yapımı için bir yapımcı firma ile 663.726,40 TL ye anlaştığınız, 2008
yılında 535.000,00 TL sini ödediğiniz, yapımcı firmanın sözleşme şartlarına uygun şekilde işi
yapmaması ve öngörülen süre içerisinde tamamlayıp teslim etmemesi üzerine yapımcı firmanın
2009 yılında düzenlediği hizmet faturasını yasal kayıtlarınıza almadan iade ettiğiniz, yapımcı
firmanın konuyu mahkemeye taşıdığı ve 2012 yılında neticelenen davayı Şirketinizin kaybettiği,
Mahkeme kararı gereği kalan 128.726,40 TL hizmet bedeli ve yasal faizlerini ödediğiniz belirtilerek,
2009 yılında yapımcı firma tarafından düzenlenen faturanın gider olarak indirim konusu yapılıp
yapılamayacağı ile faturada yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı
hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmış olup konu hakkında Başkanlığımızın görüşü aşağıda
açıklanmıştır.
KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde;
kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı
üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç
hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkeme kararına istinaden
ödenen yasal faize isabet eden kısım ise Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (3) numaralı bendine göre kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu
yapılabilecektir."
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde; safi kazancın tespit edilmesinde
indirilecek giderler sayılmış olup maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde, işle ilgili olmak
şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve
tazminatların, (7) numaralı bendinde ise; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan
amortismanların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceğine dair hükümlere yer
verilmiştir.
Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası"
ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş
olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin hukuken tekemmül etmesinin yanı sıra, işlemden
kaynaklanan alacağın veya borcun belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında, vergi
kanunlarında özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, gelir veya giderin mahiyet ve tutar itibariyle
tahakkuk ettiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Buna göre, şirketinizin taşınmazının çatısının onarımı ile ilgili olarak hizmeti veren firmanın
işi sözleşme şartlarına uygun şekilde yapmaması ve öngörülen sürede tamamlayamaması nedeniyle2009 yılında tarafınıza düzenlenen, ancak, kayıtlarınıza alınmayan ve ödenmeyen hizmet faturası
bedelinin, 2012 yılında verilen mahkeme kararına istinaden ödenmesi nedeniyle, bu dönemde
taşınmazın maliyet bedeline eklenmesi ve amortisman ayrılmak suretiyle Gelir Vergisi Kanununun
40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının(7) numaralı bendine göre gider olarak dikkate alınması
mümkündür.
KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun; 1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai
faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye
tabi olduğu hükmüne yer verilmiş; 10/a maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın
teslimi veya hizmetin yapılması; 10/b maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından
önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı
olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana
geldiği belirtilmektedir.
KDV Kanununun;
29/1 maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma
değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine
yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde
gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri,
29/3 maddesinde, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı
aşılmamak şartıyla, ilgili belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde
kullanılabileceği,
hükümleri yer almaktadır.
Bu hükümler uyarınca, Şirketinize 2009 yılında ifa edilen hizmete ilişkin olarak düzenlenen,
ancak sözleşme şartlarına uygun ve süresi içerisinde teslim edilmediği gerekçesiyle kayıtlarınıza
alınmayan faturadaki katma değer vergisinin, 2012 yılında aleyhinize sonuçlanan yargı kararına
istinaden indirim hesaplarına alınması mümkün değildir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.