Mahkeme kararlarına göe 5403 sayılı Kanun kapsamında yapılacak olan rıza-i taksim işleminde tapu harcı ödenip ödenmeyeceği, ödenecekse hangi bedel üze

Mahkeme kararlarına göe 5403 sayılı Kanun kapsamında
yapılacak olan rıza-i taksim işleminde tapu harcı ödenip
ödenmeyeceği, ödenecekse hangi bedel üzerinden
ödeneceği hk.
Sayı: 
90792880-140.04.01[2014/273]-206850
Tarih: 
23/08/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 90792880-140.04.01[2014/273]-206850 23.08.2016
Konu : Tapu Harcı  
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ve .. 4.
Asliye Hukuk Mahkemesinin kararlarına istinaden 5403 sayılı Kanun kapsamında yapılacak olan
rıza-i taksim işleminde tapu harcı ödenip ödenmeyeceği, ödenecekse hangi bedel üzerinden
ödeneceği hususunda görüş talep edildiği anlaşılmıştır.
  
492 sayılı Harçlar Kanununun 57 nci maddesinde tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna
bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olduğu, 63 üncü maddesinin
birinci fıkrasında da bu Kanunda sözü edilen "kayıtlı değer" veya "emlak vergisi değeri" deyiminin;
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre belirlenen vergi değerini ifade ettiği
belirtilmiştir.
  
Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin "I-Tapu İşlemleri" başlıklı bölümünün 3 üncü
maddesinin (a) fıkrasında; "Terekeye dahil taşınmaz malların kanuni ve atanmış mirasçılar arasında
aynen veya ifrazen yapılacak taksiminde kayıtlı değer üzerinden binde 22,7" oranında harç
alınacağı hüküm altına alınmıştır.
  
Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin yukarıda açıklanan I-3/(a) maddesi, miras ortaklığının sonaerdirilmesi amacıyla terekeye dahil taşınmazların mirasçılar arasında aynen veya ifrazen
paylaşılmasına yönelik düzenlenmiştir.
  
Aynı Kanunun 123 ncü maddesinde de, özel kanunlarla harçtan muaf tutulan kişilerle, istisna
edilen işlemlerden harç alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
  
Öte yandan, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun Geçici 5 inci
maddesinde;
          
"Bu maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı yapılmamış tarımsal
arazilerin devir işlemleri, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümlerine göre
tamamlanır.
  
Bu maddenin yayımı tarihinden önce tarımsal arazilerin paylaşımına ilişkin olarak açılmış ve
hâlen devam etmekte olan davalarda, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümleri
uygulanır.
  
Bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde birinci fıkraya göre yapılacak devir
işlemleri harçlardan müstesnadır. Bu süre Bakanlar Kurulu tarafından iki yıl uzatılabilir"
 
   hükmü yer almaktadır.    
 Söz konusu madde ile, maddenin yayımı tarihi itibarıyla mirasçılar arasında paylaşımı
yapılmamış tarımsal arazilerin intikal işlemlerinin hızla yapılması özendirilmekte olup, 6537 sayılı
Kanunun yayımı tarihinden önce gerçekleşen ölümlerde, aynı Kanunun yayımı tarihi itibarıyla henüz
paylaşımı yapılmamış (intikali yapılmamış veya elbirliği mülkiyet esaslarına göre intikali yapılmış)
tarımsal arazilerin, maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl içinde mirasçılara paylı mülkiyet
olarak devir işlemlerinde harç istisnası uygulanması gerekmektedir.
 
Öte yandan, 5403 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin ikinci fıkrası da göz önünde
bulundurulduğunda, mirasçılar arasında "miras taksim sözleşmesi veya rızai taksim suretiyle" veya
mirasçıların kendi aralarında paylaşım yapamamış olması nedeniyle (mirasçıların 5403 sayılı
Kanunun öngördüğü şekilde anlaşamamaları halinde mahkeme kararıyla yapılacak paylaşım
muafiyet kapsamı dışında olmakla birlikte) "mahkeme kararıyla" hisselerin belirlenip tapuda devre
ilişkin tescil işleminin yapılmamış olması durumunda, söz konusu gayrimenkulün paylaşımı
yapılmamış olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
 
Özelge talep formu ekinde yer alan … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin …/5/2014 tarih ve
E:2013/…, K:2013/…. sayılı kararının incelenmesinden, Halime …'in Türk Medeni Kanununun "Akıl
hastalığı veya akıl zayıflığı" başlıklı 405 inci maddesi uyarınca kısıtlandığı, vasisi olarak tayin edilen
Zübeyde …'in vekili tarafından verilen 18/2/2014 ve 17/3/2014 tarihli dilekçelerde, kısıtlı ile vasinin
birlikte hissedar oldukları Ankara İli … İlçesi … Mahallesi … ada 7 parselde kain … no'lu mesken
nitelikli daireler, … Mahallesi … parseller ile … da 10 parsel, … ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için
kendi aralarında rızai taksim yaptıklarının bildirilerek gayrimenkullerin rızai taksimine karar
verilmesinin talep edildiği, mahkemenin …/1/2014 tarih ve E:2014/…, K:2014/… sayılı kararı ile
Halime …'in hisselerinin bulunduğu taşınmazlarla ilgili rızai taksim sözleşmesi ve bununla bağlantılı
diğer işlemlerde kısıtlıyı temsil etmek, hak ve menfaatini korumak üzere Şerafettin …'ın kayyım
olarak atanmış olduğu belirtilerek, talebin kabulü ile taksim işleminin yapılabilmesi için kayyım
Şerafettin …'a izin ve yetki verilmesine, kararın onay için … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine
gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
 
Konu hakkında … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen …/06/2014 tarihli ve E:2014/…,
K:2014/… sayılı kararda ise Türk Medeni Kanunu gereğince vesayet makamının talimatı ile vesayet
altındaki kişinin menfaatinin gerekli kıldığı hallerin mümkün olup, kısıtlının malları hakkında TMK
463/5 maddesi gereğince "Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılmasına" izin
verilebileceği, vesayet makamının yaptığı yargılama kapsamına ve alınan bilirkişi raporuna göre,
kısıtlının dava konusu taşınmazlarda veraseten intikal hükümlerine göre mirasçı olarak hissedar
olması, mirasçılık hissesi ve hissenin değeri ile kısıtlı adına dava konusu taşınmazlardaki
hisselerinin rızai taksimine izin verilmemesi halinde kısıtlının menfaatlerinin haleldar olacağı, bu
çerçevede kısıtlının menfaatleri nazara alındığında, kısıtlı Halime …'e verilecek gayrimenkullerin
tutarının veraset belgesindeki hisse miktarından fazla olduğundan taksim sözleşmesinin kısıtlı
Halime … yararına ve menfaatine olacağı değerlendirilmiş olmakla, kayyım Şerafettin …'a talep
konusu taşınmazlarda taksim işleminin yapılabilmesi ve ilgili tapu sicil müdürlükleri ve tüm resmikurum ve kuruluşlardaki işlemleri yapması için izin ve yetki verilmesi yönündeki kararın
onaylanması gerektiği belirtilerek, taksim işleminin yapılabilmesi için Şerafettin COŞAR'a izin ve
yetki verilmesine dair kararın onaylanmasına hükmedilmiştir.
 
Buna göre, Halime … ile Zübeyde …'e 5/6/2013 tarihinde intikal eden ve Türk Medeni Kanunu
gereğince açıldığı anlaşılan dava sonucu verilen karar gereğince taraflar arasında rızai taksim
sözleşmesi ile hisseleri belirlenen taşınmazlara elbirliği mülkiyet esaslarına göre sahip olunması ve
söz konusu taşınmazların tarımsal arazi niteliğinde olması halinde, maddenin yayımı tarihi olan
15/05/2014 tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılmak kaydıyla, bahsi geçen taşınmazların devrine
ilişkin işlemlere 5403 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesi uyarınca harç istisnası uygulanması
gerekmekte olup, mesken ve arsa niteliğindeki taşınmazların ise söz konusu istisna hükmünden
faydalandırılması mümkün bulunmamaktadır. 
      
Öte yandan, rıza-i taksim yapılan ve veraset yoluyla intikal etmiş meskenler ile tarımsal arazi
niteliğinde olmayan gayrimenkullerin ifrazı sırasında 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı
tarifenin 1/3 üncü maddesinin (a) fıkrasına göre harç tahsil edilmesi gerekmektedir.
  
Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge
geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla
vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi
hesaplanmayacaktır.