Mahsuben tahsil edilmek üzere çiftçiye verilen tohum ve gübre bedellerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hk.

Mahsuben tahsil edilmek üzere çiftçiye verilen tohum ve
gübre bedellerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp
yapılmayacağı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.54.15.01-120[94-2017-37]-5400
Tarih: 
09/02/2018
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
SAKARYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 41931384-120[94-2017-37]-5400 09.02.2018
Konu : Mahsuben tahsil edilmek üzere  
çiftçiye verilen tohum ve gübre
bedellerinden gelir vergisi tevkifatı
yapılıp yapılmayacağı hk.
         
 
 
 
 
İlgi :18/09/2017 tarihli özelge talep formunuz.
 
İlgide kayıtlı özel talep formunuzun incelenmesinden, kurumunuz tarafından çiftçilere sözleşmeli
olarak pancar ekimi yaptırıldığı, kurumunuzca toplu olarak satın alınan gübre ve tohumun çiftçilere
ihtiyacı kadar dağıtılarak bedeli çiftçilerin kurumunuza teslim edeceği pancar bedelinden
mahsuben tahsil edilmek üzere fatura edildiği ve söz konusu faturaya ilişkin çiftçilerin
borçlandırılmasına dair bu işlemin ayni avans olarak değerlendirildiği ve stopaja tabi tutulduğu
ancak çiftçiye söz konusu gübre ve tohum tesliminin bir avans değil satış işlemi olduğu ve nakden
ve hesaben bir ödemenin gerçekleşmediği, bu nedenle gübre ve tohum teslimine ilişkin çiftçinin
borçlandırılması işleminin stopaja tabi tutulmaması gerektiği belirtilerek konu hakkında görüş talep
edildiği anlaşılmıştır.
 
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında, zirai faaliyetten doğan
kazancın zirai kazanç olduğu hükme bağlanmış, ikinci fıkrasında ise zirai faaliyetin; arazide, deniz,
göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan
doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin
istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını
veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade ettiği, 53 üncü maddesinde ise
çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançların, bu Kanunun 94 üncü maddesine göre hasılatları üzerinden
tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirileceği belirtilmiştir.
 
Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu
müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortakları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıflarıniktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur
olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilânço veya zirai işletme esasına göre
tespit eden çiftçilerin maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil)
nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat
yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmış olup, anılan fıkranın (11) numaralı bendinde de, vergi
tevkifatı yapmakla yükümlü kişi, kurum ve kuruluşlarca, çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller
için yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı belirtilmiş ve bu tevkifat oranları, hayvanlar ve
bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın
alınanlarda % 1, bunun dışında kalanlarda % 2; diğer zirai mahsulleri için ticaret borsalarında tescil
ettirilerek satın alınanlarda % 2, bunun dışında kalanlarda % 4 olarak belirlenmiştir.
 
Yine aynı Kanunun "Vergi tevkifatında uyulacak esaslar" başlıklı 96 ncı maddesinin birinci
fıkrasında "vergi tevkifatı, 94 üncü madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan
ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve
iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri
ifade eder." denilmek suretiyle, tevkifat uygulamasında hesaben ödemeyle ilgili hususlara açıklık
getirilmiştir.
 
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Müstahsil Makbuzu" başlıklı 235 inci maddesinde,
"Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenler ve defter tutmak
mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın aldıkları malların
bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalayarak satıcı
çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi adına bir
adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza
olunur.
 
Çiftçiden avans üzerine yapılan mübayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir.
 
Müstahsil makbuzunun tüccar veya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer. ..."
hükmü yer almaktadır.
 
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, kurumunuzca satın alınarak çiftçilere
dağıtılan gübre ve tohum bedelleri, daha sonra tarafınıza yapılacak olan mal teslimlerinde
yapacağınız ödemelerin avansı mahiyetinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu
avans tutarları üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
 
Diğer taraftan, kurumunuzca, gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilere ürün bedellerinin
ödenmesi sırasında müstahsil makbuzu düzenlenmesi ve ürün bedellerinin toplamı üzerinden gelir
vergisi tevkifatı yapılarak, daha önce avans bedelleri üzerinden kesilen vergilerin toplam gelir
vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilebileceği tabiidir.
 
Bilgi edinilmesini rica ederim.
    
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.