Mal tesliminde irsaliyeli faturada imza.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı :11395140-105[229-2012/VUK-1- . . .]--2860 08/10/2012
Konu :Mal tesliminde irsaliyeli faturada imza.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, bir gerçek kişi müşterinize yaptığınız mal ve hizmet satışına ilişkin olarak
düzenlediğiniz irsaliyeli faturanın müşterinizin ikamet adresinde bulunmaması nedeniyle kızına teslim edildiği, bu kişinin
irsaliyeli faturayı teslim alan kişi olarak imzadan imtina ettiği, ancak kendisinin bir tutanak düzenleyerek mal ve hizmet
faturalarını babasının yerine tebliğ aldığı belirtilerek bu durumda fatura ve mal tesliminin geçerli olup olmadığı
hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve
serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanunun 2/1 inci maddesinde ise teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına
hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olarak tanımlanmıştır.
Ayrıca bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii de teslim hükmünde
olup, malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin başlatılması veya
nakliyeciye veya sürücüye tevdi edilmesi de mal teslimi sayılmaktadır.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan 1 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin II-Teslim ve Teslim sayılan haller başlıklı A-2
Teslim bölümünde açıklandığı üzere, teslim ilinin tamamlanması için malın gönderildiği yere mutlaka varması veya bu
gönderme veya tevdi etmenin alıcının ıttılaına ulaşması da şart değildir. Alıcının bilgisi dışında dahi olsa, malın alıcı adına
hareket eden bir kişiye mesela alıcının memuru veya vekiline veya gönderilmek üzere nakliyeciye veya sürücüye tevdii
halinde de teslim gerçekleşmiş sayılacaktır.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye
dayanılarak yayımlanan 211 sıra no. lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile fatura ve sevk irsaliyesinin ayrı belgeler olarak
değil, isteyen mükelle er açısından "irsaliyeli fatura" adı altında tek belge olarak düzenlenmesi ve kullanılması esası
getirilmiştir.
Söz konusu Genel Tebliğin (e) bölümünde, irsaliyeli faturada; faturayı düzenleyenin adı, ticari ünvanı, iş adresi,
bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, malın nev'i, miktarı, yatı ve tutarı ile nereye ve kime gönderildiği,
müşterinin adı, ticari unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, faturanın seri ve müteselsil sıra numarası,
düzenleme tarihi ve saati ile anlaşmalı matbaa ile ilgili bilgilere yer verilmesi gerektiği ve bu bilgilerin eksik olması halinde
irsaliyeli faturanın hiç düzenlenmemiş sayılacağı açıklanmıştır.
Buna göre, şirketinizce satılan ürünler ve hizmetin ifasına ilişkin olarak düzenlenen irsaliyeli faturalar alıcının
ikametgah adresine teslim edildiğinden katma değer vergisi açısından teslim gerçekleşmiş olacağından malın alıcıya değil
de ikametgah adresinde bulunan kişiye teslim edilmesi durumu değiştirmemektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*)
Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh
edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.