Malın çalınması veya kaybolması halinde ödenen tazminatın gider kaydedilip kaydedilemeyeceği hk.

Özelge: Malın çalınması veya kaybolması halinde ödenen
tazminatın gider kaydedilip kaydedilemeyeceği hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-908
Tarih: 
08/03/2012
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-908 08/03/2012
Konu : Malın çalınması veya kaybolması halinde ödenen  
tazminatın gider olarak yazılması.
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, verdiğiniz hizmetlere yönelik sigorta poliçeleri
yapılarak her türlü nakit, kıymetli evrak, kıymetli maden ve benzeri kıymetli malların güvenlikli
şekilde toplanması, sayılması, dağıtılması, ilgili kişilere temininin sağlanması işini, ... araçlar ile
yaptığınızı, para taşımacılığı ve dağıtım hizmetlerinde çalınan veya kaybolan kıymetlerin
olabildiğini, bunun karşılığında da Kurumunuzun, çalınan veya kaybolan paralarla ilgili müşterinizin
zararını karşıladığını ve sigorta muafiyet kapsamı dışında kalan kısmı sigortadan tazmin edildiğini
belirterek Vergi Usul Kanununun 329 ve 330 uncu maddelerine göre uygulamanızın doğru olup
olmadığı ile sigorta şirketinden alınan tazminatın muhasebeleştirilmesi ve kurum kazancı ile ilişkisi
hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
             5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesiyle,
kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı
üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
             Safi kurum kazancının tespiti için atıfta bulunulan Gelir Vergisi Kanununun 37 nci
maddesinde ticari kazancın tarifi yapılmış, safi kazancın tespit edilmesi için indirilebilecek giderlere
Kanunun 40 ıncı maddesinin bentlerinde, safi kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi kabul
edilmeyen ödemelere de Kanunun 41 inci maddesinin bentlerinde yer verilmiştir.
             Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesiyle, ticari kazanç gibi
hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükelleflerin maddede yazılı giderleri hasılattan ayrıca
indirmelerine olanak sağlanmış, Kanunun 11 inci maddesiyle de kurum kazancının tespitinde hangi
indirimlerin yapılmasının kabul edilmeyeceği belirlenmiştir.
             Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan
hüküm gereğince de sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere
kurumun kendisinin, ortaklarının yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve
manevi zarar tazminat giderlerinin kurum kazancının tespitinde indirilmesi mümkün değildir.
 
            Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 330 uncu maddesinde, emtia ve zirai mahsul
ve hayvan kıymetlerinde vukua gelen zayiat dolayısıyla alınan sigorta tazminatlarının bunların
değerlerinden fazla olursa bu fazlalığın kara alınacağı, işletme hesabı esasında tutulan defterde bu
tazminatın hasılat kaydedileceği hükmü bulunmaktadır.
            Dilekçenizin tetkikinden müşterilerinize ait olan banknot, altın, madeni para gibi kıymetlerinnakliyesi hizmetini ifa eden bir Kurum olduğunuz, söz konusu kıymetlerin aktiflerinize
kaydedilmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre Vergi Usul Kanununun 329 ve 330
uncu maddelerinin tereddüt konusu ile ilgisi olmayıp, olayınızda tatbik edilmesi mümkün değildir.
            Diğer taraftan, çalınan veya kaybolan kıymetlerin gider yazılması mümkün olmadığı gibi
para taşımacılığı ve dağıtım hizmetlerinde kaybolan veya çalınan kıymetlere ilişkin tutarların karşı
tarafa tazmin edilmesi nedeniyle yapılan ödemelerin de kurum kazancının tespitinde gider olarak
dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. Bununla birlikte, çalınan kıymetler ile ilgili olarak
sigortadan alınan tazminatların emtianın değerini aşan kısmının gelir olarak dikkate alınması
gerekmektedir.
           Bilgi edinilmesini rica ederim.
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.