Miadı dolan ilaçların takdir komisyonu olmaksızın imha edilmesi durumunda stok değerlerinin gider olarak kaydedilip kaydedilemeyeceği ve ödenmiş olan

Özelge: Miadı dolan ilaçların takdir komisyonu olmaksızın
imha edilmesi durumunda stok değerlerinin gider olarak
kaydedilip kaydedilemeyeceği ve ödenmiş olan kdv nin
indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.0.06.29-010-9
Tarih: 
06/04/2012
 
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 
   
Sayı :B.07.1.GİB.0.06.29-010-9 06/04/2012
Konu :Miadı dolan ilaçların takdir komisyonu olmaksızın imha  
edilmesi durumunda stok değerlerinin gider olarak
kaydedilip kaydedilemeyeceği ve ödenmiş olan kdv nin
indirim konusu yapılıp yapılamayacağı
 
            İlgide kayıtlı dilekçenizin incelenmesinden, depolarınızda yer alan miadı dolmuş, hasar
görmüş, üretimden kalkmış ve insan sağlığını tehdit eden ilaçların ve ilaç hammaddelerinin tespiti
için ... Üniversitesi ... Anabilim Dalına başvurarak bir bilirkişi raporu aldığınız, ayrıca imha edilecek
ilaçlar ve ilaç hammaddeleri için .... Sağlık Grup Başkanlığı yetkilileri tarafından bir tespit
tutanağının tarafınıza verildiği, ancak ... İl Çevre ve Orman Müdürlüğü yetkililerinin iş yoğunluğu
nedeniyle imha işlemine katılamayacaklarının tarafınıza bildirildiği, bahsi geçen ilaçların ve ilaç
hammaddelerinin takdir komisyonu veya konuyla ilgili Bakanlıkların yetkilileri nezdinde olmaksızın
... tesislerinde imha edilmesi durumunda söz konusu malların stok değerlerinin kurum kazancının
tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı ile söz konusu emtialara ilişkin alış vesikalarında
gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında
Başkanlığımızdan görüş talep ettiğiniz anlaşılmıştır.
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Takdir Komisyonlarının Görevleri" başlıklı 74 üncü
maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve
servet takdirlerini yapmak takdir komisyonlarının görevleri arasında sayılmıştır.
            Mezkur Kanunun 278 inci maddesinde, yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden
veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi hâller neticesinde iktisadî
kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia ile maliyetlerin hesaplanması mutad olmayan
hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartaların emsal bedeli ile değerleneceği hükme
bağlanmıştır.
            Aynı Kanunun 267 nci maddesinde ise, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut
doğru olarak tespit edilemeyen bir malın emsal bedelinin, ortalama fiyat, maliyet bedeli ve takdir
esası olmak üzere üç esasa göre tayin edileceği; ilk iki sıradaki usul ile belli edilemeyen emsal
bedelin ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edileceği hüküm altına
alınmıştır.
            Mer'i mevzuata göre, bir mükellefe ait takdir işleminin mükellefin bağlı olduğu vergidairesinin bulunduğu il veya ilçedeki takdir komisyonunca yapılması gerekmektedir. Ancak özellik
arz edebilecek bazı durumlarda takdir işlemlerinin başka mahalde bulunan takdir komisyonlarınca
da yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
            Bu durumda, farklı bölgelerde bulunan ve kıymetleri düşen emtianın emsal bedelleri,
bulundukları il veya ilçelerdeki takdir komisyonlarınca tespit edilebileceği gibi, emtianın bulunduğu
il veya ilçelerdeki takdir komisyonlarınca emsal bedellerini belirleyici gerekli tespitler yapılarak
mükellefin bağlı olduğu vergi dairesinin takdir işlemlerini yapmakta olan takdir komisyonuna veri
olarak da gönderilebilecektir.
            Emtiaların imhasında genel uygulama, imhaların takdir komisyonu nezaretinde yapılmasıdır.
Ancak son kullanma tarihi geçmiş veya bozuk olan ilaç, tıbbi malzeme, gıda, atık vb. emtianın insan
sağlığına zararlı olabileceği ve acilen imha edilmesi mecburiyeti bulunan bu ürünlerin emsal
bedellerinin takdir komisyonlarınca muayyen bir zamanda takdirinin mümkün olamayacağı
hususları göz önüne alınarak; takdir komisyonuna başvurulmaksızın ilgili bakanlık veya yetkili
kurum görevlilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde tutanakla tespit edilmek suretiyle imha
edilebilmesi Başkanlığımızca benimsenmiştir.
            Bu çerçevede imha edilecek emtianın niteliğine göre, ilgili mevzuat gereği görevli olan
bakanlıkların veya yetkili kurumun görevlileri ve bu emtiayı imha etmeye yetkili müessese ile
mükellefin temsilcilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde imha işleminin yapılması ve bu
durumun komisyon tarafından tutanakla tespit edilmesi gerekmektedir.
            Söz konusu ürünlerin yukarıda bahsedilen şekilde teşekkül ettirilen bir komisyon nezdinde
imha edilmesi halinde, bu ürünlerin imhası aşamasına mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi
görevlilerinin söz konusu komisyona katılımına gerek bulunmamaktadır.
            Yukarıda izah edilen şekilde ilgili bakanlık ve yetkili kurum görevlilerinin de yer aldığı
komisyon nezdinde imha işlemine ilişkin olarak düzenlenen tutanağın istenildiğinde ibraz edilmesi
şartıyla muhafaza edilmesi gerekmekte olup, imha işleminin söz konusu tutanağa istinaden
muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.
            Öte yandan, son kullanma tarihi geçmiş veya bozuk ürünlerin imha edilmesi işlemine ilgili
bakanlık yetkililerinin katılımının sağlanamaması ve imhaya ilişkin tespitin bu komisyon nezdinde
tutanağa bağlanamaması durumunda, olayın mutlaka takdir komisyonuna intikalinin sağlanması
gerekmekte olup, imha edilen ürünlerin takdir komisyonunca belirlenecek emsal bedel üzerinden
kayıtlara alınarak işlem yapılması gerekecektir.
            Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29/1 nci maddesinde,
mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu
Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve
hizmetler nedeniyle hesaplanan katma değer vergisi ile ithalat sırasında ödenen katma değer
vergisini indirebilecekleri hükme bağlanmıştır.
            Aynı Kanunun 30/c maddesinde ise, deprem ve sel felaketi nedeniyle zayi olanlar hariç
olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı hüküm
altına alınmıştır.
            Uygulamanın usul ve esaslarına ilişkin olarak yayımlanan 113 Seri Nolu KDV Genel
Tebliğinin E Bölümünde de kullanım süresi geçen veya kullanılamayacak hale gelen mallara ilişkin
yüklenilen KDV hakkında yapılacak işlemler açıklanmıştır.
            Bu hüküm ve açıklamalar uyarınca, kullanım süresi geçen veya bir başka biçimde
kullanılamayacak hale gelen ve imha edilen mallar, zayi olan mal mahiyetinde olduğundan
mükelleflerce bu malların iktisabı dolayısıyla yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılması da
mümkün bulunmamaktadır.
            Zayi olan mallara ait yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan KDV'nin, imha tarihinikapsayan vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İlave Edilecek KDV" satırına
ilave edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması gerekmektedir.
            Buna göre, stoklarınızda bulunan ve miadı dolmuş, hasar görmüş, üretimden kalkmış ve
insan sağlığını tehdit eden ilaçlar ve ilaç hammaddelerine ilişkin yüklendiğiniz KDV'yi, söz konusu
mallar her ne şekilde imha edilirse edilsin, indirim konusu yapmanız mümkün olmayıp, indirim
hesaplarına almış olmanız halinde çıkarmanız gerekmektedir.
            Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar
vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden
hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç
hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasında, bilanço esasına
göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri
arasındaki müspet fark olduğu,  bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan
değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı ve ticari
kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile
bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükmüne yer verilmiştir.
            Yukarıda yapılan açıklamalara göre, resmi makamlar nezdinde imha edilecek malların Vergi
Usul Kanununun 267 nci maddesi uyarınca belirlenecek emsal bedeli ile işletmenin kayıtlarında yer
alan değer arasındaki farkın kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması
mümkün olabilecektir.
            Ancak, takdir komisyonu veya Sağlık Bakanlığı yetkilileri nezdinde olmaksızın imha edilen
malların emsal bedelinin takdir komisyonu tarafından belirlenmemesi nedeniyle, söz konusu mal
bedellerinin kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün
olmayacaktır.
            Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.