Miadı dolan ürünlerin gümrükte imha edilmesi halinde ürünün mal bedeli ile gümrükte yapılan harcamaların gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hk.

Miadı dolan ürünlerin gümrükte imha edilmesi halinde
ürünün mal bedeli ile gümrükte yapılan harcamaların gider
olarak dikkate alınıp alınmayacağı hk.
Sayı: 
11395140-105[Mük257-2016/VUK1-18758]-152824
Tarih: 
04/10/2016
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı :11395140-105[Mük257-2016/VUK1-18758]-152824 04.10.2016
Konu :Miadı dolan ürünlerin gümrükte imha 
edilmesi halinde ürünün mal bedeli
ile gümrükte yapılan harcamaların
gider olarak dikkate alınıp
alınmayacağı hk.
 
            İlgide kayıtlı bilgi edinme başvuru formunuz, özelge talep formunuz ve ek dilekçenizde;
miadı dolan ve gümrükte bekleyen bazı parti numaralı ürünlerin Gümrük Müdürlüğü tarafından
ithalatına izin verilmemesi sebebiyle ithalatının gerçekleştirilemediği, hasarlı ve miadı dolan
ürünlerin tespit ve kontrollerinin ……  Gümrük Müdürlüğü tarafından yapılarak ve 6 (altı) araçla
mühürlenerek imha edilmek üzere …………………….. A.Ş.'ye 15/10/2014 tarihinde teslim edildiği
belirtilerek, miadı dolan ve ithalatı gerçekleştirilemeyerek Gümrükte imha edilecek ürünlerin mal
bedeli ve Gümrükte gerçekleştirilecek imha masraflarının kurum kazancının tespitinde gider olarak
dikkate alınıp alınmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.
 
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar
vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden
hesaplanacağı; ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî
kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
 
           193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise;
             "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve
başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
 
            1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
            2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
           
            Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükmüne yer verilmiştir.
 
            Bu hükümler uyarınca, tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanununun 8
inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
 
            Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde ise, safi kazancın tespit edilmesinde
indirilebilecek giderler sayılmış olup, aynı maddenin (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde
edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak
indirilebileceği belirtilmiştir.
 
            Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Takdir Komisyonlarının Görevleri" başlıklı 74
üncü maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen
matrah ve servet takdirlerini yapmak takdir komisyonlarının görevleri arasında sayılmıştır.
 
            Mezkûr Kanunun 278 inci maddesinde, yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden
veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi hâller neticesinde iktisadîkıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia ile maliyetlerin hesaplanması mutad olmayan
hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartaların emsal bedeli ile değerleneceği hükme
bağlanmıştır.
 
            Aynı Kanunun 267 nci maddesinde ise, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut
doğru olarak tespit edilemeyen bir malın emsal bedelinin, ortalama fiyat, maliyet bedeli ve takdir
esası olmak üzere üç esasa göre tayin edileceği; ilk iki sıradaki usul ile belli edilemeyen emsal
bedelin ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edileceği hüküm altına
alınmıştır.
 
            Emtiaların imhasında genel uygulama, imhaların takdir komisyonu nezaretinde yapılmasıdır.
Ancak son kullanma tarihi geçmiş veya bozuk olan ilaç, tıbbi malzeme, gıda, atık vb. emtianın insan
sağlığına zararlı olabileceği ve acilen imha edilmesi mecburiyeti bulunan bu ürünlerin emsal
bedellerinin takdir komisyonlarınca muayyen bir zamanda takdirinin mümkün olamayacağı
hususları göz önüne alınarak; takdir komisyonuna başvurulmaksızın ilgili bakanlık veya yetkili
kurum görevlilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde tutanakla tespit edilmek suretiyle imha
edilebilmesi Maliye Bakanlığınca benimsenmiştir.
 
            Bu çerçevede imha edilecek emtianın niteliğine göre, ilgili mevzuat gereği görevli olan
bakanlıkların veya yetkili kurumun görevlileri ve bu emtiayı imha etmeye yetkili müessese ile
mükellefin temsilcilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde imha işleminin yapılması ve bu
durumun komisyon tarafından tutanakla tespit edilmesi gerekmektedir.
 
            Öte yandan, imha işlemine ilgili bakanlık yetkililerinin katılımının sağlanamaması ve imhaya
ilişkin tespitin bu komisyon nezdinde tutanağa bağlanamaması durumunda, olayın mutlaka takdir
komisyonuna intikalinin sağlanması gerekmekte olup, imha edilen emtianın takdir komisyonunca
belirlenecek emsal bedeli üzerinden kayıtlara alınarak işlem yapılması gerekecektir.
 
            Bu itibarla, özelge talep formunuz ve eklerinden imhanın yukarıda açıklanan şekilde takdir
komisyonu veya ilgili bakanlık veya yetkili kurum görevlilerinin de yer aldığı bir komisyon nezdinde
yapılmadığı anlaşıldığından söz konusu emtia için emsal bedel takdiri yapılması mümkünbulunmamaktadır.
            Bu hüküm ve açıklamalara göre, imha edilen söz konusu ürünlere ilişkin olarak Vergi Usul
Kanununa göre emsal bedel takdiri yapılamadığından, bu ürünlerin maliyet bedellerin kurum
kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
            Öte yandan, imha işlemleri kapsamında üstlenilen masrafların kurum kazancının tespitinde
gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
 
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge
geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla
vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi
hesaplanmayacaktır.