Muayene ve teşhis yapmayan ve tedavi önermeyen sadece tıbbi laboratuvar işletmeciliği yapan doktorların , bu faaliyetleri şahsi mesaiden ziyade sermay

Özelge: Muayene ve teşhis yapmayan ve tedavi önermeyen
sadece tıbbi laboratuvar işletmeciliği yapan doktorların , bu
faaliyetleri şahsi mesaiden ziyade sermayeye dayanması ve
ticari bir organizasyon çerçevesinde yapılması nedeniyle
serbest meslek faaliyet
Sayı: 
B.07.0.GEL.0.29/2928-236-82/24424
Tarih: 
24/05/2000
T.C.
MALİYE.BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
TARİH : 24.05.2000
SAYI : B.07.0.GEL.0.29/2928-236-82/24424
KONU : Tahlil için gönderilen örneklere ait düzenlenecek
belgeler hk.
..................... VALİLİĞİ
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğüne)
İLGİ : ..................... gün ve ..................... sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınız ekinde alınan ve 188 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca Bakanlığımıza intikal ettirilen
28.09.1999 gün ve 6994 sayılı özelge ile özelge tayinini gerektiren .....'ya ait 22.09.1999 tarihli dilekçe incelenmiştir.
Dilekçede, adı geçenin ateşli rahatsızlıklar ve tıbbi tahliller uzmanı olarak mesleki faaliyetini yürütmesi safhasında, rahatsızlıkların
tespitine yönelik olarak hastalardan aldığı kan örneklerinin tahlillerini kendine ait cihazların yetersizliği sebebiyle yapamadığı ve
bunların başka illere göndererek tahlillerini yaptırmak durumunda kaldığı, bu örnekleri göndermesi esnasında sevk irsaliyesi
düzenleyip düzenlemeyeceğine dair bilgi istenilmiştir. Sorulan hususa ilişkin olarak tayin edilen özelge de ise mükellefin tahlil için
gönderdiği kan örnekleri için sevk irsaliyesi düzenlemesinin gerektiği belirtilmiş olup, konuya ilişkin gerekli açıklama aşağıda
yapılmıştır.
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde, " Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar
serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette
olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan,213 sayılı Vergi Usul Kanununun 230 uncu maddesi ile fatura düzenlemek zorunda olan mükelleflere ticari emtia
hareketlerinin seyirlerinin izlenebilmesi amacıyla sevk irsaliyesi düzenleme zorunluluğu getirilmiş, sevk irsaliyesinin kimler tarafından
hangi usul,esas, şekil ve şartlara göre düzenlenmesi gerektiğine ilişkin açıklamalar muhtelif tarihlerdeki Resmi Gazetelerde
yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile yapılmıştır.
Ayrıca, Vergi Usul Kanununun 236 ncı maddesinde, "Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki
nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak
mecburiyetindedir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan yasa hükümleri irdelendiğinde, serbest meslek erbabının, hizmet olarak verdikleri faaliyetleri sonucu elde ettikleri
kazançlarının serbest meslek kazancı olduğu dolayısıyla alım satım gibi bir ticari faaliyetten bahsetmenin mümkün olamayacağı için
ticari emtianın izlenmesine yönelik olarak da mükellefler tarafından düzenlenme zorunluluğu getirilen sevk irsaliyesini
düzenlemelerine de gerek kalmayacaktır.
Ancak, serbest meslek erbabının işleri gereği müşterilerine sunacakları hizmetin tamamının bazen kendilerince karşılanamaması,
başka bir ifadeyle bir veya birkaç mükellef grubunu oluşturan kişilerce hizmetin müşterek tamamlanması söz konusu olabilmektedir.
Bu durumda başka illere tahlil vs. gibi sebeplerden dolayı gönderilecek olan örneklerin, kullanılmakta olan serbest meslek
makbuzlarının üzerine şerh düşülerek gönderilmeleri mümkün bulunmaktadır.
Bu nedenle, adı geçen doktorun cihaz yetersizliği nedeniyle başka illere tahlil için gönderdiği kan örnekleri vs. için "tahlil için
gönderildi" şerhini serbest meslek makbuzunun üzerine düşerek göndermesinde bir sakınca bulunmamaktadır.
Öte yandan, doktor olmakla beraber muayene ve teşhis yapmayan ve tedavi önermeyen sadece tıbbi tahlil laboratuvarı işletmeciliği
faaliyetinde bulunanların bu faaliyetlerinin, şahsi mesaiden ziyade sermayeye dayanması ve ticari bir organizasyon çerçevesinde
yapılması nedeniyle serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, ticari kazanç faaliyeti olarak kabulü
gerekecektir. Dolayısıyla ticari kazanç mükelleflerinin düzenlemesi gereken belgelerin bu kapsama girenler tarafından kullanılacağı
tabiidir.
Buna göre, mükellefin faaliyet türünün ticari kazanç kapsamına girmesi halinde, ticari faaliyette bulunan mükelleflerin tutması ve
düzenlemesi gereken defter ve belgeleri kullanma yükümlülüğü olacağından başka laboratuarlara tahlil için göndereceği kan ve
patolojik parçalar için sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve mükellefe tayin edilen özelgenin yukarıda yapılan açıklamalara göre yeniden gözden geçirilerek gereğinin
yapılmasını rica ederim.
Bakan a.