Mükellefin gayri faal olması nedeniyle sözleşmeli avukatına yapılacak olan vekalet ücretinin vergilendirilmesi hk.

Mükellefin gayri faal olması nedeniyle sözleşmeli avukatına
yapılacak olan vekalet ücretinin vergilendirilmesi hk.
Sayı: 
B.07.1.GİB.4.34.16.01-120[94-2015/286]-193057
Tarih: 
03/11/2016
T.C.
GELİR İDARESİ   BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef   Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı :62030549-120[94-2015/286]-193057 03/11/2016
Konu :Mükellefin gayri faal olması  
nedeniyle sözleşmeli   avukatına
yapılacak olan vekalet ücretinin
vergilendirilmesi hk.
        
 
 
 
İlgi (a)’da kayıtlı özelge talep formu ve ilgi (b)’da kayıtlı ek dilekçede, müvekkiliniz olan firma adına
açtığınız icra takip dosyasından tahsilat yaptığınızı, söz konusu şirket ile aranızda yapılan sözleşme
gereğince, hak kazanılan vekalet ücretinin icra takip dosyasından tahsil edilen miktardan düşülerek
vekalet ücretinin alındığını, tahsil edilen vekalet ücreti için serbest meslek makbuzu kesilmesi
gerektiği, ancak müvekkiliniz olan şirketin gayri faal olması dolayısıyla serbest meslek makbuzunun
kabul edilerek defterlere işlenmesi ve stopajınında beyan edilerek ödenmesinin mümkün
bulunmadığı belirtilerek serbest meslek makbuzunun ne şekilde düzenlenmesi gerektiği ve
tevkifatın gösterilip gösterilmeyeceği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu
hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "Bu Kanunda aksine
hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait
olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü uyarınca vergi sistemimiz mükelleflerin mal teslimi,
hizmet ifası ve diğer muameleler sebebiyle bir vesika düzenlenmesini benimsemiştir. Buna göre, söz
konusu işlemlerin mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi
birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
 Aynı Kanunun 236 ncı maddesinde, serbest meslek erbabının mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü
tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek,
müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu hüküm altına alınmıştır.
 Söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, mahkeme ilamında ödenmesine hükmedilen
avukatlık vekâlet ücreti de dâhil olmak üzere serbest meslek erbabının mesleki faaliyetlerine ilişkin
her türlü tahsilatı için serbest meslek makbuzu düzenlemesi gerekmektedir.
  Buna göre, söz konusu mükellefin, müvekkil şirket ile yaptığı anlaşma gereği, icra takip
dosyasından tahsil ettiği vekalet ücreti için genel hükümler çerçevesinde davayı kazanan şirket
adına en az iki nüsha serbest meslek makbuzu düzenlemesi gerekmektedir.
 Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde; "Her türlü serbest meslek
faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyeti; sermayeden
ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayanişlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır."
67'nci maddesinde ise, "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti
karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil
edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.
Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde
alınan gider karşılıkları kazanca ilave edilir." hükümleri yer almaktadır.
 Aynı Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında tevkifat yapmak zorunda olanlar ile tevkifat
kapsamına giren ödemeler sayılmış olup, tevkifatın nakden veya hesaben yapılan ödemelere
uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
 Mezkur Kanunun 96 ncı maddesinde hesaben ödemenin, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları
ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade
ettiği, 98'inci maddesinde ise; 94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların
bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif
ettikleri vergileri ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar ödeme veya tahakkukun yapıldığı
yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecbur oldukları,
 hüküm altına alınmıştır.
 Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 ile 166 ncı maddelerinde, avukatlık ücreti
tanımlanmakta ve kaynakları itibariyle, sözleşmeye bağlı olarak iş sahibinden sağlanan vekâlet
ücreti ile dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenilen vekâlet ücreti olmak
üzere iki ayrı vekalet ücretinden söz edilmekte olup, müvekkille yapılan anlaşma gereği
müvekkilden alınmaya hak kazanılan ve icra takip dosyasından tahsil edilen avukatlık ücretinin
sözleşmeye bağlı olarak iş sahibinden sağlanan vekalet ücreti olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
 Konu ile ilgili olarak müvekkiliniz olan firmanın bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğü ile yapılan
yazışma neticesinde bahsi geçen firmanın tarh dosyası ve bilgisayar kayıtlarının tetkikinde; en son
2014/05 KDV beyanını 06/06/2014 tarihinde verdiği bu tarihten itibaren herhangi bir beyanı
olmadığı, mükellefin adresinde tutulan 18/12/2014 tarih 45504/2 sayılı yoklamada adreste
bulunmadığı, faaliyetinin olmadığının tespit edildiği, yine ilgili vergi dairesi müdürlüğünden alınan
09/10/2015 tarih ve 36403 sayılı yazıda ilgili şirket hakkında 31/05/2014 tarihi itibarıyla re'sen terk
işleminin yapıldığı belirtilmiştir.
 Bu hüküm ve açıklamalara göre vekalet ücretinin icra takip dosyasından tahsil edilen miktardan
kesilerek alındığı, müvekkiliniz olan şirketin gayri faal olduğu, 31/05/2014 tarihi itibarıyla re'sen
terk ettirildiği ve şirket ortaklarına ulaşılamadığından dolayı vekâlet ücretini ödeyen karşı tarafın
ödeme esnasında stopaj yapması mümkün olmadığından tevkifata tabi tutulmayan hasılatın
tamamının  tahsil  ettiğiniz  dönem  yıllık  beyannamenize  dahil  edilerek  vergilendirilmesi
gerekmektedir.
 Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
   
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.