Mükellefiyet türünde değişiklik olması nedeniyle kollektif şirket adına basılan belgelerin limited şirket bünyesinde kullanılmasının mümkün olup olmad
Özelge: 507 ve 5590 sayılı Kanunlara göre kurulan
odalardan faal olduklarına dair belge getiren mükelleflere
vergi dairesince belge basım izni verilmesi gerektiği
hakkında.
Sayı:
B.07.0.GEL.0.29/2924-232-2055/61017
Tarih:
20/12/1996T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
TARİH :20.12.1996
SAYI :B.07.0.GEL.0.29/2924-232-2055/61017
KONU :507 ve 5590 sayılı Kanunlara göre kuru-
lan odalardan faal olduklarına dair belge
getiren mükelleflere vergi dairesince bel-
ge basım izni verilmesinin gerektiği hk.
..................... VALİLİĞİ
(Defterdarlık: Usul Gelir Müdürlüğüne)
İLGİ: ..................... gün ve ..................... sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınız ve ekleri incelenmiş ve gerekli açıklamalar aşağıda yapılmıştır.
Bilindiği üzere, 243 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ'nin (F) bölümünde, Defterdarlıklarla
anlaşması olan matbaalar da belge bastırmak veya notere belge tasdik ettirmek isteyen mükelleflerin, bundan
böyle her bir hesap dõneminde ilk defa belge basım veya tasdiki için izin yazısı almak üzere vergi dairelerine
verecekleri dilekçelerinin ekine, bağlı oldukları oda veya mesleki teşekkülden alacakları müracaat tarihi
itibariyle faal olduklarını belgeleyen bir yazıyı da eklemek zorunda oldukları belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanununun kapsamını belirten 2 nci maddesinde, "ister
gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belli yerinde sabit bulunsunlar, ticareti sermayesi ile birlikte
vücut çalışmalarına dayanan ve geliri o yer gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliğini kazanmasını
icabettirmiyecek miktarda sınırlı olan ve bu bakımdan ticaret sicili ve dolayısıyla ticaret ve sanayi odasına
kayıtları gerekmeyen, aynı niteliği (Sermaye unsuru olsun olmasın) sahipolmakla beraber, ayrıca çalıştığı sanat,
meslek ve hizmet kolunda bilgi, görgü ve ihtisasını değerlendiren hizmet, meslek ve küçük sanat sahipleriyle
bunların yanlarında çalışanlar ve geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şofõrlükle temin eden
kimselerin birinci maddede belirtilen amaçlarla kuracakları dernekler (Kanundaki dernek deyimi 9.5.1991 gün
ve 3741 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle "Oda" olarak değiştirilmiştir.) bu kanun hükümlerine tabidir."
hükmü yer almaktadır.
Yine Kanunun 5 inci maddesinde mükelleflerin esnaf ve sanatkarlar siciline kayıt olmalarından sonra
faaliyetleriyle ilgili oda veya mesleki teşekküle kayıtlarının zorunlu olduğu, esnaf ve küçük sanatkarlar odasına
kayıtlı olanların ticaret, sanayi veya deniz ticaret odalarına kaydedilemeyeceği, ticaret sanayi veya deniz ticaret
odalarına kayıtlı bulunanların ise esnaf ve küçük sanatkarlar odasına kaydedilemeyecekleri hükme
bağlanmıştır.
Ayrıca, 5590 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret
Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanunun 5 inci
maddesinde bu Kanuna göre kurulan odaların görevleri belirlenmiş ve 27 nci maddede ise bu odalarca
düzenlenecek veya onaylanacak belgeler ile verilecek hizmetler bentler halinde sayılmış olup, en son bentte de,
ticari ve sınai mahiyette diğer her türlü belge ve bilgiler ile hizmetlerin onaylanıp verilebileceği belirtilmiştir.
Bu kanunun "Kayıt mecburiyetinde olanlar" başlıklı 9 uncu maddesinde ise, "Ticaret siciline kayıtlı tacir ve bu
Kanuna göre sanayici sıfatını haiz tüm gerçek ve tüzel kişilerle şubeleri ve fabrikaları, bulundukları yerin bu
Kanun gereğince mensup olacakları odalarına veya ajanlıklarına kaydolunmaya mecburdurlar......." hükmüne
yer verilmiştir.
Bu hükümlere göre, tacir niteliğine haiz gerçek ve tüzel kişilerin ticaret sicili, esnaf ve küçük sanatkarlar
kapsamına giren küçük çapta iş yapan ve esnaf olarak adlandırılan kişilerin ise, esnaf ve sanatkarlar siciline
kayıt olmaları zorunlu bulunmaktadır.
Dolayısıyla ticaret siciline kayıtlı olan tacirlerin, 5590 sayılı Kanunla kurulan Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret
Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret
Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği'ne, esnaf ve küçük sanatkarların ise, 507 sayılı Kanunla kurulan esnaf ve
küçük sanatkarlar odasına kayıtlı olmaları kanuni bir mecburiyet olduğu, birine kayıtlı olanın diğerine kayıtlı
olması da mümkün olmadığı için, yukarıdaki Kanunlarla kurulan bu odalardan herhangi birine kayıtlı bulunan
mükelleflerin, vergi dairesine verecekleri mesleki faaliyet belgesinin bağlı oldukları odalardan almaları da doğal
bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Öte yandan, oda sicil kayıt suretlerine dayanarak belge basım izin yazısı verilmesi mümkün değildir. Zira, oda
sicil kaydı üyelerin sadece oda'ya ilk kaydını göstermekte olup, mesleki faaliyette bulunan üyenin talebinin
vukuu bulduğu tarih itibariyle faal olup olmadığını tam olarak göstermemektedir.
Bu nedenle, 507 sayılı esnaf ve küçük sanatkarlar KanuÖzelge: Mükellefiyet türünde değişiklik olması nedeniyle
kollektif şirket adına basılan belgelerin limited şirket
bünyesinde kullanılmasının mümkün olup olmadığı
hakkında.
Sayı:
B.07.0.GEL.0.29/2924-232-2347-17772
Tarih:
18/04/2000
T.C
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
TARİH : 18. 04. 2000
SAYI : B.07.0.GEL.0.29/2924-232-2347-17772
KONU : Mükellefiyet türünde değişiklik olması nedeniyle
kollektif şirket adına basılan belgelerin limited şirket bünyesinde
kullanılmasının mümkün olup olmadığı hk.
..................... VALİLİĞİ
(Defterdarlık : Gelir Müdürlüğüne)
İLGİ : ..................... gün ve ..................... sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazınız ekinde alınan ve ..... Ltd. Şirketine Defterdarlığınızca tayin edilen 24.11.1999 günlü
muktezanız incelenmiş olup, konuya ilişkin görüşümüz aşağıda açıklanmıştır.
Bilindiği üzere, şirketler sermaye şirketleri ve şahıs şirketleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır. 5422 sayılı
Kurumlar Vergisi Kanununun 1. maddesinde, sermaye şirketlerinin kazançlarının bu kanuna tabi olduğu
hükme bağlanmıştır. Aynı kanunun 2. maddesinde,"Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan
anonim, eshamlı komandit ve limited şirketler i1e aynı mahiyetteki yabancı kurumlar, sermaye şirketleridir.
Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları bu Kanunun ve Gelir Vergisi Kanununun
uygulanmasında sermaye şirketi addolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun Ticari Kazancın Tarifi Başlıklı 37. maddesinin 6 numaralı bendinin
ikinci fıkrasında, "Kollektif ortaklıklarda ortakların, adi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite
ortakların ortaklık karından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir." denilmektedir.
Yukarıda yer alan kanun maddelerinden de anlaşılacağı üzere limited şirketin kazancı kurumlar vergisi
mükellefiyetini, kollektif şirket ortaklarının kazançları ise gelir vergisi mükellefiyetini gerektirmektedir.
Bu itibarla, mükellefiyet türünde değişiklik olması nedeniyle kollektif şirket adına basılan belgelerin limited
şirket bünyesinde kullanılması mümkün bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini ve Defterdarlığınızca tayin edilen muktezanın yukarıda yer alan açıklamalarımız
doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini rica ederim.
Bakan a.na göre kurulan Oda'dan veya 5590 sayılı Ticaret ve
Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret,
Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanununa göre kurulan odalardan alınan ve
mükelleflerin faal olduğunu belirten mesleki faaliyet belgesini getiren mükelleflere vergi dairesince belge
basım izin yazısı verilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.
Bakan a.
Daire Başkanı