Müşteriden tahsil edilmemekle birlikte ilgili kurumlara ödenen kamusal pay ve vergilerin gider ve şüpheli alacak olarak yazılıp yazılamayacağı
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı :11395140-105[323-2012/VUK-1- . . .]-826 06/06/2013
Konu :Müşteriden tahsil edilmemekle birlikte
ilgili kurumlara ödenen kamusal pay ve
vergilerin gider ve şüpheli alacak olarak
yazılıp yazılamayacağı
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, kurumunuzun ...'ndan alınan lisans kapsamında toptan elektrik satışı ile
iştigal ettiği, satışlara ilişkin kurumunuzca düzenlenen faturalarda enerji bedelinin yanında kamusal paylar ve vergiler
[TRT Payı, Enerji Fonu, Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi (E.H.T.V.)] ile elektrik dağıtım şirketine (...'a) ait payların da yer
aldığı, ilgili kamu kurumları ve/veya ... adına müşterilerinizin faturalarına yansıttığınız kamu payı, vergi ve ... paylarının
kurumunuz tarafından vadesinde ilgili kurumlara ödendiği, söz konusu pay ve vergileri müşterilerinizden tahsil
edememenizin bu duruma etkisinin bulunmadığı, müşterilerinizden ... 'ye 20... yılı boyunca düzenlediğiniz faturalarda yer
alan ve ilgili kurumlara tarafınızdan ödenen TRT Payı, Enerji Fonu, E.H.T.V. ile EDAŞ bedellerinin adı geçen kurumdan
tahsil edilememesi üzerine çok sayıda yazışma yapıldığı ancak tahsil imkânı sağlanamaması üzerine 20... yılı içerisinde
kurumunuz tarafından alacak davası açıldığı, dava konusu yapılan tutarın fazlaya ilişkin talep ve dava haklarınız saklı
kalmak kaydıyla ... .nin 20... ... dönemine ait eksik ödediği ... TL olduğu, ancak adı geçen kurumun 20... yılı boyunca
kurumunuza yapmış olduğu eksik ödeme (TRT Payı, Enerji Fonu, EHTV ve EDAŞ Payları) toplamının ... TL olduğu
belirtilerek, dava konusu yapılan ... TL'nin kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı ve bu
tutar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı, henüz dava konusu yapılmamış olmakla birlikte dava konusu
yapılan tutarla aynı mahiyette olan ... 'den tahsil edilememiş ... TL'nin kurum kazancından indirilip indirilemeyeceği
hususlarındaki Başkanlığımız görüşleri sorulmaktadır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin, mükelle erin bir hesap dönemi
içinde elde ettikleri safı kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, sa kurum kazancının tespitinde de Gelir Vergisi
Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde ticari kazancın tespitinde indirilecek giderler, 41 inci
maddesinde de gider kabul edilmeyen ödemeler sayılmıştır. Ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde ticari
kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde mükelle erce hasılattan indirilebilecek giderler, 11 inci maddesinde
de kabul edilmeyen indirimlere yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 35 inci maddesinde elektrik ve havagazı tüketenlerin,
Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisini ödemekle mükellef oldukları, 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası
Kanununa göre elektrik enerjisini tedarik eden ve havagazını dağıtan kuruluşların, satış bedeli ile birlikte bu verginin de
tahsilinden ve ilgili belediyeye yatırılmasından sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır.
3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanununun 4 üncü maddesinin (c) fıkrasında da " Nihai
tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin
bedeller hariç olmak üzere, elektrik enerjisi satış bedelinin yüzde ikisi tutarındaki payı (Katma Değer Vergisi, diğer
vergiler, fon ve paylar ile benzeri kesintiler hariç) faturalarında ayrıca gösterir ve bu kapsamdaki bedelleri Türkiye Radyo
Televizyon Kurumuna intikal ettirirler. Organize sanayi bölgeleri tüzel kişilikleri, serbest tüketici olarak tedarikçilerden
katılımcıları için temin ettikleri enerjiye ilişkin olarak Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna ayrıca pay yatırmaz." hükmüne
yer verilmiştir.
3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile
Görevlendirilmesi Hakkında Kanununun geçici 4 üncü maddesinde ise 31/12/2001 tarihine kadar yürürlüğe girecek olan
Elektrik Enerjisi Fonu Anlaşmaları uyarınca taahhüt edilen yükümlülükleri karşılamak üzere; 28/5/1986 tarihli ve 3291
sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi gereğince tahsil olunan katkı payı tutarlarının Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı Merkez
Saymanlığı hesabına yatırılacağı ve bütçeye gelir kaydedileceği hükme bağlanmış olup, 3291 sayılı Kanunun ek 2 nci
maddesinde de nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerin sektör altyapı giderlerine katkı
paylarını, bunların enerji satış tarifelerinin % 10'unu geçmeyecek şekilde tesbite, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının
yetkili olduğu, nihai tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişilerin sektör altyapı giderlerine katkı payı,
iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere belirleneceği, tedarikçilerin bu bedeli
faturalarında ayrıca göstereceği ve tahakkuku takip eden ikinci ayın yirmisinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına
intikal ettirecekleri hüküm altına alınmıştır.
Bu hükümler uyarınca, ilgili mevzuatları uyarınca faturalara yansıtılarak nihai tüketicilerden tahsil edilen enerji
fonu, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ve TRT payının gelir olarak dikkate alınmayıp ilgili kamu kurumlarına ödenene
kadar "ödenecek vergi ve fonlar" hesabında takip edilmesi mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, nihai tüketicilerden tahsil edilerek sözleşme çerçevesinde ...'a aktarılacak payların (kayıp enerji bedeli,
perakende satış hizmet geliri, dağıtım bedeli, iletim bedeli) tahakkuk ettikleri dönemde kurum kazancının tespitinde gelir
olarak dikkate alınması ve söz konusu şirkete ödenmek üzere tahakkuk ettikleri dönemde de gider olarak dikkate
alınması gerekmektedir.
Bununla birlikte, ilgili kamu kurumları ve/veya ... adına müşterilerin faturalarına yansıtılmakla beraber tahsil
edilemeyen ancak ilgili mevzuatı ve sözleşme gereğince söz konusu kurum ve kuruluşlara ödenen TRT Payı, Enerji Fonu,
Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi, ... Payları (kayıp enerji bedeli, perakende satış hizmet geliri, dağıtım bedeli, iletim
bedeli) vb. tutarların gerek dava konusu yapılan kısmının gerekse dava konusu yapılmayan kısmının kurum kazancının
tespitinde doğrudan gider olarak dikkate alınmasına imkan bulunmamaktadır.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinde "Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve
idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan
dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;
şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu
karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan
miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar-zarar hesabına intikal ettirilir."
hükmü yer almaktadır.
Bu madde hükmünden anlaşıldığı üzere, bir alacağın şüpheli hale gelebilmesi için ya alacak dava veya icra
safhasında bulunmalı ya da yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından
ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklardan oluşmalıdır.
Şüpheli alacak karşılığı ayrılmasındaki temel unsur oluşması beklenen bir zararın varlığıdır. Kamu idare ve
müesseselerinden kaynaklanan bir alacağın zamanında tahsil edilememesi durumunda, bu alacağın tahsilinin imkânsız
hale geldiği düşünülerek ya da tahsili mümkün olamayacağı kanaati ile dönemsellik ilkesi gereği söz konusu alacakların
şüpheli alacak olarak değerlendirilip karşılık ayrılması, kamu idare ve müesseselerinin borçlarını ödememesi
düşünülemeyeceğinden söz konusu olamaz.
Bu hüküm ve açıklamalara göre de, ... Belediyesi Başkanlığının bir şirketi niteliğinde olması sebebiyle kamu kurum
ve kuruluşu niteliği taşıyan ... tahsil edilemediği belirtilen alacaklarınız için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün
bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*)
Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh
edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.