Noterlerce vasiyet ve miras mukavelesi düzenlenmesi sırasında ilgililerden veraset ve intikal vergisi ilişik kesme belgesinin istenilmemesi gerekir.Bunun yanısıra Maliye Bakanlığı'nın veya vergi incelemesine yetkili olanların noterde yapılan işlemler hakk

Kanun Numarası

7338

Kanun

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Özelge No

B.07.0.GEL.0.60/6000-2219/25844

Özelge Tarihi

10.05.2001

Noterlerce vasiyet ve miras mukavelesi düzenlenmesi

sırasında ilgililerden veraset ve intikal vergisi ilişik

kesme belgesinin istenilmemesi gerekir.Bunun yanısıra

Maliye Bakanlığı'nın veya vergi incelemesine yetkili

olanların noterde yapılan işlemler hakk

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Gelirler Genel Müdürlüğü

TARİH : 10.05.2001

SAYI : B.07.0.GEL.0.60/6000-2219/25844

KONU : Noterlerde yapılan işlemler hk.

...................

iLGi : 23/01/2001 gün ve Hukuk-119-1624 sayılı yazınız.

İlgide kayıtlı yazınız ve eklerinin incelenmesinden, vasiyet, miras mukavelesi ve hibe

işlemlerini yapan birliğinize bağlı noterlerce, bu işlemleri yapmadan önce ilgililerden

veraset ve intikal vergisi ile ilgili ilişik kesme belgesinin istenilip istenilmeyeceği ve

yapılan işlemlerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 7, 148 ve izleyen maddeleri uyarınca

vergi dairelerine bildirilip bildirilmeyeceği hususlarındaki Bakanlığımız görüşü

sorulmaktadır.

Bilindiği üzere, 7338 sayılı Veraset ve intikal Vergisi Kanunu'nun 1'inci maddesinde,

Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan

1

malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir

şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, 5'inci

maddesinde de verginin mükellefinin, veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal

iktisap eden şahıs olduğu hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, aynı Kanun'un 2'nci maddesinin (c) bendinde, "Veraset" tabirinin; miras,

vasiyet ve miras mukavelesi gibi ölüme bağlı tasarrufları, (d) bendinde de "ivazsız

intikal" tabirinin hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği

belirlenmiştir.

Ayrıca, aynı Kanun'un 9'uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ölüm

Türkiye'de meydana gelmiş ise mükelleflerin Türkiye'de bulunmaları halinde ölüm

tarihini izleyen dört ay içinde, mükelleflerin yabancı bir memlekette bulunmaları

halinde ölüm tarihini izleyen altı ay içinde, anılan maddenin 2'nci fıkrasında da diğer

suretle meydana gelen intikallerde malların hukuken iktisap edildiği tarihi izleyen bir ay

içinde, veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ilgili vergi dairesine verileceği hüküm

altına alınmıştır.

Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun karşılıksız

bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi olup verginin

mükellefinin de veraset yoluyla veya karşılıksız olarak mal iktisabında bulunan şahıs

olduğu açıktır. Dolayısıyla, veraset yoluyla veya ivazsız suretle iktisap edilen malların

da iktisap edenlerce bir beyanname ile beyan edileceği, Veraset ve intikal Vergisi

Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirlenmiştir.

Vasiyet ve miras mukavelesi, ölüme bağlı bir tasarruf olup bu tasarruflara bağlı

intikaller vasiyet eden veya mirası ile ilgili olarak miras mukavelesi düzenleyen kişinin

ölümü ile gerçekleşmektedir. Daha açık bir ifade ile vasiyet ve miras mukavelesi

düzenlemelerinde vergiyi doğuran olay, bunların düzenlendiği tarihte meydana

gelmemektedir.

Bu nedenle, Birliğinize bağlı noterlerce vasiyet ve miras mukavelesi düzenlenmesi

sırasında işlemi yapan noterlerce ilgililerden veraset ve intikal vergisi ilişik kesme

belgesinin istenilmemesi gerekir. Hibelerde (bağışlarda) ise veraset ve intikal vergisi

beyannamesinin hukuken iktisap tarihinden itibaren bir ay içinde verilmesi

gerekmektedir. Dolayısıyla, hibe sözleşmelerinin düzenlenmesi sırasında da noterlerce

veraset ve intikal vergisi ilişiksiz belgesi istenilmesi söz konusu olmayacaktır.

Diğer taraftan, Vergi Usul Kanunu'nun 148'inci maddesinin birinci fıkrasında, "kamu

idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer

2

gerçek ve tüzel kişiler, Maliye Bakanlığı'nın veya vergi incelemesi yapmaya yetkili

olanlann isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar." denilmektedir. Bu hükme göre,

Maliye Bakanlığı'nın veya vergi incelemesine yetkili olanların isteyecekleri vergi

işlemleri ile ilgili olabilecek her türlü bilgiyi kamu kuruluşları ve mükellefler vermek

zorundadırlar.

Dolayısıyla, mükelleflerin yanısıra onlarla işlem yapan üçüncü kişilerin de bilgi verme

yükümlülüğü bulunduğu açıktır.

Bu itibarla, vergi daireleri tarafından, vergilendirmenin zamanında ve sağlıklı

yapılabilmesi bakımından Birliğinize bağlı noterlerden, bağış ve yardımlarla ilgili olarak

noterde yapılan işlemler hakkında bilgi istenilmesinde yukarıda sözü edilen kanun

hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.