Ödüllü Birikim Hayat Sigortası Poliçelerinin vergi matrahlarından indirimi hk.
Özelge: Ödüllü Birikim Hayat Sigortası Poliçelerinin vergi
matrahlarından indirimi hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.35.16.01-120.03.06-547
Tarih:
28/05/2012
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : B.07.1.GİB.4.35.16.01-120.03.06-547 28/05/2012
Konu : Ödüllü Birikim Hayat Sigortası Poliçelerinin vergi
matrahlarından indirimi.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, şirketiniz çalışanlarının ödüllü birikim hayat sigortası poliçesi
(bireysel emeklilik dışında) yaptırdıklarını, her ay düzenli olarak yaptıkları ödemelerini vergi
matrahlarından indirmek istediklerini belirterek, söz konusu sigorta ödemelerinin de bireysel
emeklilik sistemindeki gibi gelir vergisi matrahından indirilip indirilemeyeceği ve yıllık asgari ücreti
geçip geçemeyeceği hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61'inci maddesinde; ücretin tarifi yapılmış olup,
63'üncü maddesinde; "Ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlarla
sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır.
... ...
3- Sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan
bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve
küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi
şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik sistemine
ödenen katkı payları,
İndirim konusu yapılacak prim, aidat ve katkıların toplamı, ödendiği ayda elde edilen
ücretin % 10'unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için ödenen
primlerde, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 5'ini) ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını
aşamaz. Bakanlar Kurulu bu oranı % 20 oranına kadar (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs
sigorta poliçeleri için % 10 oranına kadar) artırmaya ve belirtilen haddi asgari ücretin yıllık
tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.
... ..." hükmüne yer verilmiştir.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan 256 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin "Katkı Payı
ve Primlerin İndirim Konusu Yapılacağı Dönem" başlıklı 3 üncü maddesinde; "Katkı payı ve
primlerin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için, gelirin elde edildiği dönem
ile ilişkili olması ve bu dönem sonuna kadar ödenmiş olması gerekmektedir.
Gelir vergisi uygulamasında vergilendirme dönemi takvim yılıdır. Bununla birlikte, tevkif
yoluyla ödenen vergilerde, istihkak sahipleri ayrıca yıllık beyanname vermeye mecbur değillerse
tevkifatın ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılmakta ve kesilen vergiler gelir
vergisinin yerine geçmektedir. Buna göre, yıllık beyannamede indirim konusu yapılacak prim veya
katkı payının, beyannamenin ilgili olduğu yıl ile ilişkili olması ve bu yılın sonuna kadar ödenmesi,
ücretlere ilişkin indirimde ise ücretin ilgili olduğu ay ile ilişkili olması ve bu aylık dönemin sonunakadar ödenmiş olması gerekmektedir.
Ölüm, kaza gibi risklere karşı yaptırılan şahıs sigortaları belirli bir dönemi kapsamakta ve
bu dönem için hesaplanan prim peşin olarak veya taksitler halinde ödenebilmektedir. Birikimli
sigortalar ve bireysel emeklilik sisteminde ise prim veya katkı payları aylık, üç aylık, altı aylık ve
yıllık dönemler itibariyle belirlenebilmekte ve ödenmektedir.
Aylık bazda yapılacak indirimde, primin peşin ödenmesi veya taksit dönemlerinin bir aydan
daha uzun belirlenmesi halinde, prim tutarı ilgili olduğu aylar dikkate alınarak (ödenmiş olması
şartıyla) indirim konusu yapılacaktır. Oransal sınırlar (ücretin %10'u veya %5'i gibi) çerçevesinde
kalsa dahi daha sonraki aylara ilişkin peşin olarak ödenen tutarların ödendiği ayda indirim konusu
yapılması mümkün değildir.
... ..." açıklamalarına yer verilmiştir.
Konuya ilişkin olarak 13/08/2003 tarihinde yayımlanan 3 Seri No.lu Gelir Vergisi
Sirkülerinde; " ...
2.2- Birikimsiz Sigorta Poliçeleri Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler
Belirli risklere karşı yapılan ve riskin gerçekleşmesi halinde hak sahibine belirli bir ödeme
yapılmasını öngören birikimsiz sigorta poliçeleri kapsamında yapılan ödemeler gelir vergisinin
konusuna girmemektedir. Dolayısıyla, bu nitelikteki gelirlerin Gelir Vergisi Kanununun 75'inci
maddesi kapsamında menkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
2.3- Karma Poliçeler Dolayısıyla Elde Edilen Gelirler
Ölüm, maluliyet ve benzer risklere karşı yapılan riziko teminatları ile birikimli teminatların
aynı poliçede gösterilmesi durumunda, söz konusu poliçenin birikimli teminata isabet eden kısmı ile
ilgili olarak yapılacak ödemeler menkul sermaye iradı olarak değerlendirilecektir. Birikimler
dışında, sadece riskin gerçekleşmesi halinde yapılan ödemeler ise gelir vergisinin konusuna
girmemektedir.
Ölüm, maluliyet ve benzer risklerin gerçekleşmesi halinde risk teminatına ilaveten
sigortalıya risk anındaki birikimlerinin değerinin ödenmesi veya birikim veya risk
teminatından yüksek olanın ödenmesi esasına dayalı poliçelerde ödeme riskin gerçekleşmesine
bağlı olarak yapılsa dahi, birikimli teminata isabet eden tutar menkul sermaye iradı olarak
değerlendirilecektir.
... ...
3.1- Ödenen Katkı Payları ve Sigorta Primlerinin Ücret Matrahının Tespitinde İndirimi
Vergiye tabi ücret matrahının tespitinde bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payının
elde edilen ücretin %10'una kadar olan kısmı indirim konusu yapılabilecektir. Bireysel emeklilik
dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin ise elde edilen ücretin %5'ine kadar olan kısmı
ücret matrahının tespitinde indirilebilecektir.
Bireysel emeklilik sistemi ile diğer şahıs sigortaları için ödenen primlerin birlikte olması
halinde matrahtan indirim konusu yapılabilecek tutar ücretin %10'u ile sınırlı olacaktır. Bu
durumda şahıs sigorta primleri için %5'lik sınır ayrıca aranacaktır.
...
İndirim konusu yapılacak katkı payı veya prim tutarının tespitinde esas alınacak ücret
işveren tarafından çalışana hizmeti karşılığında ödenen aylık (maaş), prim, ikramiye, sosyal
yardımlar ve zamlar gibi sürekli nitelikteki ödemelerin brüt tutarlarının toplamı olacaktır. Gider
karşılığı olarak ödenen tutarlar (yapılan gerçek bir giderin karşılığı olsun olmasın) dikkatealınmayacaktır.
Bir takvim yılı içerisinde bireysel emeklilik ve diğer şahıs sigorta primleri ile ilgili olarak
yapılabilecek indirim tutarı asgari ücretin yıllık tutarını aşmayacaktır. Bu sınırlama yıllık bazda
dikkate alınacak olup, yıl içinde asgari ücret tutarında meydana gelebilecek değişiklikler, indirim
yapılacak tutarların hesabında dikkate alınacaktır."
denilmiştir.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, şirketiniz çalışanlarınca makbuz
karşılığı ödenen ödüllü birikim (hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil
gibi) hayat sigortası primlerinin, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 5'inin gelir vergisi
matrahının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan, bir takvim yılı içerisinde söz konusu sigorta primleri ile ilgili olarak
yapılabilecek indirim tutarının, asgari ücretin yıllık brüt tutarını aşmayacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.