Öğrenci Servis Taşımacılığı yanında canlı hayvan yükleme boşaltma işinin yapılması halinde defter tutma haddinin nasıl belirleneceği ile canlı hayvan

Özelge: Öğrenci Servis Taşımacılığı yanında canlı hayvan
yükleme boşaltma işinin yapılması halinde defter tutma
haddinin nasıl belirleneceği ile canlı hayvan yükleme ve
boşaltma işinin KDV Tevkifatına Tabi Olup Olmayacağı hk.
Sayı: 
41931384-105[177-2012-46]-24
Tarih: 
02/07/2013
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
SAKARYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)
 
  ÇOK İVEDİ
Sayı : 41931384-105[177-2012-46]-24 02/07/2013
Konu : Öğrenci servis taşımacılığı yanında canlı hayvan yükleme  
boşaltma işinin yapılması halinde defter tutma haddinin
nasıl belirleneceği ile canlı hayvan yükleme ve boşaltma
işinin KDV tevkifatına tabi olup olmadığı
 
            İlgide kayıtlı başvurunuzda, basit usule tabi olarak öğrenci servis taşımacılığı faaliyetinde
bulunurken, faaliyetinize ilave olarak 31/8/2012 tarihinde tavuk kümeslerine "canlı hayvan
yükleme" (işgücü temini) işine de başladığınız, kendi isteğinizle işletme hesabı esasına tabi olarak
gerçek usulde vergi mükellefiyetinizi tescil ettirdiğiniz, "canlı hayvan yükleme hizmeti"
faaliyetinizle ilgili çalıştırdığınız işçilerin hizmetin ifası esnasındaki yeme, içme, nakil (kendi
aracınızla) gibi masrafları ile her türlü sevk ve idaresinin tarafınıza ait olduğu, ancak bazı
müşterilerinizin sadece işgücü temini istediği ve işyerinizde sigortalı olan işçilerinizin yeme, içme
vb. masrafları dahil her türlü sevk ve idaresini kendi inisiyatifine aldığı belirtilerek,
            1- 2012 dönem sonunda bilanço esasına göre defter tutma hadlerinin hesabında basit usule
tabi olunan dönemin mi yoksa işletme esasına tabi olunan dönemin mi gayr-i safi hasılatının dikkate
alınacağı,
            2- İşyerinizde sigortalı işçilerin canlı tavuk yükleme-boşaltma hizmetini ifa ederken bazı
müşterilerinizin masrafları üstlenmesi ve sevk ve idaresini kendi inisiyatifine alması halinde söz
konusu hizmetin KDV tevkifatına tabi tutulup tutulmayacağı
            hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
            Vergi Usul Kanunu Açısından:
            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 174 üncü maddesinde, defterlerin hesap dönemi itibarıyla
tutulacağı, kayıtların her hesap dönemi sonunda kapatılıp ertesi dönem başında yeniden açılacağı,
hesap döneminin normal olarak takvim yılı olduğu hükmü yer almıştır. Aynı kanunun 176 ve izleyen
maddelerinde defter tutma ile ilgili hükümlere yer verilmiş ve defter tutma bakımından mükellefler
birinci ve ikinci sınıf tüccarlar olmak üzere ikiye ayrılmış; birinci sınıf tüccarların bilanço esasına
göre, ikinci sınıf tüccarların ise işletme hesabı esasına göre defter tutacakları belirtilmiştir.
            Anılan Kanunun 177 nci maddesinde, birinci sınıfa dahil tüccarlar belirtilmiş olup, "İkinci
Sınıf Tüccarlar" başlıklı 178 inci maddesinde; "Aşağıda yazılı tüccarlar ikinci sınıfa dahildirler:
            1. 177 nci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;
            2. Kurumlar vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına MaliyeBakanlığınca müsaade edilenler.
            Yeniden işe başlayan tüccarlar yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar ikinci sınıf
tüccarlar gibi hareket edebilirler." hükmüne yer verilmiştir.
            Mezkur Kanunun 179 uncu maddesinde birinci sınıftan ikinci sınıfa geçişe, 180 inci
maddesinde ise ikinci sınıftan birinci sınıfa geçişe ilişkin şartlar belirlenerek, bu şartların
tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak sınıf değiştirileceği, 181 inci maddesinde ise
ikinci sınıf tüccarlardan dileyenlerin, bilanço esasına göre defter tutabileceği, bu suretle birinci
sınıfa dahil olanlar hakkında da 180 inci madde hükümlerinin cari olacağı hükme bağlanmıştır.
Dolayısıyla, iş hacmi bakımından ikinci sınıfa dahil bulunan mükelleflerin, kendi istekleri ile birinci
sınıfa geçebilmeleri ve bilanço esasına göre defter tutabilmeleri ancak, içinde bulunulan hesap
dönemini takip eden hesap döneminin başından başlamak şartıyla mümkün bulunmaktadır.
            Bu itibarla, 2013 yılında tutulacak defterlerin tayininde dikkate alınacak hadlerin
belirlenmesinde, 2012 yılında gerçek usule göre defter tutulan döneme ilişkin gayri safi iş
hasılatının dikkate alınması gerekmektedir.
            Katma Değer Vergisi Kanunu Açısından:
            KDV Kanununun 9/1 inci maddesinde mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin,
kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye
Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları
verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmıştır.
            Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan ve 1/5/2012 tarihinde yürürlüğe giren 117 Seri No.lu
KDV Genel Tebliğinin (3.1.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı
yapmak üzere;
            a) KDV mükellefleri,
            b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın)
            sorumlu tutulmuş; (3.2) bölümünde kısmi tevkifat uygulanacak hizmetler sayılmıştır.
            Söz konusu Tebliğin; "3.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri" başlıklı bölümünde, Tebliğin (3.1.2.)
bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanacakları işgücünün
sağlanması şeklinde verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında) alıcılar tarafından (9/10)
oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
            Öte yandan; 63 No.lu KDV Sirkülerinin "2.2.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri" başlıklı
bölümünde; gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç
duydukları işgücünü alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan
diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin edebildikleri; bu şekilde ortaya çıkan
hizmetlerde; temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı
olmaması; temin edilen elemanların (üretim safhalarından herhangi birinde çalıştırılsa dahi),
hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması halinde tevkifat uygulanacağı belirtilmiş
ve uygulamada karşılaşılabilecek durumlara ilişkin örneklere yer verilmiştir.
            Buna göre, müşterilerinize verdiğiniz canlı tavuk yükleme-boşaltma hizmetinin, hizmeti
alanın sevk, idare ve kontrolü olmaksızın yerine getirilebilmesi mümkün olmadığından, 117 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.1.2) bölümünde sayılanlara yapılması halinde bu hizmet işgücü temin
hizmeti olarak değerlendirilecek ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV alıcılar tarafından
9/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
            Bilgi edinilmesini rica ederim.
  
 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.