Ölüm halinde mükellefiyet tesisi ve Müteveffaya ait ticari araçların devri hk.

Kanun Numarası

7338

Kanun

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Özelge No

B.07.1.GİB.4.42.17.02-VUK-2--77

Özelge Tarihi

27.08.2012

Ölüm halinde mükellefiyet tesisi ve Müteveffaya ait

ticari araçların devri hk.

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

KONYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

Sayı :B.07.1.GİB.4.42.17.02-VUK-2--77 27/08/2012

Konu:Ölüm halinde mükellefiyet tesisi ve Müteveffaya ait ticari araçların

devri

            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, İlimiz Karapınar Malmüdürlüğünde gerçek

usulde kayıtlı ve 1. sınıf mükellef olan babanız ..........'ın 28.06.2011 tarihinde vefat ettiğini,

mirasçı olarak siz, anneniz .........  ve kardeşiniz ......'ın bulunduğunu, veraset ilamını

almanızı müteakip anneniz ve kardeşinizin babanız adına kayıtlı ticari işletmeden

feragat ettiklerine dair noterde beyanda bulunduklarını, sizin de kanuni süresi içinde

bağlı bulunduğunuz malmüdürlüğüne müracaat ederek ticari işletmeyi devam

ettirmek istediğinizi ve yine vefat eden babanıza ait defter ve belgeleri kullanacağınızı

yazılı olarak bildirdiğinizi, 28.07.2011 tarihli yoklama ile talebinizin kabul edildiğini, ancak

bağlı bulunduğunuz malmüdürlüğüne çağrılarak şifai olarak feragatnamenin geçersiz

1

olduğu, feragat etmelerine rağmen anneniz ve kardeşinizin mükellef olmaları gerektiği,

müracaat etmemeleri halinde re'sen mükellefiyet tesis edileceğinin ifade edildiği

belirtilerek konu hakkında görüş talep etmektesiniz.

            1. GELİR VERGİSİ VE VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN

            213 sayılı Vergi Usul Kanununun 12 nci maddesinde; ölüm halinde mükelleflerin

ödevlerinin, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçeceği, ancak

mirasçılardan her birinin ölen kişinin vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde

sorumlu olacakları, 16 ncı maddesinde; vergi kanunlarında hüküm bulunmayan

hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve

beyanname verme sürelerine üç ay ekleneceği, 164 üncü maddesinde ise ölümün işi

bırakma hükmünde olduğu, ölümün mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları

tarafından vergi dairesine bildirileceği, mirasçılardan herhangi birinin ölümü

bildirmesinin diğer mirasçıları bu ödevden kurtaracağı hüküm altına alınmıştır.            

Öte yandan, 2001/1 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu İç Genelgesinde ise, murisin

ölümünden itibaren mirasçıların aynı işe aralıksız devam etmeleri halinde, ölüm

tarihinin muris için işi bırakma, mirasçıları için ise işe başlama olarak kabul edilmesi, işe

devam edecek olan mirasçıların ölüm tarihini takip eden 1 ay içinde bildirimde

bulunmaları durumunda bildirimin zamanında yapıldığının kabul edilmesi ve

mirasçıların mükellefiyetlerinin murisin ölüm tarihinden itibaren tesis edileceği, murisin

mevcut defter ve belgelerinin ölüm tarihini içeren hesap dönemi sonuna kadar işe

devam eden mirasçılar tarafından kullanılmasının uygun görüldüğü açıklanmıştır.

            Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre; ölüm halinde mükellefiyetin ölüm tarihi

itibarıyla sona erdirilerek varisler adına mükellefiyet tesis edilmesi gerektiği tabiidir.

Ancak ölüm nedeniyle varislere intikal eden işletmenin faaliyetine bir veya birkaç varis

tarafından devam edilmesi durumunda, diğer varislerin feragatnameyle muvafakat

vermesi şartıyla sadece faaliyette bulunan varis veya varisler adına mükellefiyet tesis

edilmesi gerekmekte olup, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun zamanaşımı hükümleri

çerçevesinde söz konusu muvafakatın geçmişe dönük olarak verilmesi de mümkün

bulunmaktadır. Her iki durumda da mükellefiyet tesisi bakımından faaliyete devam

edilen ticari aracın trafik sicilinde muris adına ya da varisler adına kayıtlı olmasının bir

önemi bulunmamaktadır.

            Ancak, mükellefin vefatı üzerine ticari faaliyette kullandığı aracın, veraseten

varislere intikal ettirilerek trafik sicilde adlarına tescil edilmesi durumunda, diğer

varislerin feragatnameyle faaliyete devam etmesine muvafakat verdikleri varis veya

varisler adına ticari kazanç yönünden mükellefiyet tesis edilmesi gerekmekte olup,

muvafakat vermek suretiyle faaliyete devam etmeyen ancak söz konusu aracın

veraseten intikali dolayısıyla trafik sicilinde adlarına tescil yapılmış olan varis veya

varislerin ise bahse konu aracı kiraya verdiklerinin kabulü gerekmektedir. Yapılacak

yoklamalar veya varislerin beyanları sonucu söz konusu aracın her hangi bir bedel

2

karşılığı olmaksızın faaliyete devam eden varise kullandırıldığının tespiti halinde, aracın

bedelsiz olarak kiraya verildiği kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanununun 73 üncü maddesi

kapsamında emsal kira bedeli uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi

gerekmektedir.

            VEDOP kayıtlarının incelenmesinden, ......'ın mükellefiyetinin ölüm tarihi olan

28/06/2011 tarihi itibarıyla kapatıldığı, varislerden ........ ve ..... tarafından 26/07/2011

tarihinde noterde düzenlenen feragatnameyle muris adına kayıtlı araçlardan lehinize

vazgeçilmesi üzerine ....... plakalı aracın 13/10/2011 tarihinde, ........ plakalı aracın 26/10/2011

tarihinde, ...... plakalı aracın ise 14/02/2012 tarihinde adınıza tescil ettirildiği anlaşılmıştır.

            Bu çerçevede, ........'ın 28/06/2011 tarihinde vefatı üzerine mirasçılara intikal eden

araçlarla faaliyete devam etmenize ilişkin olarak diğer varisler tarafından 26/07/2011

tarihli feragatnameyle muvafakat verilmesi nedeniyle, sadece adınıza ölüm tarihi

itibarıyla ticari kazanç mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir.

             2. VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ YÖNÜNDEN

            7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye

Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların

veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan

diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu, 2 nci maddesinin (d)

bendinde ivazsız intikal tabirinin hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız

iktisapları ifade ettiği, 5 inci maddesinde veraset ve intikal vergisinin mükellefinin

veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal iktisap eden şahıs olduğu, 7 nci maddesinde

veraset yoluyla veya sair suretle mal iktisap edenlerin iktisap ettikleri malları bir

beyanname ile bildirmeye mecbur oldukları, 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında da

ivazsız intikallerde malların hukuken iktisap edildiği tarihi takip eden bir ay içinde

beyanname verileceği hükme bağlanmıştır.

            Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun

karşılıksız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi

bulunmakta, verginin mükellefi veraset yoluyla veya karşılıksız olarak mal iktisap eden

kişiler olmaktadır.

            Bu itibarla, veraset yoluyla mirasçılara intikal eden işletmedeki payların ivazsız

olarak mirasçılardan bir veya iki kişi adına devrinin veraset ve intikal vergisine tabi

tutulması, söz konusu payları ivazsız olarak devralan kişilerin hukuken iktisap ettikleri

tarihi takip eden bir ay içinde veraset ve intikal vergisi beyannamesi ile beyan etmeleri

gerekmektedir.

            Bilgi edinilmesini rica ederim. 

3

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış

bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde,

bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası

kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.