Olumsuz sonuç alınan maden ruhsatının iptalinde arama giderleri ile Devlet katkısı ödemelerinin ne zaman gider yazılacağı

Özelge: Olumsuz sonuç alınan maden ruhsatının iptalinde
arama giderleri ile Devlet katkısı ödemelerinin ne zaman
gider yazılacağı
Sayı: 
38418978-125[8-14/1]-283
Tarih: 
12/03/2015
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
 
   
Sayı : 38418978-125[8-14/1]-283 12/03/2015
Konu : Olumsuz sonuç alınan maden ruhsatının iptalinde arama  
giderleri ile Devlet katkısı ödemelerinin ne zaman gider
yazılacağı
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketiniz ile ........................... arasında düzenlenen rödövans
sözleşmesine istinaden sahibi bulunduğunuz maden işletme ruhsatının sahada yapılan çalışmaların
olumsuz sonuçlanması nedeniyle geri devredilmesi amacıyla 29.11.2013 tarihli yönetim kurulu
kararı alındığı, ancak ruhsat devrinin yapıldığına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM)
teyidinin  2014  yılına  sarktığı  belirtilerek,  şirketinizin  söz  konusu  ruhsat  kapsamında
gerçekleştirdiği ve daha önce 271 Arama Giderleri hesabında aktifleştirilen harcama tutarlarının,
ilgili ruhsatların devri ve iptali için yapılan başvuru tarihlerinin içinde bulunduğu hesap döneminin
mi yoksa MİGEM tarafından ruhsat iptalinin teyit edildiği tarihin içinde bulunduğu hesap
döneminin gideri olarak mı dikkate alınacağı ile maden mevzuatı kapsamında şirketinizce ödenen
devlet haklarının ilgili olduğu hesap döneminde tahakkuk ettirilerek mi yoksa ödemenin yapıldığı
hesap döneminde mi gider yazılacağı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.
            5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde;
kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettiği safî kurum kazancı üzerinden
hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki
hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
             193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38
inci maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi
sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya
sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin
ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun
değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme
bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinde de; safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek
giderler sayılmıştır.
Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde
edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (6) numaralı bendinde de işletme ile ilgili
olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni
vergi resim ve harçların ticari kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabileceği
belirtilmiştir.
Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası"
ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar veya mahiyet itibariyle kesinleşmiş
olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve
işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Buesas dikkate alındığında bir gelir veya gider unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece,
mahiyet  ve  tutar  itibariyle  kesinleştiği  dönem  kazancının  tespitinde  dikkate  alınması
gerekmektedir.
             Diğer taraftan, 3213 sayılı Maden Kanununun "Tanımlar" başlıklı 3 üncü maddesinde,
            - Devlet hakkı:  maden istihracı ile sağlanacak gelirden devlet payına düşen kısım,
            -Maden sicili, tüm madencilik faaliyetleri ile ilgili bilgilerin kaydedildiği yer,
            -Arama ruhsatı, belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen
yetki belgesi,
            -İşletme ruhsatı, işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesi,
            - Maden sicili, Tüm madencilik faaliyetleri ile ilgili bilgilerin kaydedildiği yer
            olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun "Hakların bölünmezliği, devir ve intikali" başlıklı 5'inci maddesinde;
"Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat (takaddüm), arama ruhsatnamesi, buluculuk ve
işletme ruhsatı haklarının hiç birisi hisselere bölünemez. Her biri bir bütün halinde muameleye tabi
tutulur.
Maden ruhsatları ve buluculuk hakkı, devredilebilir.
Durum maden siciline şerh edilir. Devir muamelesi maden siciline şerh edilmesi ile
tamam olur.",
" Devlet Hakkı ve Özel İdare Payı" başlıklı 14'üncü maddesinde ise;
 "Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.
...
 Devlet hakkı;
a) I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda
kullanılan her türlü yapı hammaddelerinde ocak başı satış fiyatı boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış
olarak satılan fiyatı olup, bu madenlerden % 4,
b) II. Grup (b) bendi madenlerde % 2, ancak bu madenlerin yurt içindeki kendi tesisinde işlenerek
uç ürün haline getirilmesi durumunda % 1,
 c) III. Grup ve V. Grup madenlerde % 4,
ç) IV. Grup madenlerde % 2, ancak Altın, Gümüş ve Platin madenlerinde % 4,
d) VI. Grup madenlerden % 4,
oranında alınır.
 ...
 Devlet hakkı ve özel idare payı, her yıl haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ruhsat sahibi
tarafından yatırılır.",
"İşletme izninin devir edilemeyeceği" başlıklı 27'nci maddesinde; "İşletme izni devredilemez.
İşletme ruhsatı bir bütün olarak ve yönetmelikte belirtilecek esaslar çerçevesinde devredilebilir.","Sicilin teşkili ve özellikleri" başlıklı 38'inci maddesinde; "Bütün maden hakları ve faaliyetleri ile
ilgili teknik ve mali konuları havi maden sicili, yönetmelikte belirtildiği şekilde Genel Müdürlük
tarafından tutulur.
Maden haklarının devir, intikal, haciz, rehin ve ipotek veya sona erme durumları bu sicile işlenir.
 ...
Madenler üzerine iktisap edilecek haklar tescil edilmedikçe hüküm ifade etmez."
hükümlerine yer verilmiştir.
             Bu hükümlere göre, şirketinizce maden arama ve işletme faaliyetlerine ilişkin olarak
aktifleştirilen giderlerin, bu faaliyetlere ilişkin ruhsatların devir, terk veya iptaline ilişkin
başvurunun ilgili Genel Müdürlükçe onaylandığı tarihi içeren; 3213 sayılı Maden Kanunu gereğince
ödenmesi gereken devlet hakkının ise fiilen ödendiği hesap dönemine ait kurum kazancının
tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
           .
   
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.