Ömür boyu bakma sözleşmesiyle devredilen daha sonra geri alınan gayrimenkul satışından elde edilen kazancın vergilendirilmesi hk.

Özelge: Ömür boyu bakma sözleşmesiyle devredilen daha
sonra geri alınan gayrimenkul satışından elde edilen
kazancın vergilendirilmesi hk.
Sayı: 
62030549-120[Mük.80-2012/1019]-733
Tarih: 
03/04/2014
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 62030549-120[Mük.80-2012/1019]-733 03/04/2014
Konu : Ömür boyu bakma sözleşmesiyle devredilen daha sonra  
geri alınan gayrimenkul satışından elde edilen kazancın
vergilendirilmesi.
 
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden; tapuda adınıza kayıtlı gayrimenkulün sağlık
nedenleriyle 2/03/2009 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığı tapuda devredildiği,
ancak daha sonra ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapılmasını gerektiren sebeplerin ortadan
kalkması nedeniyle bu sözleşmenin noterde karşılıklı olarak feshedildiği, buna istinaden tapu
idaresine müracaat edildiğinde söz konusu gayrimenkulün adınıza tekrar tescilinin yalnızca satış
veya bağış yoluyla mümkün olabileceğinin ifade edildiği belirtilerek, bu devir işleminin nasıl olacağı
ile bağış yoluyla devralınması ve daha sonra bu gayrimenkulün satılması halinde değer artış kazancı
kapsamında vergi doğup doğmayacağı hususlarında görüş talep edildiği anlaşılmakta olup, konuyla
ilgili Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai
faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilmiş olup, anılan maddenin
ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı
olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, ticari faaliyet emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama
niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin
ticari faaliyet olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi
için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün
unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması, şahsi ihtiyaç
kapsam ve sınırlarını aşması gerekmektedir.
Gayrimenkul alım satımı ticari bir organizasyon içinde yapıldığında alım satımın ticari faaliyetin bir
unsuru sayılması, ancak ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça belli olmadığı
hallerde ise, faaliyetin devamlılık kasıt ve niyeti ile yapıldığını belirleyen objektif ölçü olarak
muamelede çokluk olup olmadığına bakılması gerekmektedir.
Aynı Kanunun "Değer Artış Kazançları" başlıklı Mükerrer 80 inci maddesinde; "Aşağıda yazılı mal
ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır. ...
6. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci
fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin
ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak
(1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere) beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar
(Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde
ortak tarafından satın alınmış sayılır.)Bu maddede geçen "elden çıkarma" deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz
karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret
şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.
Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, (1/1/2012 tarihinden geçerli olmak üzere)
8.800 Türk Lirası gelir vergisinden müstesnadır."  hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, tapuda adınıza kayıtlı gayrimenkulün 12/03/2009
tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığı tapuda devrinden sonra şartların ortadan
kalkmasını müteakip, sözleşmenin karşılıklı olarak feshi nedeniyle sahibi olduğunuz gayrimenkulün
tarafınıza tekrar intikali halinde, belirsiz süreli bir sözleşme olan ölünceye kadar bakma akdinin
taraflarınca feshedilmesi ve edimlerin iadesi kapsamında sahibi olduğunuz gayrimenkulün
tarafınıza iadesinin yeni bir iktisap olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
 Bu çerçevede, söz konusu gayrimenkulün ölünceye kadar bakma akdinin feshedilmesi ve tarafınıza
tekrar intikali halinde iktisap tarihi olarak bu  tarihin (akdin feshedildiği tarih) esas alınarak, Gelir
Vergisi Kanununun Mükerrer 80 inci maddesi hükümlerinin dikkate alınması ve (01/01/2007
tarihinden geçerli olmak üzere) beş yıl içinde elden çıkarılması halinde bu satıştan elde edilen
kazancın değer artışı kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, özelge talep formunda belirtilen bahse konu gayrimenkulün satışından başka
satışların olması durumunda ise işin mahiyetine göre ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirme
yapılabileceği ve el değiştirme esnasında ödenecek diğer vergi ve harçlara ilişkin hükümlerin saklı
olduğu da tabiidir.
Bahse konu devir işleminin yalnızca satış veya bağış yoluyla mı mümkün olacağı hususuna ilişkin
olarak vergi mevzuatında herhangi bir hüküm bulunmadığından bu konuda Başkanlığımızca görüş
bildirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
 Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.