Özel inşaat işinde KDV mükellefiyeti tesis edilip edilemeyeceği hk.

Özelge: Özel inşaat işinde KDV mükellefiyeti tesis edilip
edilemeyeceği hk.
Sayı: 
84412373-130[1/1.-2013/3705]-23
Tarih: 
09/04/2014
 
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ADANA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü)
 
   
Sayı : 84412373-130[1/1.-2013/3705]-23 09/04/2014
Konu : Özel inşaat işinde KDV  
 
            İlgide kayıtlı özelge talep formunda, adınıza kayıtlı arsa üzerine  ... adet mesken ve...  adet
işyerinden oluşan özel inşaat yaptırdığınız, yapılan mesken ve  işyerlerinin  satışının yapılmayarak
kira geliri elde etmek için kullanılacağı,  müteahhit olarak da ticari bir faaliyetinizin olmadığı
belirtilerek söz konusu inşaata ilişkin katma değer vergisi (KDV) mükellefiyeti tesis edilip
edilemeyeceği hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 inci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve
sınai faaliyetten doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, söz konusu maddenin ikinci
fıkrasının (4) numaralı bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak
uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.
            Söz konusu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, ticari faaliyet bir tür emek sermaye
organizasyonuna dayanmakta olup, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle
bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin "ticari faaliyet" olma niteliğine etki etmemektedir.
Ancak, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle
birlikte, faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç
sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
            Gerçek kişilerin ticari gaye olmaksızın, servetin nitelik değiştirmesi veya bir takım zorunlu
nedenlerle gayrimenkul inşa etmeleri ticari faaliyet olarak kabul edilmemektedir. Ancak, özel inşaat
yapımında gayrimenkullerin şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşması ve ticari organizasyonun
şekli ve maddi unsurlarını açıkça taşıması, yapılan faaliyetin ticari sayılması için yeterlidir.
            Şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını aşan mesken veya şahsi ihtiyaç kapsam ve sınırlarını
aşmamakla birlikte işyeri ya da mesken ve dükkan ünitelerinden oluşan inşaatın yapılması
durumunda, ticari bir organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile açıkça ortaya çıkması nedeniyle
bu faaliyetin de ticari sayılması gerekmektedir.
            Diğer taraftan, 3065 sayılı KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde Türkiye'de yapılan ticari,
sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde teslim ve hizmetlerin vergiye tabi
tutulacağı, 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek
faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi
Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine
göre tayin ve tespit edileceği  hükme bağlanmıştır.
            Buna göre, adınıza kayıtlı arsa üzerine tarafınızca inşa edilecek gayrimenkullerin şahsi
ihtiyaç kapsamı sınırını aştığı  ve aynı zamanda işyeri inşaatı faaliyetinde de bulunulduğu
anlaşıldığından, bu faaliyetinizin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi ve genel esaslar
çerçevesinde KDV mükellefiyetinizin tesis edilmesi gerekmektedir.            Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
 
(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.