Porföy yönetim şirketinin elektronik ortamdan kesin mizan bildirimi verme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı.

T.C.

 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

 İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

 Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

 Sayı :B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-2526 13/08/2012

 Konu :Porföy yönetim şirketinin elektronik

 ortamdan kesin mizan bildirimi verme

 yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı.

            İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Şirketinizin  portföy yöneticiliği hizmeti verdiği, Sermaye Piyasası Mevzuatı

 kapsamında Sermaye Piyasası Kuruluna raporlama ve mizan gönderdiği, 403 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

 ekinde mevcut kesin mizan bildirimindeki hesap planı ile kullanmış olduğunuz hesap planındaki hesap kodlarının farklı

 olduğu belirtilerek, Şirketinizin kesin mizan bildirimi verme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı  hususunda

 Başkanlığımız görüşü talep edilmiştir.

             Bilindiği üzere, bilanço esasına göre defter tutan mükelle er tarafından 2010 ve izleyen dönemler için kesin mizan

 bildiriminin elektronik ortamdan verilmesine ilişkin  açıklamalara 403 ve 406 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel

 Tebliğlerinde yer verilmiştir.

             Konuyla ilgili olarak yayımlanan 403 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "3.Bildirim verme zorunluluğu

 getirilen mükelle er" başlıklı bölümünde;

            "3.2. Ancak bilanço esasına göre defter tutmakla beraber faaliyet konuları itibariyle farklı muhasebe tekniğini

 kullanmak durumunda bulunan;

             ...

             e) Sermaye Piyasası mevzuatı gereği faaliyette bulunan Menkul Kıymet Yatırım Fonları, Yatırım Ortaklıkları ve Aracı

 Kurumlar,

             "Kesin Mizan Bildirimi" verme yükümlülüğüne tabi değildirler." açıklaması mevcuttur.

             Diğer taraftan, portföy yönetim şirketleri, özel olarak portföy yöneticiliği faaliyetinde bulunmak üzere Sermaye

 Piyasası Mevzuatında belirtilen şartları yerine getirerek Sermaye Piyasası Kurulundan yetki belgesi almış anonim şirket

 olup, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 39'uncu maddesinde Diğer Sermaye Piyasası Kurumları arasında sayılmıştır.

            Ayrıca, Seri: V No: 59 sayılı Portföy Yöneticiliği Faaliyetine ve Bu Faaliyette Bulunacak Kurumlara İlişkin Esaslar

 Tebliği'nde ise, portföy yönetim şirketlerinin tanımı yapılarak, bu şirketlerin Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu ve

 borsalara ilişkin mevzuat hükümleri çerçevesinde, birinci sınıf tacirlerin tutmak zorunda oldukları defter ve kayıtları

 tutmak, belgeleri düzenlemek ve faaliyetlerine ilişkin muhasebe kayıt, belge ve işlemlerin de Sermaye Piyasası Kurulunca

 yapılacak düzenlemelere uymak zorunda oldukları belirtilmiştir.

             Öte yandan, aracı kurumların mali durumlarının güvenilir bir şekilde izlenebilmesine imkan tanımak ve mali

 tabloların genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun şekilde hazırlanmasını sağlamak amacıyla düzenlenen Seri: XI

 No: 7 sayılı Aracı Kurum Hesap Planı ve Planın Kullanım Esasları Hakkında Genel Tebliğ'in "Hesap planı ve kullanılması"

 başlıklı bölümünde;

             "Aracı kurumların Kanun'un 16'ncı ve 22'nci maddeleri gereğince düzenlemek zorunda oldukları, şekil ve içerikleri

 Kurul'un Seri: XI, No: 1 Tebliği'nde belirlenen mali tabloların hazırlanmasında dayanak teşkil eden hesapların işleyişinde

 bu Tebliğ'in ekinde yer alan hesap plânına uyulur.

             Aracı kurumun, hesap planının genel bütünlüğünü bozmamak bakımından ana hesapların numaralarını

 değiştirmemesi gerekir.

             ...

             Aracı kurumlar bu Tebliğ uyarınca, tutacakları hesaplarında ayrıca, vergi mevzuatının ilgili hükümlerine de uymak

 zorundadırlar. Vergi mevzuatının bu Tebliğ'de belirlenen uygulamalardan farklı uygulamalara yer verdiği durumlarda,

 işletmelerin söz konusu mevzuat çerçevesinde gerekli düzeltmeleri yapmaları kendi sorumlulukları içerisindedir."

 açıklamasına yer verilmiştir.

             Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Şirketiniz Sermaye Piyasası mevzuatı gereği faaliyette bulunduğundan

 elektronik ortamda kesin mizan bildirimi verme yükümlülüğü bulunmamaktadır.

             Bilgi edinilmesini rica ederim.

 (*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

 (**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

 (***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu illeriniz dolayısıyla vergi tarh

 edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.