Röperleme ve benzeri yer kontrol noktalarının inşasını kapsayan gerçek ortofoto ve coğrafi veri üretimi işinin yıllara sari inşaat işi olup olmadığı v
Röperleme ve benzeri yer kontrol noktalarının inşasını
kapsayan gerçek ortofoto ve coğrafi veri üretimi işinin
yıllara sari inşaat işi olup olmadığı ve kar-zararın beyanı hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.06.16.01-120[42-14/22]-290
Tarih:
16/03/2015
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı : 38418978-120[42-14/22]-290 16/03/2015
Konu : Röperleme ve benzeri yer kontrol
noktalarının inşasını kapsayan
gerçek ortofoto ve coğrafi veri
üretimi işinin yıllara sari inşaat işi
olup olmadığı ve kar-zararın beyanı
hk.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 81 ilde coğrafi zeminde havadan uçak ve
helikopterlerden gönderilecek veriler sonucu röperleme ve benzeri yer kontrol noktalarının inşasını
kapsayan gerçek ortofoto ve coğrafi veri üretimi işinin (Doğal Afet Sigortaları Kurumu ile yapılan
sözleşme kapsamında Türkiye'nin deprem haritasının hazırlanması) süresinin 500 gün olduğu
belirtilerek, söz konusu faaliyetlerin yıllara sari inşaat işi kapsamında değerlendirilip
değerlendirilmeyeceği ve kar-zararın iş bitiminde beyan edilip edilmeyeceği hususlarında
Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma
işleri" başlıklı 42 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat
(dekapaj işleri de inşaat işi sayılır.) ve onarma işlerinde kâr veya zarar işin bittiği yıl kati olarak
tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir." hükmüne yer
verilmiştir.
Bir işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamına girmesi için, faaliyet konusu
işin, inşaat ve onarma işi olması, işin taahhüde bağlı olarak başkaları hesabına yapılması ve birden
fazla takvim yılına sirayet etmesi gerekmektedir.
Genel anlamı ile inşaat, malzeme ve işçilik kullanmak suretiyle meydana getirilen bir
gayrimenkulün yapı kısmına ait faaliyetlerin tümünü kapsar. Onarım ise, bir gayrimenkulün iskeleti
dışında harap olan kısımlarının yeniden yapılması ile ilgili büyük ölçüdeki tamirat ve yenileme
faaliyetlerini ifade eder.
Buna göre, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü
koordinatörlüğünde Doğal Afet Sigortaları Kurumuna karşı 26.06.2014 tarihinde imzalanan "Gerçek
Ortofoto ve Coğrafi Veri Üretimi İşi Hizmet Alımına Ait Sözleşme" ile üstlenilen işin inşaat ve
onarım işi olmaması sebebiyle söz konusu işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında
değerlendirilmesi mümkün değildir.
Diğer yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar
vergisinin Kanunun birinci maddesinde yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri
safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir VergisiKanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bilanço esasına
göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri
arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce;
1- İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir:
2- İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait
hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.” hükümlerine yer
verilmiştir.
Ticari kazancın tespitinde “dönemsellik” ve “tahakkuk esası” olmak üzere iki temel ilke
geçerlidir. Tahakkuk ilkesinde, gelir veya giderin miktar veya mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması,
yani geliri veya gideri doğuran işlemin eksiksiz tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve
işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir.
Dönemsellik ilkesinde ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Bu
esas dikkate alındığında bir gelir veya gider unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece,
mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması
gerekmektedir.
Özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden, süresi 500 gün olan ve tüm Türkiye
coğrafyasını kapsayan ortofoto ve coğrafi veri üretimi işine ilişkin Doğal Afet Sigortaları Kurumu ile
imzalanan sözleşmede; geçici hakediş raporlarının yüklenicinin başvurusu üzerine, sözleşme veya
eklerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça ayda bir defa düzenleneceği, işe başlandığından beri
meydana getirilen işlerin Teknik Koordinatör (T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Coğrafi Bilgi
Sistemleri Genel Müdürlüğü) tarafından oluşturulan ve işverenin onayladığı kontrol teşkilatı
tarafından yüklenici veya vekili ile birlikte hesaplanacağı ve bulunacak miktarın teklif edilen birim
fiyatlarla çarpılmak suretiyle sözleşmedeki esaslara uygun hakediş raporlarına geçirileceği,
yüklenicinin iş programına göre daha fazla iş yapması halinde işverenin Teknik Koordinatör
raporuyla bu fazla işin bedelini imkan bulduğu takdirde ödeyeceğine ilişkin hükümlere yer verildiği
anlaşılmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, şirketiniz ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu
arasında yapılan sözleşmeye istinaden yapılan işin Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi
kapsamında yıllara sari inşaat ve onarım işi olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp söz konusu
işten elde edilen gelirlerin, tahakkuk ve dönemsellik ilkeleri gereğince, tahakkuk ettikleri tarihler
itibariyle ilgili oldukları dönem kazancına dahil edilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.