Satışı yapılan ancak kırık olması nedeniyle alıcı tarafından iade dilen malların emsal bedeli ile değerleneceği hk.
Özelge: Satışı yapılan ancak kırık olması nedeniyle alıcı
tarafından iade dilen malların emsal bedeli ile
değerleneceği hk.
Sayı:
B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 6-2056
Tarih:
18/11/2011
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 6-2056 18/11/2011
Konu : Satışı yapılan ancak kırık olması nedeniyle alıcı
tarafından iade dilen malların emsal bedeli ile
değerleneceği.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzla, şirketinizin cam, seramik, porselen ve benzeri
maddelerden üretilen eşyaların alımı ve satımı faaliyetinde bulunduğu, satışı yapılan söz konusu
emtialardan kırık olanlarının müşteri tarafından fatura düzenlenmek suretiyle şirketinize iade
edildiği, iade sebebinin müşteri tarafından düzenlenen fatura üzerine yazılabildiği gibi müşteri
tarafından düzenlenen faturaya eklenen bir tutanak ile de tespit olunabildiği, kırık emtiaların
şirketiniz açısından tasarruf değerinin bulunmadığı ve bunların müşteriden geri nakliyesi ve
depolanmasının külfet oluşturduğu belirtilerek, tasarruf değeri kalmayan söz konusu emtiaların
müşteri tarafından düzenlenen fatura veya faturaya ekli tutanağa istinaden direkt zarar yazılıp
yazılamayacağı hususundaki Başkanlığımız görüşleri sorulmaktadır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesiyle,
kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı
üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Emsal Bedeli ve Emsal Ücreti" başlıklı 267
nci maddesinde; "Emsal bedeli, gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak
tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı
değerdir.
Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin olunur.
Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) Aynı cins ve nevideki mallardan sıra ile değerlemenin
yapılacağı ayda veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu
satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan "Ortalama satış fiyatı" ile
hesaplanır. Bu esasın uygulanması için, aylık satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her bir
malın miktarına nazaran % 25 ten az olmaması şarttır.
İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir
veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5,
perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli eder.
Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri
ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet
bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara
alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açmahakkı mahfuzdur. Ancak, dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.
Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı hallerde, bu hesaplara ait kayıt ve
cetveller ispat edici kağıtlar olarak muhafaza edilir.
...",
"Kıymeti Düşen Mallar" başlıklı 278 inci maddesinde ise; "Yangın, deprem ve su basması
gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller
neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia ile maliyetlerin hesaplanması
mutad olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir."
hükümleri yer almaktadır.
Vergi Usul Kanununun 278 inci maddesi hükmüne göre, emtianın kıymeti düşen mal olarak
emsal bedeli ile değerlenebilmesi için; emtianın iktisadi kıymetindeki önemli azalışın yangın,
deprem, su basması gibi tabi bir afet veya bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi
haller nedeniyle olması gerekir.
Dolayısıyla, şirketinizin özelge talep formuna konu ettiği söz konusu kırılan malları Vergi
Usul Kanununun 267 nci maddesi hükümleri doğrultusunda emsal bedeli üzerinden değerlemesi
gerekmekte olup, emsal bedeli uygulamasının ise anılan maddenin 3 üncü sırasında yer alan takdir
esasına göre yapılması icap etmektedir.
Bu itibarla, bahse konu kırılan mallar için ilgili vergi dairesine yazılı olarak başvurmanız
gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, şirketinizce satılan ancak kırık olması nedeniyle
alıcı tarafından iade edilen ürünlerin maliyet bedeli ile takdir komisyonunca takdir edilecek emsal
bedeli arasındaki tutarın stok maliyetlerinden indirilerek dönem hesaplarınıza gider yazılması
mümkün olup, emsal bedelinin sıfır (0) olarak tespit edilmesi ve anılan emtiaların imhasına karar
verilmesi durumunda ise, bu malların vergi dairesi temsilcisinin de bulunacağı komisyon huzurunda
tutanakla tespit edilmek suretiyle imha edilmesi ve istenildiğinde şirketiniz tarafından bu
tutanakların ibrazı şartlarıyla, stok maliyetlerinin, safi kurum kazancınızın tespitinde gider olarak
dikkate alınabileceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise
bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz
dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi
için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.