Serbest bölgelerde faaliyet gösteren şirketlerin KDV mükellefiyeti hk.

Özelge: Serbest bölgelerde faaliyet gösteren şirketlerin KDV
mükellefiyeti hk.
Sayı: 
B.07.0.GEL0.40/4034-745/11901
Tarih: 
11/03/2005
 
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
SAYI   :B.07.0.GEL0.40/4034-745
KONU:
                                11.03.05*11901
 
............................
........../İSTANBUL
İLGİ   : ............. tarihli yazınız.
İlgide kayıtlı yazınız incelenmiş olup, konuya ilişkin açıklamalar aşağıda belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, 5084 sayılı Kanunla 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununa eklenen geçici 3 üncü
maddenin (a) bendinde; maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (06.02.2004) serbest bölgelerde
faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükelleflerin, bu bölgelerde gerçekleştirdikleri faaliyetleri
dolayısıyla elde ettikleri kazançları, faaliyet ruhsatlarında belirtilen süre ile sınırlı olmak üzere gelir
ve kurumlar vergisinden; maddenin (b) bendinde ise bu bölgelerde faaliyet gösteren mükelleflerin
işletmelerinde istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretlerin 31.12.2008 tarihine kadar gelir
vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, serbest bölgelerde faaliyette bulunan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ile
ilgili olarak, 4 Eylül 2003 tarih ve 25573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85
Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde de ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.
Anılan Tebliğde, 5084 sayılı Kanunla Serbest Bölgeler Kanununun 6 ncı maddesinde yapılan
değişiklikle, serbest bölgelerde vergi kanunlarının uygulanmamasına yönelik hüküm yürürlükten
kaldırılmış olduğundan, serbest bölgelerde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin genel esaslar
çerçevesinde Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mükellefiyet tesis ettirmeleri gerektiği,
serbest bölgelerde faaliyet gösteren gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin 06.02.2004
tarihinden sonra Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü veya Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü
maddesi kapsamına giren ödemeler üzerinden tevkif ettikleri vergileri bağlı bulundukları vergi
dairesine mükellefiyet tesis ettirerek sorumlu sıfatıyla beyan edip ödemeleri gerektiği açıklanmıştır.
Ancak, aynı Tebliğin "2.4.3-Muhtasar Beyanname Verilmesi" başlıklı bölümünde ise; "...istisna
uygulanması veya diğer nedenlerle tevkif edilen bir verginin olmaması durumunda muhtasar
beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır." açıklamasına yer verilmiştir.Dolayısıyla, 06/02/2004 tarihi itibarıyla bölgede faaliyet gösteren mükelleflerin gelir
veya kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeleri ve bu tarihten sonra serbest bölgelerdeki
faaliyetlerinden elde edilen kazançlarını genel hükümler çerçevesinde beyan etmeleri
gerekmektedir, istisnadan yararlanan kazançlar, gelir vergisi mükellefleri tarafından Gelir
Vergisi Beyannamesi Ekinin "Tablo II" bölümünde yer alan "Diğer istisna ve İndirimler"
satırında gösterilecektir.                                                              
Diğer taraftan, 93 seri no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin "4.Serbest Bölgelerde Katma
Değer Vergisi Mükellefiyeti" başlıklı bölümünde;
"Serbest Bölgeler Kanununun 6 ncı maddesi 5084 sayılı Kanunla değiştirilerek, bu bölgelerde vergi,
resim' ve harç mükellefiyetine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin hükümler
madde metninden çıkarılmıştır.
Öte yandan, Katma Değer Vergisi Kanununun 16/1-c maddesi gereğince serbest bölge hükümlerinin
uygulandığı mallar ile 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının (ı) bendi uyarınca serbest bölgelerde
verilen hizmetler katma değer vergisinden müstesnadır.
Bu hükümler uyarınca, münhasıran serbest bölgede faaliyet gösteren ve dolayısıyla işlemleri katma
değer vergisinden istisna olan işletmelerin katma değer vergisi açısından mükellefiyet kaydının
tesis edilmesine gerek bulunmamaktadır." açıklamalarına yer verilmiştir.
Buna göre, şirketinizin tüm faaliyetlerinin serbest bölge içinde olması ve katma değer vergisinden
istisna olan işlemlerden oluşması halinde katma değer vergisi mükellefiyeti tesis edilmesine gerek
bulunmamaktadır. Ancak, yukarıdaki işlemlerle birlikte katma değer vergisine tabi başka işlemlerin
bulunması durumunda mükellefiyet tesisi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.